İnsanlık tarihinde gerek bitki gerekse de hayvanların ehlileştirilmesi dolayısıyla tarımın başlaması ile insanlar kendilerine su kenarında mekânlar oluşturmuşlar. Avcı ve toplayıcı toplumundan ekip biçen nihayetinde üreten bir toplum oluşurmuşlardır. İnsanlar üretme adına toprakla suyla hemhal olmaya başlamış. O zamanın şartlarında nüfus su kenarlarında yoğunluk kazanmıştır. Günümüzde büyük yerleşim alanları, kentler ise birçok farklı sebeplerle birlikte iklim şartlarının, üretimin, ulaşımın daha kolay olduğu bölgelerde kurulmuştur.
Türkler hayvancılığa dayalı olarak göçebe olarak yaşayan topluluklardır. Düşüncemiz o ki Türklerin akarsu yataklarında-vadilerde yerleşmelerinde hayvancılık önemli bir rol oynamış olsa gerek. Nihayetinde su kenarlarında var olan flora çeşitliliği hayvancılıkta oldukça önemlidir.
Bu vadilerden bir tanesi de muhakkak ki Kayseri ve Adana illerinden geçen Zamantı ırmağının oluşturduğu Zamantı vadisidir. Kayseri İl Kültür Müdürlüğü anlatımıyla;
Zamantı Irmağı kaynağını Kayseri ilinden alan oldukça önemli bir akarsudur. Seyhan Irmağının iki büyük kolundan biri olan ve il topraklarında ki uzunluğu 230 Km. kadar olan bu ırmak; Uzunyayla ortalarında ve Örenşehir yerleşkesi yakınlarında bulunan Şerefiye köyünden doğar. İlk kaynaklarını Uzunyayladan aldıktan sonra kabaca; kuzey güney doğrultusunda akan Zamantı Irmağı Boran Çerimşek, Kuş TahtacıkBercanTahtalımezar Kuru ve Alagöz gibi çay ve derelerini de kendi sularına katar. Menderesler çizerek akan Zamantı Irmağı; Tomarza’nın güneyinde sert bir dirsek yaparak batıya yöneldikten sonra yine sert bir dirsekle kuzey güney doğrultusunu alır ve Yahyalı İlçesinin güneyinden il sınırlarını terk ederek Adana topraklarına kavuşur. Seyhan Nehri anlatımlı olarak Ak Denize dökülür.
Yağış alanı yaklaşık 8700 Km2 olan Zamantı Irmağının ortalama yıllık akımı 65603 M3 tür. Irmağın en yüksek debisi saniyede 970 M3 olarak ölçülen Zamantı Irmağının bu sıradaki su derinliği 410 cm’ye kadar çıkmaktadır. Akıttığı en az su miktarı 29 m3 olarak ölçülen Zamantı Irmağının bu sıradaki su seviyesinin 1metre kadar düştüğü gözlenmiştir.
Bilebildiğim kadarıyla Zamantı Irmağı üzerinde altı adet baraj bulunmaktadır. 1-Bahçelik Barajı. 2-Göktaş Barajı 3-Çamlıca Barajı 4-2Hes, STS-1, 5-Hes 6-Fraktın (Gümüşören) Barajı
Zamantı ırmağı ve bir hikâye; Fıraktın-Gümüşören Barajı.
Yıl 1962 Develi İmam Hatip Lisesinde öğrenciyim. O yıl genel seçimler var. Adalet Partisi genel başkanı Merhum Süleyman Demirel seçim çalışmaları için Develi’ye gelmişti. Günümüzde Develi İş merkezinin olduğu yerde Belediye Kıraathanesi isminde bir kıraathane var. Kıraathane kalın taş duvarla yapılmış içerisinde 25-30 Cm. yüksekliğe sahip olabileceğini düşündüğüm bir sahne var. Merhum babamın orada olabileceği düşüncesi ile gittiğimde babamı Süleyman Beyin hemen yanı başında gördüm. Birbirlerini tanıdıklarını biliyordum. Demirel yaptığı çalışmaları anlatırken babama dönerek; “Mahmut Ağa, Mahmut Ağa ne yaptık biliyor musun” dedi. Babamın cevabı; hayırdır Beyefendi, “siz ne yaparsanız iyisini yaparsınız” şeklinde oldu. Demirel devam etti: Zamantı Irmağı üzerinde bulunan Fıraktın köyü yakınındaki Gıcık bölgesine bir baraj yapacaklarını ve içerisinde benim de köyüm olan Çukuryurt, Yenice köyleri ve bu köylere bağlı olan Beşkardeş ile Menengi mahallerini yerlerinden kaldırılacaklarını ve tutulan su ile Develi Ovasının sulanacağını, topraklarının tuzdan temizlendikten sonra ikinci bir Çukurova olacağını yılda iki kez ürün alınabileceğini, üretilen ürünlerin belki de zamanla dünya pazarlarına satılabileceğini uzun uzadıya anlattı. Barajlar bir ülkenin var olma ve yaşama sebeplerinin başında gelmektedir.
Halk harasında söylenti halindeki “baraj olacak” sözü ilk defa bir siyasetçinin ağzından resmi olarak telaffuz edilmiş oldu. İşin aslında DSİ Genel Müdürü olduğu dönemde projeyi hazırlayan bizatihi kendisidir. Genel Müdür olarak baraj yapım kararını bir siyasetçi olarak o toplantıda vatandaşla paylaşmış oldu. Kendisini rahmetle minnetle anıyorum. Köyde yaşayan insanlar daha önce bir heves içerisinde yapmaya çalıştıkları işleri yapamaz hale geldiler. NOT: DEVELİ Ovası yaklaşık bir ifadeyle 100 000 hektar kadardır. Ovanın 57666 hektarı sulama projesi kapsamındadır. Çukuryurt ve Epçe köyleri Kayser-Develi İlçemize bağlı köylerdir.
Yıllar boyu süren sözlü anlatımlar Merhum Süleyman Demirel’in ifadesiyle yerini gerçeğe bırakmış ve baraj yapılmıştır. Köyde yaşayanlar yerleşim adına yeni bir karar alma durumunda kalırlar. Aldıkları karar bölgeden ayrılmamaktır. İleride üzerinde genişçe duracağımız gibi farklı yerlerden göç yoluyla gelen insanlar aynı kültür üzerinden birliktelik oluşturmuşlar, birbirlerine alışmışlar örnek durumlarıyla oldukça güzel birliktelikler yaşamışlardır.
Çukuryurt Köyü şuan 70 hane kadardır. İleride görüleceği üzere Çukuryurt ve Epçe köylerinin Sosyal Tarihi Anadolu’nun sosyoloji anlatımlı gerçek tarihinin önemli bir aktarımı olacaktır.