İlhami Şekercioğlu

E-Bilinç İrade Ve Birbirleri Arasındaki İlişki

İlhami Şekercioğlu

Hayatı sağlıklı yaşamada ruh-mana tanımlı bilinç ve irade kavramları oldukça önemlidir. Bilinçsiz bir irade insan denen varlığın karanlık sularda pusulasız bir kayığa binmesidir. Bilinç kişinin inanma, olaylar ve nesnel bilginin kullanılmasında kendisi olmasıdır. Bir takım düşünür bilinci etrafa ve olaylara karşı duyarlı olmak ve onlara karşı davranış-irade geliştirmek şeklinde ifade ederler. Bu tanım galiba eksik yahut yetersiz bir tanım olsa gerek. Zira hayvanlar, bitkiler-ormanlar da kendilerine özgü bir bilinç ve bu bilince dayalı farklı davranışlar geliştirebilmektedirler. Dalları budanmış bir ağacın kendi hayatını neslini devam ettirebilmesi için yeniden dal çıkarması gibi.Bahçede ki ot ilaçlanır olumsuzluklara karşı kendisini duyarlı hale getirir ve yeniden hayat yaşamaya çalışır.

Bize göre bilinç; insanın ruh-mana tanımlı diğer canlılardan ayırmasıyla birlikte Haniflik temel kavramları üzerinden başlar. Beyne-kalbe indirgenemeyen orada sağlıklı bir değerlendirmeyle bilgi haline getirilmeyen bir bilincin insan hayatına hiçbir katkısı olmayacaktır. Bu şartlar altında oluşmayan bir bilinç sürekli olarak insana yük olacaktır. Düşüncemiz o ki yaratılış temelli bir anlatımla; bilincin Hanifliğe dayalı, bilgi temelli inşası insanlığın iki dünya adına yeniden-yeniden inşa edilmesi olacaktır. Bilinç soyuttan somuta bir yolculuktur. İnsanın sahip olduğu soyut kavramların daha somut hale getirilme çabalarıdır.

Bilinç insanın bireysel-nefsi olarak kendisini oluşturmasında hayatı kapsar şekilde bilgi temelli davranışların hazır olmasında temel olan bir anlatım şeklidir. Mutlaka üzerinde hassasiyetle durulması gereken önemli bir konudur. Bilinç madde ve mana boyutuyla kişiye özgü nefs anlatımlı, ön muhasebeli kişisel foksiyenerliğinin bilgiye dayalı toplam birimidir.

İfade edilen şekliyle bilinç ilgili anlatımlarla; sonradan kazanılan Hanif temelli bir kazanım olup madde ve mana anlamında ruhi bir anlatımla; süreklilik halinde kişiye özgü hep var olabilecektir.

Bilinç madde ve mana anlamında kendi değerleri üzerinden kişilik oluşturmada ilk nedendir. Normal şartlar altında; bilincin iyi yahut kötü kavramları üzerinden “çokluk içerisinden seçilim ve doğru anlatımla beyinde değerlendirilerek” eyleme dönüşmesiyle birlikte ruh ve akıl kendi değerlerini oluşturacaktır. Dolayısıyla bilinç fiziki duruşuyla ve varoluşla birlikte ruhi anlatımları daha da önceleyen yapısıyla; kişisel bir değer olarak hep var olabilecektir. Bilinç inanç dâhil hayatın tüm aşamasında ayrı ayrı bilgiye dayalı olması gereken kişisel ön değerlendirmelerdir. Madde ve mana anlamında ki bir bilinç inanmadaki temel sebeplerin başlangıcını oluşturur. İki dünya adına bilinçli yaşamak Haniflik temel anlatımlıdır.

Bilinç ruhi bir anlatımla; sürekli olarak nesne ve vahiyle birlikte kendisini rektefe etmek durumundadır.

Sağlam karakterli bir bilinç; şüpheciliği, kaygıyı ortadan kaldırır, kavramları netleştirir ve bilgiye dayalı özlenen insan tipolojisinin ilk temel ögesini oluşturur.

Normal şartlarda bilinç geçmişe ait sevinç yahut pişmanlık, bugün adına verimli yaşama ve gelecek adına; merak-şüphecilik dâhil tüm yaşamsal değerlerin bütünsel bir anlatımıdır.

Ruhun ölümsüzlüğünü göz önünde bulundurduğumuzda; zorunlu olarak süreklilik halinde araştırmalara dayalı olarak bilinç başlangıçlı, geçmişe bugüne ve geleceğe ait zihin depolu, beyin-kalp değerlendirmeli, duygular, nesne, bilgi ve insan arasında aracı konumda olan akıl anlatımlı; yaşananlardan hareketle insanda bir ahiret inancı-hesap kitap işi ortaya çıkacaktır. Zihin gözlemlenebilir bir deneyim ve inanç-ibadet dâhil farklı anlatımlar-uygulamalar üzerinden ahiret inancıyla (dua-tövbe) birlikte kendi ruhunu ilahi iradeye arzla birlikte insan rahata-huzura kavuşmaya çalışır. Akıl bilince özgü, bilgi anlatımlı zihin depolu bilgileri ihtiyaçlara ve şartlara göre tekil yahut çoklu olarak kullanır.

İnsan için bilinç; evren, inanç dâhil var oluşun temel dokusunun kişiye özgü bilinir hale gelmesidir. Zamanın bütünsel anlatımıyla; geçmiş, bugün, gelecek, inanç ve karakter kavramları bilinç üzerinden yaşamsal değerler oluşturur.

Bilinç kişiye özgü bilgiye dayalı öznel değerlerdir ve boş bir algı değildir. Boş yahut hatalı bir algı üzerinden oluşturulmaya çalışılan bilinç temel yanılgıların başında gelir. Bu temel yanılgılar oldukça çok insan kaynaklı sözde din kavramları ortaya koyacaktır.

Bilinç kişiye özgü vicdani bir anlatımla; iyi kötü, acı tatlı, samimiyet vb. kavramlar üzerinden yönlendirildiği alanda ve kullanıldığı oranda bilgiye dayalı olumlu olumsuz algılar oluşturabilecektir. Sağlam karakterli bir bilinç sağlam karakterli robotlar ve sağlam karakterli yapay zekâ vb. anlatımlar ortaya koyabilecektir.

Karşı bir anlatımla ortaya konan bir bilinç üzerinden üretilen robot ve yapay zekâ yine bilinç kavramlı aklını kullanmayanlar için gelecekte insanlığın başına bela olabilecektir. Sabit temelli verilerden hareketle oluşan sağlam karakterli bir bilinç madde ve mana birlikteliği üzerinden insanlığın kurtuluş reçetesidir. Bilinç seçicilikte yer yer olasılık hesaplı ve özgür olmakla birlikte uygulamada duygular dâhil sabit temelli akıllı bir iradenin denetimi altında olmalıdır.

Fıtrat anlatımlı Hanifliğe-halifeliğe bağlı bir ifade; bilinçli şuurlu bir davranışı, şuurlu bir davranış ise amaca ulaşmada bilgiye dayalı temel anlatımların hatasız olarak ortaya konmasıdır. Bu durum sağlam karakterli bir irade oluşturacaktır.

Bilinç ve irade birbirlerine bağlı iki temel zihinsel güçtür. Bilinç, kişinin dış dünyanın ve kendi iç dünyasının farkında olmasıdır. İrade ise bu farkındalık temelinde iş yapabilmede karar verme ve eyleme geçme gücüdür. İrade kullanmak iki dünya adına sorumluluk almaktır. Bilinç ve iradenin kardeşliği muhakkak ki Haniflik temelli ve ilgili kültürel anlatımlar üzerinden anlam kazanacaktır.

Sağlıklı bir bilinç ve irade insanın halifelik sıfatına sahip olması ve iki dünya adına haddini aşmamasıdır.

Yazarın Diğer Yazıları