Bitkiler canlıdır, Hayvanlar canlıdır, İnsanlar da canlıdır. İnsan diğer canlılardan farklı olarak ruhi bir yapıya sahiptirler. İnsana temel değerler-sıfatlar kazandıran insanın ruhi bir yapıya sahip olmasıdır.
Can insanda fiziksel yaşamı oluşturan, bedeni ayakta tutan bir yaşam gücüdür. Fiziki ölümle birlikte vücudu terk eder. Ruh ise insanın ilahi yüzünü, diğer bir anlatımla mana anlatımlarını bilinç kavramlı olarak ifade etmeye çalışır. Ölümle birlikte varlığını devam ettirir. Ruhi anlatımlar kişiye özgü ve sorumluluk tanımlıdır. Dinde ve felsefede bedene hayat veren bir değer olarak kabul edilir. Ruh; düşünen hisseden, merak eden, iyi ve kötü kavramlarını birbirinden ayıran bir başka ifadeyle insana özgü tüm değerleri kendisinde barındıran ilahi bir irade ilahi bir güç olarak ifade edilir. Muhakkak ki ruhun tüm anlatımları sağlıklı bir eğitimle birlikte var olur, gerçekleşir.
Bu eğitimde nesnel anlatımlarla birlikte ‘VAHİY’ önemli bir yer tutar. Yine bu eğitimde beşeri duygular, ilahi anlatımlarla birlikte ulus temel kavramlı toplumsal kültür oldukça önemlidir. Ruh kavramı oldukça ağır ve zor bir kavram. Tarih boyunca hep tartışılan bir kavram olmuştur. Biz sadece kendi bakış açımızla konu üzerinde durmaya çalışacağız. Mana ve ilgili Psikolojiyi ruh tanımlı olarak anlatmaya çalışacağız. Bu tür makaleleri yazmaktan amacımız; varlığı bilinmekle birlikte elle tutulamaz gözle görülemez ve mana anlatımlı bir kavram olan fıtrî değerlerin insan hayatında sağlıklı bir ifadeyle özelde iman ve davranış boyutuyla birlikte elle tutulur gözle görülür ve nihayetinde davranış haline getirilmesi çabalarıdır. Madde mana birlikteliği. Sağlam karakter yapılanmasıyla mümkün olduğu ölçüde hayata bir katkı sunabilmek düşüncesidir. Toplumsal kültür, din, ulusal değerler, kalkınma vb. kavramlar. Düşüncemiz o ki ilgili değerler yaratılışa özgü durumuyla ‘iyi insan tanımlı’ hayatın bütünselliğinin bir anlatımı olsa gerek.
Sağlıklı bir mananın maddede var olması ve hayat olarak yaşanması. Artık vakit; bir ‘önseziyle’ birlikte elde edilen ve yine daha önce birçok anlatımlarla birlikte ‘ön kabulde’ yer alan düşüncelerin ‘mana tanımlı’ konu başlıklı gerçek anlatımlarıyla birlikte ortaya konması vaktidir… İnsan canlı bir hücre olarak annenin rahmine düşer. Bu hücre oldukça kapsamlı ve insana özgü bir anlatımla; kendi yazılım-yaratılış değerlerine sahiptir. Bu değerler insanı diğer canlılardan ayırır. Artık insan fiziki yapılı can ve birlikteliğiyle ruh tanımlı üç temel değerle birlikte yaratılmış olan bir varlıktır. Biz anlatımlarımız gereği özellikle ‘ruh’ kavramı üzerinde durmak istiyoruz. Sağlıklı bir hayat; madde, can ve ruh kavramları birlikteliğiyle bir psikoloji üzerinden manevi olarak yaşanır. Manevi değerleri oluşturacak olan ‘Değerler ve hükmü’ kavramlarıyla birlikte yazılarımız inşallah devam edecektir.
Mana anlatımlar; nesne ve vahiy temelli, akıl ve mantık kavramlı ruhsal deneyimlerdir. İlgili ruhsal deneyim insanda sağlıklı bir psikoloji oluşturacaktır. İki dünya adına insanın kendisiyle en barışık hali. Önsezi ve ön kabulde yer alan bir sürecin nesne ve vahiy temelli yaşanılır hale getirilmesi geçmişe ve zamana özgü birçok anlatımla birlikte bu çalışmamızın bitirilmesi. İlgili kavramların bir kısmı dün bugün ve olması gerektiği şekliyle yarın anlatımlı-tanımlı olarak ortaya konacaktır.
Önsezi ruhi bir anlatımla; akıl yürütme yahut herhangi bir deneye tabii tutulmadan o şey hakkında bilgi sahibi olma düşüncesi. Kalbe-gönle doğan şey. Önsezi tahmin üzerinden ön kabulle birlikte temellendirilmeye çalışılır. Deneyim ve inanç boyutuyla birlikte hayat olarak yaşanır. Ruhun dinginliği, insan ve insanla ilgili tüm anlatımların fıtri bir ifadeyle insan-ruh dinginliğinin bir anlatımı olsa gerek. Bu şekliyle eğitilmiş olan bir ruh sağlıklı bir bilinçle; iki dünya adına duygu tanımlı bilinç oluşturmada etken bir yapı oluşturur. Önsezi, his, duygu devamıyla bütünsel bir anlatımla gönül; ruhun bir anlatımı olup sürekli olarak birbirlerinin bilinç kavramlı takipçileridir. Sağlıklı bir yapıya sahip olan ruh, hormonol bir anlatımla; durduk yere herhangi bir salgı üzerinden kendi kendine bir sevinç yahut üzüntü yaşamaz. Örneğin Ruh, Canın sıkılmasıyla daralır. Ruhi bir anlatımla duygular; inanma, ihtiyaç, şükür beddua, tövbe vb. leri üzerinden istek, arzu sevinç yahut üzüntü yaşandığı için ilgili organlar farklı salgılar salabilirler. Bu şartlarda insan madde ve mana anlamında normal hayatını yaşamakla birlikte yer yer ya mutluluk anlatımlı sözler söyler, ibadet ve benzeri davranışlar sergiler yahut üzülür belki de gözyaşı döker. Fizyolojik ihtiyaçların temini insanda bir sevinç oluşturur. Bu sevinç değişkenliği üzerinden azlık çokluk anlatımlı geçici bir mutluluktur. Ruhun mutluluğu ise insanın içsel bir huzura kavuşması, şüphelerden arınmış kesin bir inanca ve bu inanca dayalı olarak süreklilik halinde ibadet-davranış dâhil kalbin mutmain olması. İki dünya adına ruhun teskiye edilmesi, mutlu olması. Bu inançta temel anlatım Vahdaniyet temelli bir dini inanca sahip olmaktır.
Vahdaniyet temelli inanç ‘Vahiy’ ile temellendirilir. Bu inançta din adına sözde dinin ileri bir hükmü-versiyonu-yer yer şartı mahiyetinde olan tasavvuf ve benzeri anlatımlar söz konusu değildir. Ruhun ölümsüzlüğünü göz önünde bulundurduğumuzda insanda zorunlu olarak madde ve manayı yaşamada süreklilik halinde vicdan ön muhasebeli bir hesap kitap işi ahiret inancı ortaya çıkacaktır. Gelecek haftalarda ki yazılarımız; fıtrat delillerinden olan vicdan ve devamıyla akla temel oluşturmada ‘Ahiret İnancı’ kavramları ele alınacaktır. Daha sonraki anlatımlarımız hayatı sağlıklı yaşamada oluşması gereken değerler ve insan arasında aracı konumunda olan birkaç tanımla birlikte irade tanımlı ‘Akıl ve Aklın Önemi’ üzerinde durulacaktır. Muhakkak ki sağlıklı bir akıl öncelikle mana anlatımlı oluşturduğu değerlerle birlikte; insanın kendisini ,zamanla da insanlığı yönetmede oluşturduğu bilinç kavramlı oldukça önemli bir anlatımdır.
WWW.ILHAMISEKERCIOGLU.COM.TR