Gelecekte yazılacak makaleler için ön bilgilendirme amaçlı ve özellikle de iki haftadır anlatılan konuların kısa bir özet ve tahlili.
Bugün yıllar önce bir birey olarak yapmış olduğum bir hatanın deneyimli bir anlatımıyla rahatsızlığını hissediyorum. Burada bir problem varsa ki var bu problemden belirli bir iradeye sahip olmamla birlikte ben sorumluyum ve kendi ruhumu sakinleştirme-teskin edebilmem adına yer yer kendimi suçlamaktayım. İrade insanı kişilik sahibi birey yapan temel bir değerlendirmedir. Benim sorumluluğumu hafifletecek benim affedilmeme sebep olacak, Allah indinde çözüme kavuşturabilecek bir kimsenin olması mümkün değildir. Zira tarafımdan madde öncelenmiş mana anlatımları ise tehir edilmiştir. Madde mana birbirinden ayrılmıştır. Şayet kendi ruhumda madde ve mana birlikteliği sağlanacaksa aynı anlatımlar üzerinden değer bulacaktır.
Örneklendirme adına yazdığım bu makale insanın; madde-halifelik başlangıçlı ve devamıyla mana anlatımlı kişisel bir ifadeyle bireysel olarak kendisini ortaya koyması. Bilindiği üzere aklı başında ve irade sahibi olan bir insan Allah indinde bireysel olarak hesap verecektir. Ortada bir suç ve günah varsa irade zayıflığına dayalı insana ait olan bir suç ve günah kavramı vardır. Bu suçun karşılığı İlahi İradece ceza olarak ortaya konmuştur. İlahi İrade kendi sıfatlarını hiçbir kişiyle bir başkasıyla paylaşmaz. Bu şartlar altında sözde seçilmiş günahtan azade birilerinin bu günaha müdahil olmaları ilgili cezai hükümleri ortadan kaldırmaları mümkün değildir. Muhakkak ki yalnız ve yanlız affedicilik bu hükümleri ortaya koyan ilahi iradeye aittir. İlahi İrade kendi hükümlerini 'din; mükâfat, ceza-orta yol' tanımlı olarak ifade eder ve bu hükümlerin önemli hükümler olduğunu İMAN ve Din tanımlı olarak ortaya koyar. Bu anlatımların hiçbir yerinde insan kaynaklı yardımcı-şefaatçi-aracı birileri söz konusu olamaz…
Halifelik sıfatıyla işlenen bir suçun,bir günahın, beşer tanımlı anlatımlarla affedilmesi mümkün değildir.
Suçun mahiyetini, özelliklerini ve ne zaman hangi şartlarda nasıl işlendiğiyle ilgili bilgi sahibi olamayan başkalarının isteğiyle duasıyla, sözde bir sayıyla birlikte ortadan kalkması, affedilmesi mümkün değildir. Bu durum benim adıma; beni yaratana duayı ve tövbeyi zayıf kılabilecektir. Belki de art niyetli bir düşünceyle benim yeni yeni günahlar işlememe bir kapı aralayacaktır.
Halifelikte sadece bir maddenin, çok maddenin çözümü değil; ruhi bir anlatım ve madde mana birlikteliği ve dengesi üzerinden tüm varlıklar için anlam birlikteliği vardır.İki dünya adına gönül hoşnutluğu vardır nihayetinde insan ve nebatat dâhil börtü böcek tüm canlılar için kocaman bir anlatım, kocaman bir memnuniyet söz konusudur. İnsanın halifelik sıfatı sözde din adına insanların elinden alınarak yahut üstü çizilerek zorlama hükümlerle Tasavvuf ve benzerleri anlatımlara indirgenemez. Tasavvuf sözde nefs terbiyesidir. Buradan hareketle Tasavvuf beşeri davranış, inanç dâhil insan hayatına doğrudan müdahil olmaya çalışır. Nefs insanın bizatihi kendisidir. Ön kabul-doğal din ve İlahi dinler-yasalar zaten insanı eğitmek için vardırlar. Tasavvuf…vb?
Nefs terbiyesinin kurallarını ilahi irade insana yüklediği halifelik sıfatıyla nefs tanımlı-ölçekli iyilik kötülük kavramlarıyla birlikte din-imanve ruh ifadeli olarak ortaya koymakta. Bu birliktelikte mutlaka mana tanımlı ve iyilik anlatımlı duygu yoğunluğu da söz konusudur. Ruhi bir anlatımla; dikenli bir gül üzerinden başlayan evlilikler devamıyla hayatı yaşama adına iyilik tanımlı, siyasal içerikli ve ulusal yapılı kurulan devletler. İnsanların kendi iradeleriyle milletler cemiyetinde kendi kuralları üzerinden yer alması. Bu memnuniyet iki dünya adına şartları zorlamadan (madde-mana birlikteliği) sağlam karakter yapılanmasıyla sulha selamete ermede ruh-iman tanımlı, din kavramlı bir gerçeğin ifadesidir. Bu gerçekte duru berrak, temiz, anlaşılabilir ve yalın haliyle sadece 'toprak (varlıklar) vahiy ve gönül hoşnutluğu' anlatımlı yumurtanın içten çatlayarak kırılmasının herkesçe anlaşılır kuralları vardır. Bu kurallar güçlü bir irade ve evrensel bir anlatımla; farklı birçok kültür yapılanmasıyla birlikte dinî motifler üzerinden ortaya konur ve hayat olarak yaşanır.
'Şayet nefis sağlıklı bir temellendirmeyle bu kadar iyilik tanımlı, barış yapılı ve asli unsura dayalı seviyeli-sevimli anlatımlarla birlikte yer yer terbiye olamıyorsa ki olmadığı bir gerçektir.Bu şartlar altında Dinin ve toplumsallığın yaptırım gücü olan yasalar öne çıkar. Bu hükümlere müdahelede aracı pozisyonunda olan; Veli, Evliya, (Allah Dostu) vb. sözde ilham ve tasarruf sahipli seçilmiş kişilerin her hangi bir anlatımı söz konusu değildir.' İlgili kavramlar Kuran-i bir kavram olup Haniflik-halifelik temel değerlerine sahip tüm insanların ortak özellikleridir.
Bu nefsi terbiye etmek için özel bir anlatımla; sözde maddenin dışlanmasıyla ve mananın öncelenmesiyle birlikte ayrı bir yorumdan, ayrı bir yoldan tasavvuf tanımlı-katılımlı bir yoldan 'tarikattan' bahsedilmektedir. Tasavvuf ve Tarikat kendilerine özgü 'İslam dışı' oluşturdukları kavramlarıyla birlikte 'vahiy-din' tanımlı bir ifade olmayıp din adına asırlara dayalı çok uluslu çok kültürlü ve beşer kaynaklı yer yer şirk tanımlı oluşturulmuş farklı felsefi anlatımlardır.
Maddi anlamda fıtratın insan tanımlı bozulması kâr zarar anlatımlı bir değerlendirmeyle daha somut olarak ortaya konur. Nihayetinde insan madde üzerinde çalışır elde edilen değerler kendi şartlarıyla birlikteilim bilim anlatımlı olarak tüm insanlığın yaşamasına, kalkınmasına vesile olur. Mana anlamında fıtratın bozulması tüm insanlığın iki dünya adına her türlü değerler kaybına uğramasıdır.
Gelecek haftaki makalemiz; Fıtrata Dayalı Mana Anlamındaki Değerler Hükmü ve Davranışları.