İlhami Şekercioğlu

Sarıkamıştan Esarete

İlhami Şekercioğlu

Ziya Bey, esir kampından kaçarak yurda dönüşünü anlatırken geçtiği ülkelerle (Gönül bağı olan Turan Coğrafyası) ilgili ayrıntılı ve yararlı bilgiler vermekte. Sibirya Çin Türkistan’ı, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Hazar Denizi, Azerbaycan ve Gürcistan dönüş yolu üzerindeki ülkeler. Özellikle Orta Asya’da ki Müslümanlar perişan durumdadırlar. Her türlü yeniliğe hemen karşı çıkmakta, bağnazlıklarını doruk noktasına vardırmaktadırlar. İlk ve Ortaokullarda geçici olarak öğretmenlik yapan esir Türk Subaylarından, çocuklarına dinsizlik aşıladıkları gerekçesiyle şikâyetçidirler. Çağdaş eğitim ve dershanelerinde kullanılan eğitim araçlarını bir türlü kabul etmemektedirler. Ruslar tarafından her fırsatta aşağılanmakta, özellikle Kırgızlar insan yerine bile konulmamaktadırlar. Taşkent, Buhara ve Semerkant gibi büyük şehirler eski ve yeni şehir diye ikiye ayrılmakta, geniş yollar, modern yapılar, teknik olanaklarla donatılmış kuruluşlar Rus ve Ermenilerin yaşadıkları yeni semtlerde bulunmaktadır. Müslümanlarda kerpiç evler, bakımsız sağlıksız yapılar dar ve çamurlu sokakların bulunduğu eski semtlerde yaşamaktadırlar. 

Ziya Bey’in 1920’lerde Orta Asya şehirlerine dikkatini çeken bu farklılık bu çalışmanın yazarı olarak 1990’larda benim de gözüme ilişmişti. Müslüman yerli halkın yaşadığı eski semtlerin bakımsızlığı yalnız Taşkent ve Semerkant gibi Orta Asya şehirlerinde değil Üsküp, Kalkandere, Gostivar gibi Makedonya şehirlerinde bile göze batıyordu. Yeni ve iddialı yönetimlerin uyruklarında ki Türklere bir şeyler kazandırdığını sanmış fakat eşeği sırtında bostanına giden Semerkant Köylüsüyle, eski bisikletine yüklediği bir torba biberi evine götüren yoksul Kalkandelenliyi görünce hayal kırıklığına uğramıştım. 

Tuğgeneral Ziya Beyin kısa hayat öyküsü bize bir döneme ait önemli bilgiler vermektedir.  
Burada Tuğgeneral Ziya Yergök’ün yaşamöyküsünden kısaca söz etmekte yarar var. Ancak nasıl bir alay komutanı olduğu hakkında önce ‘‘Sarıkamış’‘ kitabının yazarı 9. Kolordu Kurmay Başkanı Köprülülü Şerif Bey’i dinleyelim. ‘‘83. Alay Komutanı *Binbaşı Ziya Bey eşsiz bir Türk çocuğudur. Mümtaz sınıflarını tamamlamış, çok cesur ve çok çalışkandır. Adaletli davranan, görevine tapınma derecesinde bağlı, sözün kısası tam bir insanlık örneğidir. *Sarıkamış s. 53

Ziya Yergök 1877 yılında Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Aşağı Hod köyünde doğdu. Babası Çito Lakaplı Ahmet usta, annesi Esma Hanım’dır. Altı yaşına kadar köyünde yaşamış daha sonra Erzurum’a taşınmışlardır. Ziya’nı medresede başlayan eğitim öğrenimi kendisine pek bir şeyler kazandırmamış, bu yüzden arkadaşlarının da okuduğu rüştiyeye geçmiştir. Ortaokul yerine geçen rüştiye ve lise karşılığı olan idadinin parlak öğrencilerinden Ziya birinci sınıfta iken askeri liseye yatay olarak geçiş yapmıştır. Askeri lise Ziya’ya göre çok disiplinsiz bir okuldur. Ancak burayı da ödüller alarak bitirir ve İstanbul Harp Okuluna girmeye hak kazanır. At sırtında Trabzon’a oradan da deniz yoluyla İstanbul’a giderler. Harp okulunda çok sıkı bir öğrencilik döneminden sonra 1900 yılında ‘‘Pekiyi’‘ derece ile mezun olur. Daha sonra Harp Akademisine girer. 1902’de de burayı Mümtaz Yüzbaşı olarak bitirerek kurada Erzincan’ı çeker. Erzincan’daki görevi 4. Ordu, 8. Nişancı Taburu, 3. Bölük Komutanlığı’dır. Bu dönem çok hareketli ve çeşitli aşamalardaki işleri öğrenmekle geçer. 1908 de Dersim’de çıkan isyan üzerine Neşet Paşa komutasındaki birliklere bölüğü ile birlikte katılır. Orada dört ay kalarak birçok tatsız olaylara tanık olur. 
Ziya Bey 1909 da Kolağalığına terfi ederek Zara’da bulunan bir İhtiyat tabur komutanlığına atanır. 

Ancak tayin yeri değiştirilerek Erzurum’daki 7. Tümene gönderilir. Buradaki görevi Kurmay hizmetidir. Balkan savaşlarına kadar geçen yıllarda çok hareketli işlerde çalışır. Doğu Anadolu ve Karadeniz’in bazı şehir ve kasabalarında Kur’a çekimlerine başkanlık eder. 1914 yılı ortalarında bu kitapta ayrıntılarıyla birlikte anlatılan 83. Alay Komutanlığına atanarak Birinci Dünya Savaşına katılır. Sarıkamış felaketini yaşayarak yaralı olarak Ruslara esir düşer. 
Biz Ziya Beyin öz geçmişi ile birlikte Türkistan Coğrafyası ve I. Dünya Savaşına kadar olan Askeri safahatını kısaca anlatmaya çalıştık. 

Ziya Beyin 21 Ağustos 1920 de esaretten kurtulup yurda döndükten sonraki görevleriyle ilgili çok geniş bilgilere sahibiz. Konu arzu edenler için ‘‘SARIKAMIŞTAN ESARETE 1914-1920 isimli kitaptan takip edilebilir. 
Daha sonra Ziya Yergök her asker gibi ülkenin çeşitli bölgelerinde-birimlerinde asker olarak çalışır. Tuğgeneralliğe kadar yükselir ve 1943 yılında emekli olur. Daha sonra 1949 yılında vefat eder.   
 

Yazarın Diğer Yazıları