İlhami Şekercioğlu

Osmanlı İmparatorluğunun yıkılma sürecinde kısaca yaşananlar

İlhami Şekercioğlu

Osmanlı İmparatorluğu yaklaşık 600 yıl boyunca dünya siyasetini yönlendiren önemli bir devletti. Ancak 19. Yıl boyunca yaşanan iç problemler ve dünya gerçeğinden hareketle yaşanan iç ve dış müdahalelerle birlikte; İmparatorluk yavaş yavaş güç kaybetmeye başladı. Muhakkak ki bu güç kaybında sivil ve askeri ihtiyaçların temininde yaşanan problemlerde oldukça etkendi.

19 yy Avrupa devletlerinin güçlenmesi emperyalist düşüncelerinin artmasına sebep oldu. Özellikle Rusya, Fransa, İngiltere ve Avusturya gibi devletler İmparatorluk üzerinde etkilerini artırdılar. Bu süreçte oldukça çok toprak kaybı yaşanmıştır.
İç sorunlar her geçen gün büyümeye başladı. Milliyetçilik hareketleri oldukça arttı. Asırlar boyu süzülüp gelen yönetim anlayışı yetersiz kalmaya başladı. Bu amaçla yönetim ve hukuk düzeninde bir takım yenileşme hareketlerine gidildi. İç ve dış problemler sürekli olarak çoğaldı.

Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasında öncelikle en etken olan savaşlar; muhakkak ki Osmanlı Rus Harbi-doksan üç harbi, Mustafa Kemal Atatürk’ün de katıldığı Trablusgarp Savaşları ve devamıyla Balkan Savaşları ile birlikte I. Dünya savaşlarının başlamasıyla Osmanlı ülkesinde yaşanan olumsuzluklar.

Osmanlı İmparatorluğu 24 Temmuz 1923 Lozan antlaşmasının imzalanmasıyla birlikte yıkılmış onun yerine 29 Ekim 1923 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılması Anadolu topraklarında yeni bir siyasi oluşumunun temellerinin atılmasına sebep olmuştur. 29 Ekim 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti gelecekte; Tüm Türk dünyasında Türk kimlik bilinçli yeni yeni Türk Devletlerinin temellerinin atılmasına vesile olmuştur.
Muhakkak ki bu İmparatorluk asırlar boyu birçok halkı kendi bünyesinde barındıran ve insanlığa oldukça çok değerler katan önemli bir devletti.

Osmanlı İmparatorluğunun yıkılma sürecinde yaşanan olaylar Türk Milleti adına gerçekten oldukça önemli ve acı şeylerdi. Bilindiği üzere tarih-zaman geçmiş anlatımlı uluslar-milletler adına; birilerinden intikam alma sanatı yahut zamanı değil, tarihin bir daha tekerrür etmemesi için ders alma anlatımlı zamandır.

CUMHURİYET DÖNEMİ ÖNCESİ TÜRK MİLETİNİN TARİHİ İLE SINAVI

Birinci Dünya savaşlarına katılan asker sayısı sayımız 2.608 000 Bunların hepsi savaş cephesine gönderilmemiş. Son askere alınan yaklaşık 600.000 asker savaşa katılmadan savaş sona ermiştir. 2.000.000 milyon asker savaşa bizzat katılmış. Bu iki milyon insandan cephelerde şehit *düşen asker sayısı 250 000 civarındadır. Yaralanıp evine gönderilenler dâhil hastanede şehit olanların sayısı 450 000 civarında. 202 000 asker de esir düşmüştür. 900 000 bin insan şehit yahut kayıptır tam olarak bilinmemektedir. *Barışcan Hoca ile Tarih. Sosyal medya.

Büyük Türk Milleti tarihi boyunca mutlaka çok farklı sınavlara tabii tutulmuştur. Bu sınavların bir tanesi de sadece Anadolu Türklüğünün yok olması değil tüm Türk Dünyasının I. Dünya savaşı yıllarında var olma yok olma mücadelesi adına; yaşadığı sınavlarının bilinebilmesi için önemli olduğunu düşündüğüm üç farklı kaynaktan faydalanarak bilgi vermek isterim.
I.Dünya Savaşı Yılları 1915 Osmanlı Rus Harbinin Türk Milletine Savaşlar ve Göç Anlatımlı Yansıması Adına Artvin Hod Köyünde Yaşananlar. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde Göç ve İskân politikaları oldukça önemli bir yer tutar.

SARIKAMIŞTAN ESARETE (1915-1920) Tuğgeneral Ziya YERGÖK

Sarıkamış’tan Esarete, Civan Bey ve Mısır Çöllerinde Türk Gençleri isimli kitapların yazarlarının anlatımıyla; Osmanlı İmparatorluğunun o zor yıllarında ilgili kahramanların yaptıkları görevlerin ve yaşananların kronolojik sıralaması Türk Milletinin kendi tarihi ile sınavının ne müşkül şartlar altında yapıldığına elimizdeki kaynakların ifadesiyle sadece konu başlıkları ve kısa anlatımları üzerinden de olsa şahitlik edeceğiz diye düşünüyorum.

Ulusallık adına bir anlatımı olmayan sözde din anlatımlı verilen oldukça önemli olduğunu düşündüğüm Sultan Abdülaziz’in halli için verilen sözde bir “fetva” ve daha sonra yenilikçi hareketlere (matbaa 1450 Osmanlıya gelişi 1727) karşı yine verilen sözde değişik fetvalar ve başka birçok farklı sebeplerle birlikte koskoca bir imparatorluğun yıkılmasına bir şekilde iç ve dış kaynaklı farklı ortamlar hazırlamıştır diye düşünüyorum.

İlgili kaynaklarda o dönemde yaşananlar ve askeri safahatı hakkında da geniş bilgilere sahip olabilmekteyiz.

Sarıkamış’tan Esarete

Kitabı yayıma hazırlayan Sami Önal: Sami Önal

1938 Erzurum Pasinler Doğumlu. 1958 de Ankara Üniversitesi Dil Ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili Ve Edebiyatı bölümüne Askeri öğrenci olarak girdi. Burayı bitirdikten sonra sırasıyla Erzincan Askeri Lisesi, Çankırı Astsubay Hazırlama okulu ve Kuleli Askeri Lisesinde Edebiyat Öğretmenliği, Ayazağa 3.Kolordu Komutanlığında Protokol subaylığı yaptı. 1983 te kendi isteği ile emekli olup Kadıköy’de sahaflığa başladı.
 

Yazarın Diğer Yazıları