Maddenin kişiye özgü oluşturduğu algı o maddenin o kişiye özgü mana anlatımıdır. Bir madde varsa o maddenin kişiye özgü bir anlayışı ve yine değişkenliği üzerinden o kişiye özgü farklı ‘kültür’ anlatımlı sübjektif değerleri söz konusudur.
Madde sırf atomlardan meydana gelmiş olsa da ifade edildiği gibi anlatımları iyilik kötülük ve estetik değerleri üzerinden mana oluşturmada kişisel bilinç anlatımlı farklılaşacaktır. Gözyaşı maddedir bununla birlikte gözyaşına sebep olan duygular değişkenliği üzerinden o şeyin mana anlatımlarıdır. İnsan ruhunun bir şeylere isyanıdır. Aynı anlatım sevinç için de geçerlidir. Subjektif değerler; ilgili o maddenin’ benliği-ahlaki yapısı’ iyilik tanımlı mana anlatımları üzerinden anlam kazanacaktır.
Sevgiliye uzatılan kırmızı bir gül maddi anlamda geçici ve dikenli olmasına rağmen sevgiliye anlatımı ruhi bir anlatımla beşeri hayatın başlangıç ve sürekliliğinin temelini oluşturur. Burada insan dikeni görmez kendi gönlünde ve karşıda-sevgilide oluşturacağı manayı önceler. Sözün ve davranışların bittiği, mananın öncelendiği ve nihayetinde iki sevgilinin madde-gül üzerinden mana anlatımlı olarak kendi varlıklarını nesil temalı olarak ortaya koymaları. Burada bir çift gözün sevgiyi ifade eden bir bakışı vardır. Burada neslin devamını sağlayan ve iyi günde kötü günde birlikte yaşanması gereken kocaaaman bir hayat vardır. Burada bugün toplumsal yaşam adına örnek olabilecek durumuyla; Türk kültürel tanımlı asırlara dayalı, deneyimli, geleneği-göreneği ve siyasal anlatımları olan ve birçok vasıfla birlikte; ilgili toplumsal Anayasal-kurumsal değerlere sahip bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardır. Bu devlet Türk kültür tanımlı-anlatımlı kurumlarıyla birlikte mananın vücut bulmuş halidir. Bu devlet geçmişten bugüne bu saate kadar tüm yaşayanları adına; etnisite ve bu etnisiteye dayalı inanç ayrımı olmaksızın hizmetleriyle ‘sahiplenme amaçlı’ milliyetçilik’ kavramlı büyük bir devlettir.
Hayatın madde ve mana birlikteliği üzerinden devlet tanımlı; Haniflik temelli, imar etmede-güzelleştirmede yurttaşlık kavramıyla herkesin sorumluluk sahibi olduğu ve şartlara göre tasarruf-yetki sahibi olabileceği; Kuran-ı Kerim temalı Haniflik-Halifelik sıfatlı, madde mana birlikteliği ile amaca ulaşmada Eşrefi Mahlûk tanımlı ve mümkünse bu şekliyle eğitime-hayata aktivite edilmesi.
Birçok harfle birçok kelime, birçok cümle oluşturabiliriz. İlgili harfler kelimeler, cümleler maddi bir anlatım olsa da oluşturdukları anlatımlar yazana ve kişiye özgü bir anlayışla-bilinçle mana anlatımlarını oluşturur. Bu anlatımla maddenin varlığı nasıl bir gerçekse bu maddenin oluşturduğu algı da/mana da oluşan bilinçte o maddenin fiziki yapısı gibi bir gerçektir. Bu gerçeklik kültür anlatımlı değişkenliği üzerinden kişisel hayat olarak yaşanır. Aynı konunun çok farklı yazarlarda-kitaplarda çok farklı anlatımları olduğu gibi. Bu durum insanın diğer bir yarısını oluşturur ve algılandığı hissedildiği oranda bilinç kavramlı olarak hayata yansır. Madde, mana-iman ve insan birlikteliği.
Bu anlatımlarda da görüldüğü üzere madde açılımıyla birlikte mana için vardır. Mana boş bir algı değildir. Ruhi bir anlatımla mana ise temellendirilmiş-deneyimlenmiş değerler anlamında gözle görülür, elle tutulur hale gelmiş bir bilinçtir. Bu bilinçte liyakat vardır, estetik değerler (hak-hukuk-ahlak-sanat-çalışma üretme, ibadet vb.) vardır. Mananın olmadığı bir madde somut haliyle var olan insan hayatına bir değer katamayan ve görsellik dışında insana bir yansıması olmayan dolayısıyla değerler üretemeyen bir madde olarak ortada kalacaktır. Madde ötelenirse mana da ötelenecektir. Karşı bir anlatımla; mana ötelenirse madde de ötelenecektir. Oysaki türe göre farklı yaratılışın ve ilgili varlıkların bütünsel-kültürel anlatımı; iki dünya için ruh-duygu tanımlı temel anlatımlar olup, insanın hiçbir şekilde ‘madde ve manada’ birisini diğerine tercih etme hakkına sahip olmadığımızın önemli bir anlatımıdır. Madde ve mana birlikteliği iki dünya adına hayatın güzelleşmesinin temel anlatımlarıdır.
Madde ve mananın bağlamlarıyla birlikte; dezavantaja sürüklenmeden orta yol tanımlı, vicdan ön muhasebeli, estetik anlatımlı bireysel ve toplumsal olarak avantaja çevrilmesidir. İyiliğe, kalkınmaya kapı aralamaktır.
Canlı cansız varlıkları yaratan ve onları bir değer olarak ortaya koyan ilahi irade insanı başıboş olarak bırakmamış ona; tür başına manayı oluşturacak şekilde ilgili anlatımlar üzerinden kişiye özgü ‘vahye dayalı’ görev ve sorumluluklar yüklemiştir. Biz hayata başlamada Kuran-ı Kerim’in anlatımlarıyla; bu görev ve sorumluluklarının Haniflik başlangıçlı-temelli ve devamıyla kurumsal anlatımlarını İlahi bir din olarak ifade ediyoruz. Dini anlatımlar algıda oluşacak farklılıklar üzerinden kişiye ve toplumlara özgü değişkenlikler kazanabilecektir. Bu değişkenlik farklı kültürlere, zamana çağlara ve yeni buluşlara dayalı olarak; ‘asli unsurdan’ yaratılışa özgü evrensel haldeki ilgili ahlaki ve sabit değerlerden uzaklaşmadan; insan zihnini ilgili kurallar bütünlüğü üzerinden ‘ilahi din-İslam’ anlatımlı daha bilinçli hale gelecektir. Bu durumuyla; zihin berraklaşacak ve akıl iki dünya adına daha sağlıklı veriler üretebilecektir.
Geçmişten günümüze gerek maddenin, manasız ve gerekse de mananın maddesiz olarak birbirinden ayrılması bir diğerine göre birisini önceleme çabaları ve onun üzerinden hayat yaşanılmaya çalışması ‘sosyoloji dâhil’ insanlığın en büyük problemlerinin ana kaynağını oluşturur. Sonra İlahi iradenin ortaya koyduğu madde ve mana anlatımlı yasaları ‘hangi ad altında olursa olsun’ biz insanlar ‘din adına’ birbirinden ayırma yetkisine sahip değiliz. Zekât-sadaka mal üzerinden verilir. Hac ibadeti para ile yapılır. Para çalışma üretme adına sosyolojik bir düzen ve bir hak-hukuk kavramı oluşturur. Dolayısıyla manayı önceleyip ‘malı mülkü-parayı’ maddeyi yalan olarak addedemeyiz. Ulusal ve evrensel anlamada emek kutsaldır ve beşeri anlamda para ile değerlendirilir. Biz iki dünya adına; ihtiyaca ve tercihe bağlı olarak, kavramsal anlatımlarla birlikte İlahi iradece madde mana anlatımlı kuralları belirlenmiş ve onu yaşamada ‘tasarrufu’ insana bırakılmış bir hayatı din olarak yaşamak durumundayız. Din insan birlikteliği.
Daha önce de ifade edildiği üzere bu makaleden sonraki anlatımlarımız yaratılışa ve fıtrata özgü (varlık ilkeleri) durumuyla; Sağlıklı yaşama ve Vahdaniyet temelli din adına; madde-fizik/mana-metafizik devamıyla geçmişten günümüze nakil yoluyla gelen problemlerin ve yer yer bir takım marjinal anlatımların durumu ele alınacak inşallah kendimizce ‘aklımızın erdiği oranda’ ilgili problemlerin tespitiyle birlikte Kuran-ı Kerim ve kültürü anlatımlı; ‘Haniflik-halifelik ve eşrefi mahlûk’ tanımlı-temelli çözüm önerileri üzerinde durulacaktır.