İlhami Şekercioğlu

Madde Mana ve İnsan…

İlhami Şekercioğlu

Madde manada, mana da maddede vücut bulur. Madde ve mananın vücut bulmuş hali Haniflik temelli ve halifelik sıfatıyla iyi insan-’eşrefi mahlûk’ tanımlı adam olmaktır.

Madde; uzayda yer kaplayan hacmi-kütlesi olan tanecikli-atom yapıya sahip beş duyu ile algılanabilir canlı ve cansız varlıkların bütünsel bir anlatımıdır. Düşüncede bilinç oluşturma dâhil hayatın tüm anlatımları fiziki varlıklar-davranışlar üzerinden şekillenerek ortaya konur. Mana ise ruh tanımlı duygular dâhil maddenin sübjektif bir anlatımıdır. İnsanın kişiye özgü durumuyla; bilgi sahibi olabilmesidir. Bu bilginin içerisinde kişisel deneyim vardır, insanın kendi duyguları vardır-vicdanı vardır, toplumsal bir anlatımla ilgili toplumların kültürleri, dinleri yahut oluşturdukları mitolojileri vardır.  

Fiziki âlemde her şeyiyle birlikte mükemmeliyete sahip bir nizam-düzen vardır. Bu düzen simülasyon-benzeşme vb. anlatımlar her hangi bir başka örneği olmadığı için kendi cinsi dışında bir başka şeyle kıyaslanamaz. Birçok gezegen olmasına rağmen dünyanın tıpkı aynısı olan bir başka gezegen yoktur. Birçok benzerliği olmasına rağmen maymun insan değildir. Her maddenin her canlının kendi fıtratına özgü ayrı ayrı bir yazılımı ve ilgili o yazılıma dayalı ayrı ayrı bir anlatımı söz konusudur. ‘Örneğin insanı tanımlarken diğer canlılardan ayırdıktan sonra; o insanı iyilik ve kötülük kavramları üzerinden kendi hem cinsleriyle birlikte fıtrat temelli kıyaslar ve o insan hakkında olumlu yahut olumsuz bir değerlendirmede bulunuruz. Beşeri ilişkilerimizi ve sosyolojiyi bu değerlendirmeler üzerinden oluşturur ve hayat olarak devam ettiririz. Haniflik temelli iyi bir insanı diğer insanlardan ayırırız ve Anadolu tabiriyle-irfanıyla biz bu insana ‘adam gibi adam’ deriz.  

Bilindiği üzere insan fıtratı gereği hatadan arî bir varlık değildir. (Bakara 30…) Buradaki ‘adam’ kelimesi insanın kendi çabasıyla birlikte kötülüğe düşmeden ‘orta yol-Haniflik’ tanımlı ve devamıyla iyiden yana kazanılan daha farklı değerlere sahip olabilmesidir. Adam kelimesinin manevi bir anlatımla; iyilik kavramları üzerinden diğer insanlardan ayrılması ve iyiden yana kişisel sıfatlar-davranışlar kazanmasıdır. Yanılabilir hata yapabilir durumuyla fiziki bir varlık olan insanın; mana anlamında Haniflik temelli adam gibi adam olmasıdır. Madde ve mana birlikteliği. Yaratıcı ilahi irade sağlıklı yaşama adına biz insanlardan da bu inancın bu düzenin din kavramlı ve sistematik bir anlatımla korunmasını ister. Bu korunmanın içerisinde bireysel ve sabit temelli bir ifadeyle; tür başına ‘nesnel ahlak ve evrensel anlatımlar üzerinden itikad-î vahiy-iman’ önemli bir yer tutar… Nesnel ahlak ve itikadı vahiy-iman kapalı tutucu bir toplum oluşturmanın bütünsel bir anlatımı değildir. Madde ve mana anlamında birbiriyle ilişkili, bilgiye ‘haşyete’ dayalı; akla ‘kalp’ tasdikli sağlam karakterli bir yapı oluşturmanın temel olan anlatımlarıdır.  
Her maddenin-nesnel varlığın kendi yaratılış özelliğine göre ayrı ayrı bir ‘ahlaki ve açılımıyla  mana’ değeri söz konusudur. (Biz bu değeri o maddenin ruhu olarak algılamayız. Ruh tanımı; insana özgü ve kişisel bir anlatım olup sadece insanda bulunur. Madde ve mananın insan hayatına katılmasını sağlar.) Ahlaki değerler nesnelerin kullanımında; nesne ve nesnenin kültürel açılımıyla birlikte mana anlatımlı olarak insan hayatında yer alır.  Bu birliktelikte beş duyu ile birlikte başta duygular ‘vicdan’ vardır devamıyla; nesnenin yapı taşlarının bilgiye dayalı kişiye özgü anlatımları sözkonusudur. Bu anlatım zihni dolayısıyla hayatı; düşünceye yahut dış algıya-bilince kapatma değildir. Onlarla Haniflik başlangıçlı ve devamıyla sağlıklı bir şekilde barışık olmak halidir. Mana yoksa iki dünya adına sağlıklı yaşama da dolayısıyla insan da yok demektir. Madde nasıl ki mana oluşturabiliyorsa, mana da insan hayatında çeşitliliği ile davranışa özgü maddi değerler oluşturarak bir planlamayla kendisini ortaya koyar ve insanlar tarafından hayat olarak yaşanır. Çalışma, üretme, İbadet etme vb. duyguların davranış ‘aşk-evlilik’ sevgi nefret olarak dışarıya yansıması.
 

Yazarın Diğer Yazıları