İlhami Şekercioğlu

Din İnsan İlişkisi Ve Dinin Oluşturduğu Sosyoloji. A

İlhami Şekercioğlu

Din-İnsan İlişkisi

Cenabı Allah insanı daha yaratmadan önce ve yarattıktan sonra insan ruhunun anlatımları üzerinden kendisine muhatap kılmış ve oldukça güzel olan birçok farklı değerlerle birlikte onu yaratmıştır. Yarattığı kulundan kendisinin ve kulunun razı olacağı şekilde hayat sürmesini ve nihayetinde tekrar kendisine yaratıldığı değerlerle birlikte geri dönebilmesi için gerekli şartları dinler vasıtası ile ortaya koymuş ve bu şekilde insanların davranışlarını kontrol altında tutmuştur. 

Allah daha insanı yaratmadan önce, Rahman ve Bakara Surelerindeki ifadesiyle; Rahman Suresi “1-2 Kuran-ı Rahman öğretti. 3- İnsanı O yarattı. 4- Ona beyanı öğretti.” (D.İ.B.) Ayetler ardışık olarak okunduğunda önce insanın yaratılması ardından ona *Kur’an’ın öğretilmesi beklenirdi. Fakat görüldüğü gibi önce Kur’an-i değerlerin öğretildiği daha sonra insanın yaratıldığı açık olarak beyan edilmektedir. Şüphesiz burada Kur’an-ı Kerim’in öğretilmesi lafzı (söz) anlamda olan bir Kur’an öğretimi değildir. 

İnsanın doğumu ile kazandığı Dogmatik değerler (yahut göreceli kavramlardan oluşan varlık ilkeleri, fıtrat delilleri) insanın insan olma özelliklerinin başlangıcını (fıtratını) oluşturur. Varlık ilkeleri; başta Haniflik olmak üzere, buna bağlı olarak Kur’an ahlak ilkeleri, akıl mantık ilkeleri, inanma ihtiyacı, duygular ve ibadet, doğal arzular, halifelik vb. birçok evrensel değerlerin toplamını temsil eden bütünsel bir terimdir. Diğer bir ayette; Bakara 30 “ Hani Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Biz seni eksiksiz bilirken ve durmadan övgü ile tenzih ederken, orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın? Dediler. Allah, Şüphe yok ki, ben sizin bilmediklerinizi bilirim.” Dedi. 

Bu durum ifade ettiğimiz gibi bir kısım ilkelerin ve değerlerin insanlar (varlıklar) henüz yaratılmadan önce insanın fıtratı gereği var kılındığına işaret etmektedir. İslam inancı insan için hayatı başlangıç olarak pak ve devamıyla iyilikler üzerinden inşa etmeye çalışır. (Hristiyan teolojisi ise hayatı insanın günahkârlığı üzerinden “vaftiz” merasimiyle başlatır.) Yaratılmakta olan varlıkların insanların yeni bir şeyin imalatında yaptıkları gibi sınama-yanılma metoduyla günlük, zamansal kontrolü ve beğeniden sonra diğer varlıkların ve günün yaratılması söz konusudur. Bu durum düşünce anlamında yaratmadaki kabiliyeti, gücü ve nihayetinde yaratıcıya ait olan iradeyi şüpheci, zayıf kılar ve sınırlar. Yine düşünce boyutuyla yaratmada zayıf kalan yaratıcının yarattığı varlıkların evrim yoluyla “yaratıcının dışında” kendilerinin belirlediği şekilde yahut tesadüfen amaca dönük olarak tamamlanmaları söz konusu olacaktır. 

Günümüzdeki anlatımla maymun-goril fiziki anlamda neden farklı bir varlık olarak değil de insan olmaya evrilmiştir? Şayet aynı cins maymun evrim yoluyla insan olmuş ise hangi biyolojik şartlarda, hangi iklimde, hangi ırkta, hangi renkte, erkek kadın hangi cinste, nerede ve kimin aklına/davranışına,  göre nasıl bir insan yahut ırk anlamında ayrı ayrı insan türleri oluşmuştur? Maymun, sorumluluk sahibi olma durumuyla insanı insan yapan ruhun bir anlatımı olan haniflik temel değerleri ve duygular dâhil ilgili değerlere evrim sürecinde mi sahip olmuştur?  Diğer bir anlatımla maymun hangi değerler üzerinden ve ne kadar bir süreç içerisinde insana özgü ruhi olgunluk kazanmıştır. En iyi şartlarda 30-40 yıl yaşayan maymunlar konuşacakları lisana evrimden önce mi, evrim sırasında mı, evrimden sonra mı sahip oldular? Soru çok. Yine ilgili maymun yahut maymunlar-makak evrim geçirmiş ise aynı özelliklere sahip olan maymun türleri neden varlıklarını günümüzde aynı şekilde maymun olarak devam ettirmektedirler. Yahut insanlar fiziki manada evrim yoluyla insan olmuşlar ise evrimleri farklı boyutlarıyla birlikte neden devam etmemektedir? 

İnsan ile g0riller yahut şempanzelerin DNA benzerlikleri bir birine oldukça yakındır. Bu yakınlık belki de kardeşler-akrabalar arasındaki DNA benzerliklerinden çok çok daha da yakın olabilir. DNA nın benzerliği her birey için ayrı ayrı bir yazılım programıdır. Bu yazılım programının bütünselliği insanda iki ayrı cinsiyet üzerinden madde ve mana anlamında sağlıklı bireylerin oluşmasının temel sebeplerini oluşturur. 

İki yahut çok flaş disk fiziki olarak bir birinin aynısıdır. Flaşları birbirinden ayıran temel özellik ise aynı bilgisayar üzerinden fiziki benzerlikleri değil; içerisinde kendisine yüklenen ve korunaklı durumdaki farklı bilgilerdir. Her canlının ayrı ayrı kendisine özgü hayata sahip olmalarıdır. Korunaklı durumuyla yazılan yazılar değişkenlik gösterebilecektir. Canlılar arasında ki farkta bu anlatımlarda olduğu gibidir. 

Mutasyona uğrayan canlılar fıtratın ifadesiyle ara bir motif oluşturmadan kendi varlıklarını amaca uygun olarak günümüzdeki anlatımlarıyla tamamlamışlardır.  

 

Yazarın Diğer Yazıları