Onur Güven: 1993 yılı Artvin doğumludur. Artvin lisesini bitirdikten sonra Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi 2015 yılı mezunudur.
Ön Türklerin Karadeniz’in kuzeyinden Anadolu’ya geçişleri:
Güney Kafkasya güzergâhını takip ederek Anadolu’ya giriş yapan Türkler ve akraba topluluklar Artvin dâhil geçtikleri birçok yeri kendi kültürleri ile etkilemişlerdir. Bu etki gerek dil ve kültürel yönünden olsun gerekse de maddi kalıntılar olarak birçok yerde karşımıza çıkmaktadır. Onur Güven Hoca ilgi Yüksek Lisans tezini çalışırken ulaşabildiği bölgelerde gerekli saha çalışmalarını da yapmıştır. Düşüncemiz o ki inşallah bizim bu anlatımlarımız belki de Sn. Onur Güven Hocanın anlatımlarına bir katkı sunabilir diye düşünüyorum…
Onur Güven *(Onur Güven OMÜ/SBE Tarih Yüksek Lisans Tezi) Beyin yaptığı akademik bir çalışma olan ‘Artvin’in Kültürel Tarihinde Türk İzleri’ isimli kitap çalışması Artvin Valisi Sayın Ömer Doğanay’ın yazmış olduğu önsöz ile birlikte 2018 yılında yayımlandı. Bu çalışmada Artvin’in kültürel yapısı hakkında geniş kapsamlı çok önemli bilgiler verilmektedir. Bu bilgilerde Artvin bölgesinde farklı kültürler ve bu kültürlere bağlı olarak farklı ulusların geçici sürelerle hâkimiyetleri, varlıkları söz konusudur. Türk nüfus ise; Kimmerler, İskitler, Bunturkiler, Çepni ve ağırlıklı olarak Kıpçak ve Ahıska Türkleri olarak ifade edilmektedir. Daha sonra bir kısım ayrılıklar olsa da Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti hâkimiyeti.
Onur Güven Beyin Artvin’in Kültürel Tarihinde Türk İzleri isimli çalışmasında Kıpçak kelimesi Orta Asya’da farklı zamanlarda yerel bölgesel anlamda ilgili kaynaklarda şu şekilde geçmekte.
Kıpçak ismi tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte tarih sahnesine ilk kez Tobol ve İşim Nehirleri vadisinde-civarında ortaya çıkmıştır. Bu nehirler ve bölge Kazakistan ve Rus’ ya sınırları içerisinde kalmaktadır. Kıpçak adının yazılı kaynaklarda ilk defa geçtiği yer ise Uygur Eletmiş Bilge Kağan’ın Şine Usu veya Selenga*( 734 yahut 735 yılında Bilge Kağan adına oğlu tarafından dikilen yazıt.) adı verilen yazıtıdır. *Artvin’in Kültürel Tarihinde Türk İzleri. Sayfa 58
Aynı isim DîvanuLügati’t-Türk’te (1072-1074) Kıfçak şeklinde geçen ve Türklerde ‘Türklerden büyük bir bölük’, Kaşkar yakınlarında bir yer adı ve bu bölüğün oturduğu yer adı ve ‘bu bölüğün oturduğu bölge’ gibi anlamlara gelen bu kelime Yusuf Hac Hacib’inKutatgu Bilig (11, y.y) adlı eserinde dört yerde Kıvçak olarak geçmekte ve ‘kof’, boş ‘şanssız’ ve ‘yabani’ anlamlarına gelmektedir. Oğuz Kağan destanında ise ‘içi çürümüş ve oyulmuş ağaç’ manasında kullanılmıştır. Tarihçi Macar Nemeth’e göre bu adın anlamı günümüzde Şagay şivesiyle kullanılan ve ‘öfkeli, birden kızan’ anlamına gelen Kıpçak sözü ile aynıdır. A.g.e Sayfa 58
Farklı telaffuzla ifade edilen Kıpçak (Kıvçak ve Kıfçak) kelimesibaşka nerelere taşınmıştır bilmemiz mümkün değildir. Bununla birlikte bilindik durumuyla tarih sahnesine çıktığı 734 yılından hemen sonraKıvçak, (Taş Baba), Belören, Yığya, Kilise, Maşatlık, Uzungelin, Karamuklu, Seheroğlu, Oluklar ve İslam olduktan sonra Kutatgu Bilik’teki XI. Yüzyıl ifadesiyle Kıvçak ve devamıyla Selçuklu ve Osmanlı dönemi tekkeler, Osmanlı Mezar bezemeleri, Yığya dâhil yakın bölgelerde bulunan üç adet kurgan anlatımları günümüz Develi Epçe köyü bağlamında halen varlığını aynı isimlendirmeler ve bölgesel değerler üzerinden devam ettirmektedir.Yığya ismi aynı Kıvçak vadisi devamıyla 5 Km. kadar sonra Yukarı Develi yakınlarında da bulunmaktadır.
Bu ifade; Anadolu Coğrafyasında Türkler henüz Müslüman olmadan önce (belki de henüz Hristiyanlık da yok iken) Kayseri ve civarında devamıyla yakın bölgemiz Zamantı vadisi ve Epçe Köyü Anadolu Coğrafyasında Türk varlığının önemli olan bir anlatımıdır.
Bölgeyi genel bir değerlendirmeyle bana anlatan Ali Güçlü Hocama teşekkür ederim…
Gelecek haftaki yazımız; Sayın Aslı Sağıroğlu Arslan’ın bir eseri olan Kayseri Zamantı Irmağı Çevresindeki ‘BEZEMELİ MEZAR TAŞLARI’ isimli kitap çalışması