İlhami Şekercioğlu

Anadolu'da Türk Varlığı (b)

İlhami Şekercioğlu

Biz Anadolu’da M.S 8-9. Asır itibarıyla Türk varlığını kendi çalışmalarımız üzerinden temellendirerek anlatmaya çalışalım.

30 Haziran ve 2 Temmuz 2022 tarihi itibarıyla Kayseri-Develi Belediyesince düzenlenen “III. Uluslararası Develi Âşık Seyrani ve Türk Kültürü” isimli Sempozyuma “Develi’de İz Bırakmış Kuvayı Milliyeci Bir Kaymakam” isimli bir bildiri sundum.

(Daha önce 2018 yılında düzenlenen kongreye de “Göçler Köyü Çukuryurt” isimli bir bildiri daha sunmuştum.)

Bu bildirinin hazırlık aşamasında “KIVÇAK” kelimesi üzerinden Anadolu’da Türk Tarihi, Türk Kimliği ve Türk Kültürü adına oldukça önemli olan bir bilgi ile karşılaştığımı ifade etmeliyim.

Bu bilgiye göre; Türkler henüz İslam inancı gelmeden çok önce yahut hemen sonra farklı Türk Boylarıyla, kendi öz lisanlarıyla, zamanla İbadethaneleriyle, Orta Asya’daki özel isimleriyle, mezar taşlarıyla-Balballarıyla Kurganlarıyla birlikte Anadolu topraklarında varlardı.

Türkler Seyhun ve Ceyhun Irmağını benzerlikleri üzerinden isim olarak Anadolu’ya taşımış, aynı isim Anadolu’daki iki ırmağa isim olmuş Seyhan Ceyhan ismini almıştır. (Bu iki isim Seyhan ismi ile kız çocuklarına, Ceyhun ismiyle erkek çocuklarına isim olmuştur.) Gittikleri yerlere Orta Asya’da ki önemli isimleri de belde, bölge isimlerini, Türk boylarına ait isimleri vb. kavramları beraberlerinde taşımışlardır.

Türklerde isim verme, yerel bölgesel isimlendirme; ya fiziki yapıya dayalı tabii unsurlardan, ya da beşeri ekonomik unsurlardan kaynaklı olarak isimler verilmiştir. Tabii unsurlar içerisinde vadi, dağ, su, orman, bitki vb. isimlerinin, beşeri ve ekonomik unsurlar içerisinde ise Türk boy, oymak ve aşiretlerinin isimleri ile ören yerlerinin adları ön plana çıkmaktadır.

Kendilerince değerli-kutsal buldukları isimleri gittikleri coğrafyalara taşımışlardır.

Biz bu özelliklerin bir örneğini de Develi Epçe Köyü ve mücavir alanı Kıvçak vadisinde görebiliyoruz.

Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınan köyler ve bu köylerde belirli bir yerin, mekânın ve insan-ailenin Türkçe isimleri örneklendirme adına:

Afşarköy: Develi Şıhlı kasabası mücavir alanı içinde bulunan bir dönem (1869 yılı ) Develi Çukuryut Köyünü de kuran anadili, lisanı sadece Türkçe ve Hristiyan olan Karamani’ce okuyup yazan ve kendilerini Rum olarak ifade eden insanların yaşadığı köy. Bu alanda yapılan birçok çalışmaya göre bu insanlar İslam öncesi Anadolu’ya yerleşen Hırstıyan olmuş ön Türklerdir. Uzlar, Peçenekler, Bulgarlar, Macarlar, Kıpçaklar…

Kayseri Talas ve Talas merkez ilçesi, Kocasinan İlçesi Salur Mahallesi, Kayseri Mancusun Köyü, şahıs ismi anlamında Manasoğulları, (Kırgız Manas Destanı) ismi, Derevenk’te Manas Deresi. Yine Karamani Türklerinin yaşadıkları Zincidere köyündeki bir sokağın adı Farsakoğlu Sokağı, diğer bir sokağın adı Karaman Bayırıdır. İnsanların unvanları ise Farsakoğlu, Kozanoğlu, Avanoğlu gibi. *Hüseyin Cömert “IX ve X. Yüz Yılda Kayseri” isimli çalışması:

Avanoğlu ismi Develi Sindelhöyük kasabasında günümüzde bir başka ailenin soy ismidir. Halen Hazarşah isimli Kayseri-Bünyan’a bağlı bir köy bulunmaktadır. (Hazarlar Miladi: 650-1048)

Kayseri Özvatan ilçesi merkez ve birçok köyü ile birlikte bu köylerde *yaşayan insanlar da mübadeleyle göçe tabii tutulmuş Türkçe Lisanın dışında başka bir lisanları olmayan Hristiyan Türklerdir. *Karamanlı Rum Hacı Ana Kadinko… Youtube Sosyal Medya.

Yine Kayseri merkezde bulunan Varsak/Farsak, Kocasinan İlçesi Salur mahallesi. Bu tür örnekler özellikler Kilikya ve devamıyla Türkiye’nin hemen her bölgesinde oldukça çoğaltılabilir.

Ön Türkler Orta Asya’yı; İslam öncesi ve sonrası yeni mekân oluşturdukları isim ve kültürleriyle birlikte Anadolu dâhil dünyanın farklı bölgelerine taşımış, yine bu bölgelerden Anadolu Coğrafyası anlatımlarda da görüleceği üzere (öncesi bilinmemekle birlikte) Ortaçağın başlangıcıyla birlikte Türk yurdu olmuştur.

Türk kavimlerinin Bulgar, Peçenekler, Uzlar, Kuman-Kıpçak ve Çağatay *olan bir kısmı Hazar Denizi ve Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa’nın içlerine kadar giderler. Bu Türkler Bizans’la uğraşırlar ve onu rahatsız etmeye, sıkıştırmaya başlarlar. Bizanslılar bu Türk Boyları ile antlaşma yoluna gitmiştir. Bu Türkler Bizans’ın da teşvikiyle Hırıstıyan olmaya başlarlar ve zamanla Karamanoğlu beyliği sınırları içerisinde çoğalmaya ve yaşamaya başlarlar. Karamani Türk olarak isimlendirilirler. *Göç Bizim Kaderimizdi. S: 23 Balkanlarda Türk kimlik karakter yapılanması kendi varlığını geçmişten günümüze süreklilik halinde korumakta ve devam ettirmektedir…

Günümüz itibarıyla bu Türklerden birçok kalıntının Orta Asya merkezli Anadolu ve Balkan coğrafyasında var olduğunu görebiliyoruz.

Gelecek haftaki yazımız Anadolu’da Türk Varlığı anlatımına devam edilecektir
 

Yazarın Diğer Yazıları