Ecem Yaman

Bu yapılan zulümden başka bir şey değildir

Ecem Yaman

Ara sıra gündeme düşen önemli ve göz ardı edilemeyecek bir konu olan çocukların karanlıkta okula gitmeleri son günlerde sosyal medyada fazla konuşulur oldu. 

Milyonlarca çocuğun karanlıkta okula gitmeleri uzmanlar tarafından doğru bulunmuyor. Bu bağlamda yaz ve kış saati uygulamasının tekrardan geri gelmesi önem arz ediyor. Türkiye'de 2016 yılında başlayan kalıcı yaz saati uygulaması hala devam ediyor. 

Bu uygulamanın kaldırılması, çocukların derslerden daha fazla verim alması açısından önemli… 
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, bu konunun acilen çözülmesi adına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a soru önergesi verdi. 

Verilen soru önergesinde karanlıkta okula giden çocukların güvenlik konusunda da sıkıntı çektiği anlatıldı. 

Soru önergesi şöyle; ‘Güneş doğmadan okula giden öğrenciler ilk dersi lamba yakarak işlemek zorunda kalmaktadır. Öğrencilerin çoğu ilk derste uyuklarken, öğretmenler de gün aydınlanmadığı için ilk derslerden verim alamamaktan şikâyetçidir. Veliler ise sokak köpekleri, madde bağımlıları nedeniyle çocuklarının zifiri karanlıkta sokağa çıkmasını istememektedir. Yurttaşlarımız sabah işe giderken güvenlik kaygısı yaşarken, uygulamanın tek kazananı her zamanki gibi elektrik dağıtım şirketleri olmuştur. Kalıcı yaz saati uygulamasından bir an önce geri dönülmelidir. Bu yapılanlar halka zulümdür.’

Burada yazıldığı gibi bu yapılan küçük çocuklara zulümden başka bir şey değildir. Üstelik çocukların yetersiz uyku alması, odaklanma sorusunu çekmesi, zaman baskısı altındaki görevlerde hata payının artması ve duygusal anlamda bozulmalara yol açıyor. Tüm bunların hepsi ise çocuklarda saldırganlık, depresyon ve anksiyete gibi sorunlara davetiye çıkarıyor. Buna bir çözüm bulunamadığı için bu durumun küresel bir salgın olduğunun kanaatindeyim. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın faaliyet raporuna göre ilkokul, ortaokul ve ortaöğretimde okuyan toplam öğrenci sayısı 6 milyon 859 bin 962’dir. Bunların 6 milyon 238’i sabahçı, yani saat 7.20’de ders başı yapıyor. Tam gün okuyan öğrenciler ise 8.30’da ders başı yapıyor. Bu öğrenciler o saatte ders başı yapabilmeleri için saat sabah 5’te uyanmaları gerekiyor. Yani kahvaltı, servise yetişme derken gün daha doğmadan hayata başlıyorlar. 

Gün doğmadan uyanmanın çocuk psikolojisi üzerindeki bu kötü etkisi yadsınamaz bir gerçek, dolayısıyla bakanlığın bu konuda bir an önce çözüm üretmesi önemli.

Yazarın Diğer Yazıları