- Haberler
- Ekonomi
- Kayseri tekstilinde yaprak dökümü: Köklü fabrikalar birer birer üretimden çekiliyor!
Kayseri tekstilinde yaprak dökümü: Köklü fabrikalar birer birer üretimden çekiliyor!
Kayseri'nin yıllarca sanayisinin lokomotiflerinden biri olan tekstilde dengeler değişiyor. 73 yıllık fabrikanın üretimi durdurmasından köklü şirketlerin zarar açıklamasına, iflaslardan gerileyen ihracata kadar dikkat çeken gelişmeler peş peşe yaşanıyor. Kentin tekstilinde alarm veren tablo nereye gidiyor?
Kentin sanayileşmesinde onlarca yıl önemli rol oynayan fabrikaların bir bölümü üretimden çekilirken, bazıları iflas etti, bazıları el değiştirdi, bazı şirketler ise üretim modelini değiştirmek veya küçülmek zorunda kaldı. Büyük fabrikalarda yaşanan gelişmelere küçük ve orta ölçekli tekstil işletmelerindeki daralma ve geçici üretim duruşları da eklenince Kayseri tekstilinde giderek ağırlaşan bir tablo ortaya çıktı. Bugün gelinen noktada tekstil, hâlâ Kayseri'nin önemli üretim ve ihracat alanlarından biri. Ancak sektörün kent sanayisi içerisindeki ağırlığı geçmiş yıllardaki görünümünün oldukça gerisinde.
Kayseri Valiliğinin güncel verilerine göre Kayseri Organize Sanayi Bölgesi'ndeki işletmelerin sektörel dağılımında mobilya imalatı yüzde 21,54 ile ilk sırada, fabrikasyon metal ürünleri yüzde 19,04 ile ikinci sırada bulunuyor. Tekstilin payı ise yüzde 6,39'a kadar gerilemiş durumda. Resmî dağılımda toptan ticaret, elektronik ile kauçuk-plastik sektörleri de tekstilin üzerinde yer alıyor. Bu nedenle geçmişte mobilyanın hemen ardından Kayseri'nin temel sanayi kollarından biri olarak gösterilen tekstilin bugün kent sanayisindeki göreli ağırlığının ciddi biçimde zayıfladığı görülüyor.
73 yıllık devin makineleri sustu
Kayseri tekstilindeki kırılmanın en çarpıcı ve en güncel örneği Orta Anadolu Ticaret ve Sanayi İşletmesi oldu. 1953 yılında kurulan ve uzun yıllar dünyanın önemli markalarına denim kumaş üreten şirket, Kayseri'deki üretim faaliyetlerini 11 Eylül 2026 itibarıyla durdurdu. Şirket tarafından yapılan açıklamada kararın geçici olmadığı belirtilirken, bütün üretim tesislerinin 12 Ekim 2026 itibarıyla tamamen kapatılacağı bildirildi. Daha da dikkat çekici olan ise şirketin kapanış gerekçeleri. Orta Anadolu; küresel tekstil sektöründeki talep zayıflığını, artan operasyonel ve finansman maliyetlerini, tedarik zincirindeki dalgalanmaları ve değişen ticaret şartlarını gerekçe gösterdi. Şirket, maliyet düşürme, verimlilik ve yeniden yapılanma çabalarına rağmen mevcut ekonomik şartlarda operasyonel modelin sürdürülebilir olmaktan çıktığını açıkladı. Bu karar, Kayseri açısından yalnızca bir fabrikanın üretimden çekilmesi anlamına gelmiyor. Onlarca yıldır kentte biriken tekstil üretim bilgisinin, istihdamın ve tedarik zincirinin önemli halkalarından birinin devreden çıkması anlamına geliyor.
Saray Halı da tarihe karıştı
Kayseri tekstilindeki gerilemenin önemli kırılma noktalarından biri de Saray Halı oldu. Develi'nin sanayileşmesinde yıllarca önemli rol oynayan Saray Halı fabrikası 2023 yılında faaliyetini sona erdirdi. Saray Halı'nın kapanışı, özellikle Develi açısından üretim ve istihdam kaybının yanı sıra yıllardır fabrikanın etrafında oluşan ekonomik hareketliliğin de zayıflaması anlamına geldi.
YD Dokuma'da süreç iflasa kadar gitti
Bazı işletmelerde ise üretim sorunları kapanışın da ötesine geçerek hukuki iflas sürecine dönüştü. Kayseri'nin tekstil şirketlerinden YD Dokuma İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yürütülen konkordato süreci sonuçsuz kaldı. Mahkeme, şirketin kesin mühlet ve konkordato talebini reddederek 19 Mart 2025 günü saat 14.37 itibarıyla iflasının açılmasına karar verdi. Böylece YD Dokuma'daki mali sıkıntı, hukuken de iflas ve tasfiye aşamasına taşındı. Bu olay, Kayseri tekstilinde yaşanan sıkışmanın yalnızca üretim azaltma ya da geçici kapasite düşürme seviyesinde kalmadığını gösteren en somut örneklerden biri oldu.
Küçük fabrikalar da aynı baskıyla karşı karşıya
Sorun yalnızca büyük ve köklü şirketlerle sınırlı değil. Tomarza'da faaliyet gösteren Tunalıoğlu Tekstil'in 2025 yılında üretime ara vermesi, daha küçük ölçekli firmalarda yaşanan sıkıntının kamuoyuna yansıyan örneklerinden biri oldu. Ancak bu işletme için doğrulanmış son bilgi kalıcı kapanış değil, geçici üretim duruşu niteliğinde. Buna karşın kapanan büyük işletmeler, geçici üretim duruşları, küçülmeler ve faaliyet modelini değiştiren firmalar birlikte değerlendirildiğinde sektördeki baskının yalnızca birkaç şirketle sınırlı olmadığı anlaşılıyor. Kamuya yansıyan vakalar ve büyük firmalardaki gelişmeler, sektörün ciddi bir kapasite kaybı yaşadığına işaret ediyor.
Birlik Mensucat kapanmadı ama el değiştirdi ve zarar açıkladı
Kayseri tekstilinin en köklü isimlerinden Birlik Mensucat için ise tablo farklı. Soley markasının da sahibi olan Birlik Mensucat faaliyetini sürdürüyor. Bu nedenle şirketi “kapanan fabrikalar” arasında göstermek doğru değil. Ancak şirkette 2026 yılında önemli bir ortaklık değişimi gerçekleşti. Yaşar Küçükçalık ve Zeynep Holding'in Birlik Mensucat sermayesindeki toplam yüzde 35,09'luk payı, Re-Pie ve Bulls Girişim Sermayesi bağlantılı yatırımcılara toplam yaklaşık 302,2 milyon TL bedelle devredildi. Pay devir işlemi Haziran 2026'da tamamlandı.
KAP kayıtlarına göre Birlik Mensucat 2026'nın ilk altı ayında yaklaşık 118,8 milyon TL hasılat elde ederken 22,2 milyon TL net dönem zararı açıkladı. Şirket 2025'in tamamında da yaklaşık 34,9 milyon TL zarar etmişti. Birlik Mensucat halen faal. Ancak uzun yıllar Kayseri tekstilinin üretim sembollerinden biri olan şirketin geçmişte ana dokuma faaliyetlerinden çekilmesi, üretim modelinin değişmesi, 2026'daki büyük pay devri ve devam eden zarar tablosu, sektörde yaşanan dönüşümün başka bir boyutunu ortaya koyuyor.
Karsu üretimde ama 110 milyon liranın üzerinde zarar açıkladı
Kayseri'nin bir diğer köklü tekstil üreticisi Karsu Tekstil faaliyetlerini sürdürüyor. İncesu'daki şirket üretimini ve KAP bildirimlerini sürdürüyor. Ancak Karsu'nun finansal sonuçları sektörün kârlılık sorununu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. KAP verilerine göre şirket 2026'nın ilk altı ayında yaklaşık 1 milyar 157 milyon TL hasılat elde etti. Buna karşılık dönem sonunda 110 milyon 456 bin TL net zarar açıkladı. Karsu örneği, tekstildeki sorunun yalnızca kapanan şirketler üzerinden okunamayacağını gösteriyor. Fabrika çalışmaya ve satış yapmaya devam etse bile finansman giderleri ve yükselen maliyetler, yüksek cirolara rağmen şirketleri zarar noktasına taşıyabiliyor.
Atlas Halı: gerilemenin daha eski işaretlerinden biri
Kayseri'nin tekstil ve halıcılık tarihinde önemli yeri bulunan Atlas Halı da bugünkü gerilemenin daha eski örneklerinden biri. Geçmişte Türkiye'nin büyük sanayi kuruluşları arasında bulunan Atlas Halı, yıllar önce el değiştirdi ve fabrika kapandı. Dolayısıyla bugün yaşanan gelişmeler bir anda ortaya çıkmış değil. Kayseri'de özellikle geleneksel tekstil ve halıcılık sanayisindeki ağırlık kaybının geçmişe uzanan bir süreci bulunuyor.
Şirket satışı her zaman kapanış anlamına gelmiyor
Kayseri tekstilindeki gelişmeler değerlendirilirken şirket satışı ile fabrikanın kapanmasını da birbirinden ayırmak gerekiyor. Örneğin Doqu Home'da yaşanan süreç bir kapanış değil, mülkiyet değişimiydi. Şirket el değiştirdikten sonra faaliyetini sürdürdü. Boyteks ise 2026 yılında satışa çıkarıldı ancak uygun teklif oluşmadığı için satış işlemi tamamlanmadı. Şirket üretim faaliyetlerine devam ediyor. Bu örnekler, Kayseri tekstil sektöründeki her satış veya devir haberinin “bir fabrika daha kapandı” şeklinde yorumlanamayacağını gösteriyor. Ancak büyük şirketlerde mülkiyet değişikliklerinin, satış girişimlerinin ve yeniden yapılanmaların aynı dönemde yoğunlaşması da sektörün nasıl bir dönüşüm içinde bulunduğunu ortaya koyuyor.
İhracatta da gerileme var
Kayseri tekstilinin yaşadığı baskının bir başka göstergesi ihracat verileri. İhracatçı Birlikleri kayıtlarına göre Kayseri'nin yalnızca “tekstil ve hammaddeleri” sektöründeki ihracatı 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde yaklaşık 250 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. 2024'ün aynı döneminde yaklaşık 266,5 milyon dolar olan ihracatta değer bazında yaklaşık yüzde 6'lık düşüş meydana geldi. Kayseri buna rağmen tekstil ve hammaddeleri ihracatında Türkiye'nin önde gelen kentlerinden biri olmayı sürdürdü ve Ocak-Kasım 2025 döneminde iller arasında 7'nci sırada yer aldı. Üstelik bu rakam Kayseri'nin bütün tekstil ekonomisini kapsamıyor. Halı, hazır giyim ve bazı ev tekstili ürünleri farklı ihracat sektörlerinde sınıflandırıldığı için kentin tekstille bağlantılı toplam ticari hacmi bunun üzerinde. Ancak yön aşağı doğru. İhracatın azalması, üretim maliyetlerinin yükselmesi ve iç pazardaki daralma aynı dönemde birleştiğinde şirketlerin hareket alanı giderek daralıyor.
Tekstil neden bu noktaya geldi?
Sektörün yaşadığı sorunların tek bir nedeni bulunmuyor. Tekstil şirketleri aynı anda yüksek finansman maliyetleri, işletme sermayesine ulaşma güçlüğü, artan enerji ve işçilik giderleri, döviz kuru ile maliyetler arasındaki dengesizlik, küresel talepte zayıflama ve Uzak Doğu merkezli düşük fiyat rekabetiyle karşı karşıya. Özellikle ihracatçı firmalar açısından sorun daha da ağırlaşıyor.
Üreticinin işçilik, enerji, finansman ve diğer TL cinsi giderleri hızla yükselirken ihracat fiyatlarının aynı ölçüde artırılamaması kârlılığı eritiyor. Türkiye'deki üreticiler bir yandan yüksek maliyetlerle mücadele ederken diğer yandan Çin, Pakistan, Hindistan, Bangladeş ve benzeri üretim merkezlerindeki fiyatlarla rekabet etmek zorunda kalıyor. Orta Anadolu'nun üretimi sonlandırırken doğrudan küresel talep, operasyonel maliyetler ve finansman giderlerine dikkat çekmesi de sektörün yaşadığı sorunu şirket ağzından ortaya koyan en güçlü örneklerden biri.
Kayseri için kayıp yalnızca fabrika sayısıyla ölçülemez
Tekstilde yaşanan erozyonun Kayseri ekonomisine etkisi yalnızca kapanan işletmelerin sayısıyla ölçülemiyor. Tekstil, doğrudan istihdamın yanı sıra iplikten kumaşa, boyadan kimyasala, makine bakımından lojistiğe, ambalajdan enerjiye kadar geniş bir tedarik ağı oluşturuyor. Özellikle Kayseri'de tekstil sektörü mobilya, yatak, halı ve ev tekstili üretimiyle iç içe geçmiş durumda. Döşemelik kumaş, yatak kumaşı, keçe, elyaf ve benzeri ürünler mobilya sektörünün de girdisini oluşturuyor.
Bu nedenle büyük bir tekstil fabrikasının kapanması yalnızca o fabrikanın kapısından çıkan çalışanları etkilemiyor. Fabrikaya mal ve hizmet satan yan sanayi işletmelerini, nakliyecileri, bakım firmalarını, tedarikçileri ve çalışanların harcama yaptığı yerel ekonomiyi de etkiliyor.
Kayseri tekstiline ilişkin güncel ve kapsamlı bir toplam istihdam kaybı serisi kamuya açık olmadığı için kaybın kaç kişi olduğu konusunda güvenilir tek bir rakam vermek mümkün değil. Ancak Saray Halı ve Orta Anadolu gibi büyük üretim merkezlerinin kapanması ile YD Dokuma'nın iflasının doğrudan istihdam kapasitesini aşağı çektiği tartışmasız. Bunun üzerine küçük ve orta ölçekli işletmelerdeki küçülme ve üretim duruşları eklendiğinde etkinin kent ekonomisine yayılması kaçınılmaz hale geliyor. Bir zamanların lokomotif sektörü şimdi ayakta kalmaya çalışıyor.
Kayseri tekstili henüz bitmiş değil
Kent halen Türkiye'nin önemli tekstil üretim merkezlerinden biri. Kayseri'den yüz milyonlarca dolarlık tekstil ihracatı gerçekleştiriliyor. Boyteks, Karsu, Birlik Mensucat, Vellteks, Gümüşsuyu, Beşler Tekstil ve başka birçok üretici faaliyetlerini sürdürüyor. Ancak asıl soru artık sektörün var olup olmadığı değil, mevcut ölçeğini ve istihdamını ne kadar koruyabileceği. Çünkü tablo birkaç yıl öncesinden çok farklı. Bir dönem Kayseri'de “mobilya ve tekstil kenti” tanımını besleyen iki büyük üretim kolundan biri olan tekstil, bugün mobilya ve metal sanayisinin çok gerisine düşmüş durumda. Kayseri OSB'de tekstilin yüzde 6,39'a gerileyen payı da bu değişimin en somut göstergelerinden biri. Şimdi Kayseri açısından kritik soru şu: Yüksek maliyetler, finansmana erişim sorunu ve dış pazarlardaki rekabet koşulları değişmedikçe sektörün önündeki riskler ortadan kalkmış değil. Kayseri'nin onlarca yılda oluşturduğu tekstil üretim kültürünün, yetişmiş iş gücünün ve sanayi altyapısının korunup korunamayacağı ise yalnızca tekstil firmalarının değil, kentin ekonomik geleceğinin de en önemli sorularından biri haline gelmiş durumda.
