Prof. Dr. Sayın Aslı Sağıroğlu Arslan’ın bir eseri olan Kayseri Zamantı Irmağı Çevresindeki “BEZEMELİ MEZAR TAŞLARI” isimli kitap çalışması kısaca bilgilendirme notu ve anlatımlarımız.
Kayseri Zamantı ırmağı vadi ve çevresinde yer alan 14 köy mezarında bulunan bezemeli mezar taşları konu olarak seçilmiştir. Bahsi geçen mezar taşları ile ilgili olarak daha önce detaylı ve bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Bezemeli mezar taşları ile iç Anadolu ve başka bölgelerde karşılaşılması; Anadolu’da böyle bir Türk geleneğinin varlığının bilinir haliyle ortaya konmasıdır.
İlgi köylerin isimleri şu şekildedir. Bünyan Elbaşı, Girveli köyü, Samağır Köyü, Kölete Köyü, Karahıdır Köyü, Pınarbaşı Sıradan (Oğuzlar) Köyü, Kömarmut Köyü, Büyük ve Küçük Karaman Köyleri, Tomarza ilçesine bağlı; Gülveren Köyü, Büyük Süvegen Köyü ve Güzelce Köyü, Develiye bağlı olan Gömedi, Köyü, Epçe Köyü, Fıraktın Köyü ve Pusatlı Köyü mezarlıkları…
Bu çalışmadan amaç bu geleneğin Kayseri Zamantı bölgesindeki uzantılarını incelemek, gün geçtikçe harap olan bu mezar taşlarını katalog halinde belgelemek ve diğer örneklerle olan bağını belirleyerek; Anadolu’da Türk sanatı içerisindeki yeri ve önemini ortaya koymaktır.
Bezemeli mezar taşları, daha öncesi Türkistan coğrafyası özel isimlendirmeler; Epçe Köyü Kıvçak vadisinde Belören, Yığya, Yığya yakınında tepede bir Kurgan, Kilise kalıntıları, 1530-1730 tekke anlatımları, Yine devamıyla Zamantı vadisinde yakın bölge iki adet kurgan, Afşarköy, Kızık ve Kulpak, Fıraktın, Çataloluk-Yâdı Türkçe özel isimleriyle isimlendirilen Türk köyleri bulunmaktadır. Zamantı ırmağı kuzey yakasında bulunan köy isimleri de Afşar köy gibi öz be öz Türkçe isimlerdir.
Epçe Köyü Ata tohumu geleneği olan Gacer-buğdayını halen devam ettirmektedir. Kayseri Develi ilçesi civarında yetişen binlerce yıl geçmişi olan ilk var oluşuyla birlikte aynı özelliklerini koruyan genetiği değiştirilmemiş Anadolu’nun kadim tahıllarında birisi olan 28 kromozomlu Gacer buğdayı, coğrafi işaret olarak tescil edilmiştir.
Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı İmparatorluğunun devamı mahiyetinde kurulan bir devlettir. Osmanlı coğrafyasını göz önünde bulundurduğumuzda bu coğrafyada Türkler dâhil oldukça farklı etnik kökene sahip insanlar yaşamışlardır. Yaklaşık bir ifadeyle hemen hemen aynı demografik yapı halen devam etmektedir. İlgili anlatımlarımızda da görüldüğü üzere Demografik bir anlatımla; Selçukluda ve Osmanlıda da olduğu gibi ön Türklerin bu coğrafyada Hırıstıyan olan Afşar köy ve devamıyla yine Hırıstıyan olan Belören, köyü, kiliseleri, kurganları dâhil ortaçağın başlarından itibaren varlıkları söz konusudur. Bilindiği üzere Selçuklu ve Osmanlı içerisinde yaşayan farkı uluslar da asırlardır bu coğrafyada varlardı ve kimliklerini bir şekilde korumuşlardı.
Türkler de bu coğrafyada ilgili anlatımlarımızda da görüldüğü gibi kendi varlıklarını kavimler göçünün başlangıcından itibaren korumuş ve devamıyla asırlardır bu coğrafyada var oluşları üzerinden hareketle; Türkiye Cumhuriyeti devleti bu topraklarda kurulmuştur. Osmanlı devletinin üç kıtada var olan topraklarını düşünürsek Türk asli unsura demografik yapıya bağlı olarak kurtuluş mücadelesi-savaşı bu topraklarda başlatılmıştır.
Türklerin bu coğrafyaya sonradan geldikleri dolayısıyla burada işgalci pozisyonun da olukları vb. anlatımlar gerçeğin bir anlatımı değildir. Bilindiği üzere Türkler somut kültürel varlıklardan hareketle Anadolu’da varlardı ve Anadolu’yu Balkanları imar etmişlerdi. Özellikle batılı tarihçiler bu konuyu sürekli istismar ederek bilerek kendi adlarına siyasi amaçlı olarak kullanmaktadırlar.
Anadolu’da bulunan birçok kalıntı yerli ve yabancı yazarlar, tarihçiler tarafından bilerek yahut bilmeyerek mütemadiyen Romalılara atfedilmektedir. Oysaki daha önceki bir makalemizde de (9 ŞUBAT 2026-Kayseri Anadolu Haber ve Develi Çağdaş Gazetesi.) yazdığımız gibi Romalılardan önce Anadolu coğrafyasında oldukça farklı uluslar yaşamıştır. Onlarda zamanla diğer uluslar gibi kendi hayatlarını yaşamış birçok somut kültürel varlıklar bırakmışlar ve zamanla bu coğrafyadan silinip gitmişlerdir. Belki de günümüzde var olan birçok somut kültürel varlık bu devletlerden kalmıştır.
Bu Kavimler;
Bu topraklarda Selçuklu ve Osmanlı’dan önce Bronz çağında; Turuvalılar, Hititler, Akatlar, Luviler, Asurlular, Akalar, Kizzivatnalar, Likyalılar, İyonlar. Demir çağında; Lidyalılar, Persler, Makedonyalılar, Selevkoslar, Pontuslular, Bergamalılar, Romalılar. Orta Çağdan itibaren; Bizanslılar, Haçlı Seferleriyle gelenler, Klıkyalılar, Artuklular, Selçuklular ve Moğollar varlardı. Bu coğrafya da 1000 yıldan daha fazla kalabilen ise sadece Türklerdir.
Anadolu’da var olan her somut kültürel varlığın Roma’ya ait olmadığını; Develi Fıraktın köyünde bulunan Hitit dönemine ait MÖ. 1650-MÖ. 1450 ve devamıyla günümüz 2026 ya 3400 yıllık Fıraktın kaya kabartmaları-yazılı kaya resimleri üzerinden görebiliyoruz. Fıraktın Tv. 28 Aralık 2020
Gelecek haftaki yazımız; Zamantı Irmağı ve Zamantı Vadisi.