İlhami Şekercioğlu

Madde ve manada fıtratın bozulması

İlhami Şekercioğlu

Yaratılan varlıkları sürekli olarak madde ve mana üzerinden anlatmaya çalıştık. Madde ve manayı birbiriyle ilişkilendirmeye çalıştık. Hayatı çözümlemede fıtrata özgü bir anlatımla maddenin manada mananın da maddede vücut bulduğunu yazmaya çalıştık. Bu bütünselliğin sağlıklı bir şekilde yürümesi insanın kendisiyle barışık olması demektir. İnsanın kendisiyle savaşı bu değerlerin hayata aktarımıyla ilgilidir. İnsan toplumsal bir varlıktır. Bu manada kendi hayatını sorumluluk sahibi bir insan olarak ilgili kurallara göre kendisinin belirlemesi gerekir. Bu kurallar; fiziksel yapı ve oluşturduğu değerler, mana anlatımındaki sübjektif değerler ve bunların hayata aktarımında oluşan güzel olan değerlerdir. Fiziki anlamda fıtratın bozulması kısa bir ön bilgilendirmeden sonra örnek mahiyetinde kendi yaşamsal anlatımlarımızla bir kıyasla devam edecektir.

GELİN OLAN BALIKLAR.

Yazdığımız makalelerde sık sık insanın sahip olduğu ''HALİFELİK'' sıfatından bahsetmiştik. İyi insan olmayı tasavvufla değil halifelikle ilişkilendirmeye çalışmıştık. Kaldı ki halifelik iyilik anlamında insanın doğumuyla birlikte vicdan anlatımlı kazandığı bir ön kabuldür. Bu ön kabulün içerisinde eğitilmemiş kişisel ve toplumsal bir kültür söz konusudur. Gönderilen ilahi dinler ve toplumların kendi kültürleri bu eğitimin kişisel bir anlatımla; her bir kişi için ayrı ayrı sağlam karakterli temelini oluşturacaktır. Tasavvuf ise galiba buradan hareketle kendisine bir kapı aralamaya çalışmaktadır. Tasavvufta aralanan her kapı varlık ilkelerini çözümlemede toplumsallık adına; ön kabulden ilimden bilimden uzak sözde Allah’ın sırrı ile sırlanmış hatasızlığı üzerinden ilgili bir kişinin bilgisi görgüsü dâhilinde olacaktır. (Tasavvuf insan maharetiyle kişiye özgü yumurtanın dıştan kırılmasıdır.) Oysaki Cenabı Allah bu vb. vasıflara sahip hiç bir insan yaratmamıştır. Bilindiği üzere peygamberler seçilmiş durumuyla vahiy almalarına rağmen yer yer küçük hatalara (Zelle ayetleri) düşebilmişlerdir. Yaratılmış olan hiçbir kimse hatasızlığı üzerinden yaratılmamıştır. Peygamberlerin eksiklerini-küçük hatalarını yine İlahi İrade Vahiy anlatımlı düzeltmiştir. Geçmişten günümüze bir anlatımla tasavvuf adına konuşan insanların asırlara dayalı bir bilgiyle sözde Allah’ın sırrı ile sırlanmış her türlü donanıma sahip dolayısıyla hatasızlıkları söz konusudur. Günümüzde yeni oluşan birçok problemin çözümünden bu doğrular ne ölçüde nasıl ve ne kadar söz sahibi olabilecektir. Oluşan yeni problemler sözde var olan önceki bilgilerle nasıl entegre olacaktır. Bu durumuyla hayat din adına ''tutuculuk anlatımlı'' durağan hale getirilemez.

Oysaki insan dogmatik değerleri çözümleme adına birçok hata yapabilmekle birlikte bir birey olarak aklını kullanmaktan sorumlu bir varlıktır. Sonra insan bireysel hareketlerde yine vicdan anlatımlı kendi pişmanlığını ortaya koyacak işlediği yanlış fiil üzerinden deneyim sahipli ve sorumlu bir varlık olarak bilerek Allahtan affını isteyecektir. Pişman olan insan fıtri bir anlatımla; kendisini hesaba çekecek, fıtratı üzerinden sorumluluk üstlenecek, yumurtanın içten çatlayarak kırılmasının önemini hatırlayacak-bilecek Allaha tövbe edecek ve bir daha o fiili işlememeye çalışacaktır.

Biz iyilik anlatımlarının tümünü sırası geldikçe yer yer halifelikle izah etmeye çalıştık inşallah yine çalışacağız. Halifelik Kuranı Kerimin anlatımıyla düşünenler için ilahi beyanı, beşeri beyanı-açıklamayı önceleyen oldukça önemli bir kavramdır. Bu kavramın içerisinde bütünsel bir anlatımla akla temel oluşturacak şekilde ruh tanımlı vicdan ön muhasebeli nesnel varlıklar vardır, İtikadı Vahiyle birlikte madde mana birlikteliği vardır. Hepsinden önemlisi İlahi iradece ortaya konan bir tanım olan ''HALİFELİK'' vardır. Halifelik sıfatının yerine ''tasavvuf'' ve benzeri anlatımlar ''din adına'' ikame edilemezler. Şayet böyle bir şey söz konusu ise DİN yer yer ötekileştirilecek geçmişten gelen ve temellendirilemeyen var sayımlı ve nakil anlatımlı ulamalara eklemelere dayalı ve sadece cezai hükümleriyle birlikte kendisi insanla baş başa kalacaktır. Bu anlatım geçmişte ve günümüz de olduğu gibi dinî sapmalarının temelini oluşturacak; deizme, ateizme vb. birçok olumsuzluğa kapı aralayacaktır. Bu durumuyla yer yer ülkemiz dâhil günümüzdeki din tanımı; tüm dünyada adeta bir savaş alanı gibidir. Oysaki Sağlam karakter yapılanmasıyla varlığını koruyan İslam Dini kurumsal bir anlatımla; fail üzerinden fiil oluşturma çabası içerisinde olmayıp o güzelim anlatımlarıyla halifelik sıfatlı ve kuralları ilahi iradece belirlenmiş fail oluşturma çabası içerisindedir. Bu anlatımla

varlık ilkelerinin çözümünde insan ilgili sıfatların eğitimiyle birlikte güzel bilgilere-değerlere sahip bir varlık (iyi insan tanımlı adam gibi bir adam) olacak ve daha önce ifade edildiği üzere fıtri bir anlatımla; doğal din tanımlı, ön kabul temelli devamıyla (nesne-Vahiy) eğitime, iyiliğe letafete dayalı seçiciliğiyle birlikte hayatını anlamlı hale getirecektir. Bu durumuyla tüm insanlar için dünya daha yaşanılır hale gelecektir. Halifelik Allah’ın iradesini yeryüzünde hâkim kılmada; herkes için sorumluluk anlatımlı ve bilgiye dayalı iş başı yapmaktır, ayakta kalmaktır. Tasavvuf ise Madde ve manayı birbirinden ayırmakla birlikte; Allah’ın ''aklınızı kullanın ve yapın'' şeklindeki emirlerini ''seçilmiş-birilerine'' havale etmek ve kendisinin yapması gereken şeyleri ya ilgili seçilmiş kişilere ya da dua yoluyla geri Allah’a havale etmektir. Gerek madde ve gerekse de manada ölü gibi olmaktır rol yapmaktır. Arkasına hiçlik anlatımlı bir ifadeyle iki dünya adına kalkınma beklemek.

Halifelik beşeri bir ifadeyle; siyasal bir anlatım olmayıp ''insanın fıtratına özgü'' sahip olduğu kişisel güzel olan değerlerdir. İnsanı beşeri anlamda olması gerektiği şekliyle anlatan bir tanımdır. Bu tanıma göre tüm insanlar iyileştirmede güzelleştirmede, letafette, imar etmede Cenab-ı Allah’ın yeryüzündeki birer görevlileridir-halifeleridir. Halifelik tasavvufta vb. birçok anlatımda olduğu gibi halef selef meselesi olmayıp; doğal din tanımlı ve ön kabullü iyilik kavramları üzerinden yaşanması gereken herkes için ayrı ayrı bütünsel değerlerdir. Halifelik eğitimi zorunlu olarak bireysel ve devamıyla birleştiriciliğiyle sosyolojide toplumsal-yasal kuralları oluşturacaktır.

Makalemiz gelecek hafta ''GELİN OLAN BALIKLAR'' başlığı altında devam edecektir

Yazarın Diğer Yazıları