Ezgi Tek

Çocuğun Payına Düşen Zaman

Ezgi Tek

Bir çocuğun gününe baktığımızda neler görüyoruz? Okul, ödev, kurs, sınav hazırlığı… Günün saatleri daha başlamadan paylaşılmış oluyor. Zaman yetmediğinde ise çoğu kez spordan vazgeçiliyor. Çünkü sporu hâlâ eğitimin yanında, ''vakit kalırsa'' yapılabilecek bir etkinlik olarak görüyoruz. Oysa mesele yalnızca hareket etmek değil. Çocuk spor yaparken kuralla karşılaşıyor, sıra bekliyor, mücadele ediyor, takım arkadaşına güveniyor. Kazanıyor, kaybediyor, yeniden deniyor.

Çocuk gelişimi üzerine yapılan araştırmalar, fiziksel aktivitenin yalnızca bedensel sağlıkla sınırlı olmadığını; bilişsel ve psikososyal gelişim açısından da önemli olduğunu ortaya koyuyor. Buna rağmen spor, yoğun programlarda çoğu zaman ilk gözden çıkarılan alan oluyor.

Buradaki çelişki dikkat çekici.

Çocukları hayata hazırlamak için onların zamanını sürekli dolduruyoruz. Fakat hayatın içinde ihtiyaç duyacakları bazı becerileri deneyimleyebilecekleri zamanı da aynı programdan çıkarıyoruz. Oysa kaybetmek de öğrenmenin bir parçası. Bir hedefe ulaşamamak, yeniden denemek, başkasının başarısını kabul etmek, kendi sınırını görmek… Bunların hepsi çocuğun gelişiminin parçası.

Sporun çocuğun hayatındaki yerini konuşurken aslında daha büyük bir meseleyi konuşuyoruz: Çocuğun gelişimini yalnızca ölçebildiğimiz sonuçlar üzerinden mi değerlendireceğiz, yoksa ölçülmesi zor olan deneyimlere de yer açacak mıyız?

Yazarın Diğer Yazıları