Ezgi Tek

Bir Kupa, Binlerce Hayal

Ezgi Tek

Bazı şampiyonluklar yalnızca bir kupayı müzeye götürmez; bir ülkenin çocuklarına hayal kurmayı, gençlerine hedef koymayı, kadınlarına ise ‘’Ben de yapabilirim'' demeyi öğretir.

Filenin Sultanları'nın Avrupa'nın zirvesine yeniden çıkması da işte böyle bir başarıdır. Sahada kazanılan her sayı, ekran başında maçı izleyen bir kız çocuğunun zihninde yeni bir sayfa açıyor. Bu nedenle elde edilen başarıyı yalnızca bir kupa, bir madalya ya da kazanılmış bir final olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Çünkü bazı başarıların skoru vardır, bir de toplumda bıraktığı iz.

Kupa kadar önemli olan miras

Filenin Sultanları'nın başarısının en değerli taraflarından biri, kadın sporunun görünürlüğünü artırması. Yıllarca spor denildiğinde erkek sporcuların başarılarını daha fazla konuşan bir toplum olduk. Oysa bugün kadın sporcularımız milyonların önünde mücadele ediyor, kazanıyor, kaybediyor, yeniden ayağa kalkıyor ve genç nesillere örnek oluyor. Bu değişim sadece spor açısından değil, toplumsal açıdan da son derece kıymetli. Çünkü bir kız çocuğunun kendisine benzeyen, kendi ülkesinin formasını taşıyan kadın sporcuları zirvede görmesi, ona yalnızca voleybolu sevdirmiyor. Ona emek vermenin, disiplinin, dayanışmanın ve özgüvenin değerini de anlatıyor. Bir başka ifadeyle Filenin Sultanları, yalnızca file üzerinde sayı kazanmıyor; toplumun zihnindeki bazı sınırları da aşıyor.

Gençler için sahadan gelen ders

Bugünün çocukları ve gençleri teknolojiyle iç içe büyüyor. Telefonlar, tabletler, bilgisayarlar ve sosyal medya hayatımızın önemli bir bölümünü kaplıyor. Böyle bir dünyada sporun çocuklarımız için taşıdığı değer her zamankinden daha büyük. Spor yalnızca güçlü bir beden demek değildir. Spor; sabretmeyi, kaybettiğinde yeniden denemeyi, takım arkadaşına güvenmeyi, sorumluluk almayı ve bir hedef uğruna çalışmayı öğretir. Voleybol bunun en güzel örneklerinden biridir. Bir oyuncunun tek başına kazanamayacağı bir sayı için takımın birlikte hareket etmesi gerekir. Hayat da biraz böyledir. Bazen manşet almak, bazen pas vermek, bazen hücum etmek, bazen de takım arkadaşının açığını kapatmak gerekir. Milli takımın başarısını izleyen çocuklara verilecek en önemli mesajlardan biri de budur: Başarı tesadüf değildir. Başarı, yetenek kadar çalışmanın ve sürekliliğin de sonucudur.

Şimdi sıra bizde

Elbette milli takımın şampiyonluğunu alkışlamak kolay. Asıl mesele, o alkışı günlük hayatımıza taşıyabilmek. Çocuklarımızı yalnızca maç günlerinde televizyon karşısına oturtmak yerine spor salonlarına, sahalara, yüzme havuzlarına, atletizm pistlerine götürebiliyor muyuz?

Kız çocuklarımızın spor yapmasını destekliyor muyuz?

Mahallelerimizde ve okullarımızda çocukların güvenli biçimde spor yapabilecekleri alanlar yeterli mi?

Gençlerimize ''Derslerini bitir, sonra spor yaparsın'' demek yerine, sporun sağlıklı ve dengeli bir yaşamın parçası olduğunu anlatabiliyor muyuz ?

Bu soruların cevapları, aslında şampiyonluğun ülkemizde bırakacağı izin ne kadar kalıcı olacağını belirleyecek. Çünkü bir ülkenin spor kültürü yalnızca milli takımların kazandığı kupalarla oluşmaz. O kupaların ardından sahaya çıkan çocuklarla oluşur.

Her şampiyonluk yeni bir başlangıçtır

Filenin Sultanları bugün Avrupa'nın zirvesinde olabilir. Ancak onların asıl büyük başarısı, yarının sporcularına ilham verebildikleri ölçüde anlam kazanacak. Belki bugün tribünde onları izleyen bir çocuk, yıllar sonra milli takım formasını giyecek. Belki bugün voleybol topunu ilk kez eline alan bir kız çocuğu, gelecekte ülkesine başka bir şampiyonluk kazandıracak. Belki de spora başlayan bir genç, hiçbir zaman profesyonel sporcu olmayacak ama hayatı boyunca hareket etmeyi, sağlıklı yaşamayı ve mücadele etmeyi sürdürecek.

Bunların her biri şampiyonluğun görünmeyen madalyalarıdır. Bu nedenle Filenin Sultanları'nın başarısını yalnızca bir spor başarısı olarak değil, toplumsal bir fırsat olarak görmeliyiz. Şampiyon takımımıza bakıp gururlanırken, çocuklarımızın gözlerindeki heyecanı da görmeliyiz. Çünkü bugün kazanılan kupa, yarının sahalarında yeni hikâyelerin başlangıcı olabilir.Bir takım şampiyon oldu. Şimdi dileğimiz, bu şampiyonluğun milyonlarca çocuğu ve kadını spora kazandırması. Asıl büyük zafer, yarın sahalara çıkanların sayısı arttığında kazanılacak.

Yazarın Diğer Yazıları