Bir insanın iç dünyası ve davranışlarını kim belirler?
Bu sorunun cevabını ‘Experiment’ filmi anlattı. Bahsettiğim film, sosyal ortamların insan davranışlarını nasıl etkilediğini vurguluyor.
Film Almanlara ait ve 2001 yapımıdır. Filmin yapımcısı 1971 yılında gerçekleştirilen Stanford hapishane deneyini sinemaya uyarladı. Bu deneyde anlatılmak istenen şu; Bireyler bulundukları ortama göre başka bir davranış şekline girer, başkalarının ondan beklediği davranışa ve kişinin kendi içinde belirlediği davranışa uymaya çalışırlar. Kişinin içinde bulunduğu sosyal gruplardan ne derece etkilendiğini sosyal bir etkiyle açıklar.
Bu deneyin sosyal ortamı hapishane…
Bu deneye gönüllü olarak 20 kişi katıldı ve kişiler öğrenciydi. Denekler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye alındı. Bir grup gardiyan ve bir grupta mahkum olmak üzere ikiye ayrıldı.
Ancak garip olan şu, mahkum ve gardiyanlar rollerine hemen adapte oldular. Dolayısıyla deney sınırların dışına çıkıp tehlikeli ve psikolojik olarak hasar veren bir duruma geldi.
Experiment filminde buna şahit olabilirsiniz. Mahkum olan deneklerden kimisi travma geçirirken, gardiyan rolündeki kişiler sadistlik eğilimi gösterdi.
Bu artık deney olmaktan çıkar ve bir yaşam mücadelesine dönüşür.
Filmin yönetmeni, film sonunda bunu izleyiciye çok iyi aktardı. Eğer bir trajedi filmi seyretmek istiyorsanız tavsiye edebilirim.
Biz konuyu sosyal psikoloji yönünden ele alalım; Deneydeki kişiler, normal hayatta asla yapmayacağı davranışlarda bulunuyor. Bireye sosyal ortamda uygulanan baskı ve güç bambaşka birini yaratıyor.
Günlük hayatta bulunduğumuz ortamlar; ev, iş yeri, izlediğimiz dizi ve filmler, bireylerin davranışlarında değişiklik meydana getiriyor.
İnsanın özünde olan, bağımsızlık arzusu, yapılan bu deneylerde etkisini yitiriyor.
Birey, güçlü, mutlu ve özgüvenli bir yapıya sahip olduğu zaman, sosyal ortamların kişiye atfettiği baskı ve güçten daha az zararlı çıkabilir.