Sümeyye Koşar

YKS Bitti, Peki Gelecek Kaygısı?

Sümeyye Koşar

YKS yerleştirme sonuçları açıklandı. Kimi genç, hayalini kurduğu bölümün adını ekranda görünce büyük bir sevinç yaşadı. Ailesine sarılanlar, arkadaşlarını arayanlar, daha şimdiden gideceği şehri araştırmaya başlayanlar oldu. Bir de istediği sonucu göremeyenler vardı. Belki odasının kapısını kapatan, kimseyle konuşmak istemeyen, aylarca verdiği emeğin boşa gittiğini düşünenler…

Üzülmeleri çok normal. Çünkü bu sınava yalnızca bilgileriyle değil, hayalleriyle de girdiler. Fakat istediği bölüme yerleşemeyen gençlere şunu söylemek isterim: Bu sonuç, hayatınızın sonu olmadığı gibi geleceğiniz hakkında verilmiş kesin bir hüküm de değil.

Geçmişe dönüp baktığımda ben de o yaşlardaki heyecanımı ve kaygılarımı hatırlıyorum. Sonuç ekranına sanki bütün hayatım orada yazıyormuş gibi baktığım günleri… Hangi bölümü okuyacağım, nasıl bir mesleğim olacak, gelecekte beni nasıl bir hayat bekleyecek? O zamanlar bütün bu sorulara hemen cevap vermem gerekiyormuş gibi gelirdi.

Şimdi düşünüyorum da ne güzel yıllarmış…

İnsan o yaşlarda önünde uzanan belirsizliği büyük bir korku sanıyor. Oysa zaman geçince anlıyor ki hayat, tek bir sınavın ardından çizilmiş dümdüz bir yol değil. Bazen istediğiniz bölüm gelir ama o meslekte mutlu olmazsınız. Bazen hiç hesapta olmayan bir kapı açılır ve kendinizi bambaşka bir yerde bulursunuz. Kimi yeniden hazırlanır, kimi başka bir bölüm seçer, kimi de yeteneğini üniversitenin dışında keşfeder. Hayatın bir tek doğru yolu yok.

Elbette gençler önü açık, iş imkanı bulunan ve kendilerini mutlu edecek bir meslek istiyor. Bu kaygıyı küçümsemek mümkün değil. Ancak dışarıdan kusursuz görünen her mesleğin kendi içinde zorlukları var. İyi bir hayat yalnızca bölümün adıyla ya da diplomanın üzerinde yazan üniversiteyle kurulmuyor. İnsanın gayreti, kendini geliştirmesi ve gerektiğinde yeniden başlayabilmesi de en az bunlar kadar önemli.

Üniversiteye yerleşen gençlere ise küçük bir tavsiyem var: O yılları yalnızca derslerden ve sınavlardan ibaret sanmayın. Yeni insanlar tanıyın, dostluklar kurun, gezin, okuyun, öğrenin ve kendinizi keşfedin. Çünkü dört yıl çok uzunmuş gibi görünse de göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. Mezuniyetin ardından “Şimdi ne olacak?” sorusu bu kez başka bir şekilde insanın karşısına çıkıyor. Asıl gelecek kaygısı çoğu zaman okul bittikten sonra başlıyor.

Sevinenler mutluluklarını doya doya yaşadı. İstediği sonucu alamayanlar ise üzüntülerinin bütün geleceklerini gölgelemesine izin vermesin. Bir süre durmak, düşünmek ve yeniden yön belirlemek kaybetmek değildir.

Yıllar sonra bugüne dönüp baktığınızda yalnızca hangi bölümü kazanıp kazanamadığınızı hatırlamayacaksınız. Gençliğinizi, heyecanınızı, kurduğunuz dostlukları ve önünüzde duran bütün ihtimalleri de hatırlayacaksınız.

Çünkü bazen bir sonuç belgesinde istediğiniz cümle yazmaz. Ama hayat, o cümlenin devamını sizin için çok daha güzel yazabilir…

Yazarın Diğer Yazıları