Şenay Sarıaslan

Pişman olana affetmek düşer mi?

Şenay Sarıaslan

Ben affetmeyi hep büyüklük sanırdım. İçimde ne koparsa kopsun, biri pişman olduğunu söylediğinde durup düşünürdüm. ‘Demek ki anlamış’ derdim. ‘Demek ki içi sızlamış.’ Ama zamanla fark ettim ki, her pişmanlık gerçeği taşımaz. Bazısı sadece yakalanınca gelir.

Sevgi… Ne çok şey yüklenmiş o kelimeye. Dayanmak, sabretmek, affetmek… Sanki seven hep susmalı, hep alttan almalıymış gibi. Oysa ben artık şunu biliyorum: Sevgi sınır çizmeyi de bilir. ‘Buraya kadar’ demeyi de…

Pişman olan biri affedilmeli mi? Belki. Ama gerçekten değişmişse… Pişmanlık, sadece ağızdan çıkan bir kelime değil. Davranışta, duruşta, özürde kendini belli eder. Bir daha aynı hatayı yapmama iradesinde saklıdır gerçek pişmanlık. Yoksa her ‘özür dilerim’ bir tür temize çekme hamlesine dönüşür.

Ben affettim mi? Bende kalsın. Ama artık affetmeden önce kendi iç sesimi dinliyorum. Kalbim hâlâ aynı yerden kanıyorsa, sevgiye rağmen, bazen affetmemek de bir sevgi biçimi aslında. Kendine duyduğun…
 

Yazarın Diğer Yazıları