Boyunlarında altın madalyalar, ellerinde kupa, yüzlerinde günler süren mücadelenin yorgunluğu... Filenin Sultanları bir kez daha Türkiye'ye gurur yaşatarak döndü. Ama dönüş yolunda konuşulan şey yine kazandıkları kupa değil, bindikleri uçak oldu!
Çünkü bu ülkenin dünya şampiyonu kadınları, yine tarifeli uçakla evine döndü.
Aslında mesele tarifeli uçak değil. Kimse ‘Mutlaka özel uçak olsun’ diye diretmiyor. İnsanların itiraz ettiği nokta başka… Bu ülkeye yıllardır tarih yazdıran sporcuların hâlâ hak ettikleri değeri görememesi.
Filenin Sultanları son yıllarda bize sayısını unuttuğumuz kadar gurur yaşattı. Avrupa Şampiyonluğu, Milletler Ligi zaferleri, olimpiyat başarıları... Dünyanın en güçlü takımlarını dize getirdiler. Türkiye denince akla gelen ilk spor başarılarından biri oldular. Ama ne zaman konu imkânlara gelse, aynı durum karşımıza çıkıyor. Neler bunlar;
Saatler süren yolculuklar,
Ekonomi sınıfı tartışmaları,
Aktarmalı uçuşlar,
Ve ardından çıkıp yine dünyanın en iyilerini yenmeleri...
İnsan ister istemez düşünüyor, biz gerçekten başarıyı mı ödüllendiriyoruz yoksa alışkanlıklarımızı mı? Çünkü aynı dönemde A Milli Futbol Takımı'nın özel uçakla yaptığı yolculuklar konuşuldu. Ardından Dünya Kupası'na gidilmesi halinde futbolculara villa verileceği açıklandı.
Kimse futbolcular ödül almasın demiyor, elbette alsınlar ama yıllardır kupaları evine getiren kadınlar için neden aynı cömertlik akla gelmiyor?
İşte insanların canını sıkan tam da bu!
Sosyal medyada binlerce kişinin ‘Voleybolculara da villa verilsin’ demesi aslında bir villa isteği değil.
Bu, ‘Başarıya hak ettiği değeri verin’ çağrısı. Çünkü ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var.
Futbola yıllardır aktarılan ilginin, imkânın ve ayrıcalığın çok daha azıyla mücadele eden bu kadınlar, ülkeye çok daha büyük mutluluklar yaşattı. Üstelik bunu hiçbir zaman şikâyet ederek yapmadılar.
Ne uzun yolculukları bahane ettiler ne yorgunluğu ne de eşitsizliği... Sessizce çalıştılar, ter döktüler, kazandılar ve yine İstiklal Marşı'nı bütün dünyaya dinlettiler. Belki de bu yüzden milyonlar onları sadece başarılı sporcular olarak değil, karakterleriyle de örnek insanlar olarak görüyor.
Aslında tartışmamız gereken hangi uçakla geldikleri değil, bu ülkenin başarıya nasıl baktığı. Çünkü mesele bir uçak meselesi değil, mesele, kime ne kadar değer verildiği…
Yıllardır kupaları getiren kadınlar tarifeli uçak tartışmasının içinde kalırken, henüz hedefe bile ulaşmamış başarılar için villaların konuşulması vicdanları yaralıyor.
Başarı, isme göre ödüllendirilmemeli.
Forma aynıysa, bayrak aynıysa, göğüste taşınan ay-yıldız aynıysa; değer de aynı olmalı.
Filenin Sultanları bir kez daha görevini yaptı.
Şimdi bu ülkenin de kendi sınavını verme zamanı.
Çünkü kupaları getirenleri alkışlayıp, hak ettikleri değeri vermeyen bir düzen; başarıyı değil, ayrıcalığı ödüllendirir.