CHP Kayseri'de uzun yıllardır benzeri görülmeyen bir karar alındı. Aynı gün tam sekiz ilçe başkanı görevden alındı. Üstelik sadece görevden alınmadılar; haklarında tedbirli olarak kesin çıkarma istemiyle İl Disiplin Kurulu'na sevk kararı da verildi. Görevden alınan isimler Hacılar İlçe Başkanı Galip Can Tatlı, Sarıoğlan İlçe Başkanı Mustafa Atabaş, Develi İlçe Başkanı Faruk Kürkçü, Tomarza İlçe Başkanı Enbiya Aydın, Yahyalı İlçe Başkanı Bünyamin Sürmeli, İncesu İlçe Başkanı Ahmet Efe, Yeşilhisar İlçe Başkanı Mustafa Emray ve Felahiye İlçe Başkanı Ersin Öztürk.
Bir ilçe başkanının görevden alınması siyasette olağan karşılanabilir. İki ya da üç ilçe başkanı hakkında benzer bir karar alınması da parti içi bir süreç olarak değerlendirilebilir. Ancak aynı gün tam sekiz ilçe başkanı görevden alınıyor ve haklarında böylesine ağır bir disiplin süreci başlatılıyorsa, bu artık yalnızca parti teşkilatını ilgilendiren sıradan bir gelişme olmaktan çıkar. Ve herkes tek bir soruyu sormaya başlar: Ne oldu?
Asıl soru cevapsız kaldı
İl Başkanlığı'nın açıklamasına bakıyorsunuz; CHP Tüzüğü'nün ilgili maddeleri sıralanıyor, disiplin sürecinin nasıl işleyeceği anlatılıyor, hukuki dayanak ortaya konuluyor. Bunların hiçbirine itiraz eden yok. Ancak kamuoyunun cevabını aradığı asıl soru ortada duruyor. Sekiz ilçe başkanını aynı gün görevden alacak ne yaşandı? Ortak bir disiplin ihlali mi vardı, yoksa her isim hakkında farklı gerekçeler mi söz konusuydu? Resmî açıklama bu sorulara cevap vermiyor. Bu yüzden hem akıllardaki soru işaretleri hem de tartışmalar bitmiyor.
Ortak nokta dikkat çekiyor
Kararın ardından parti kulislerinde en çok konuşulan konulardan biri de görevden alınan isimlerin ortak özelliği oldu. Bu sekiz ilçe başkanının tamamı, son kurultay sürecinde ve sonrasında Özgür Özel'e yakın duran isimler olarak biliniyordu. Bu durum doğal olarak farklı değerlendirmeleri de beraberinde getirdi. Alınan karar yalnızca açıklamada belirtilen disiplin süreciyle mi ilgiliydi? Yoksa kamuoyunun bilmediği başka gelişmeler de mi yaşandı? Bu sorular şu an için cevapsız ancak bu ortak noktanın dikkat çektiği ve kamuoyunda yeni soru işaretleri oluşturduğu da inkâr edilemez.
Belki CHP Kayseri İl Başkanlığı'nın elinde kamuoyunu ikna edecek güçlü gerekçeler vardır. Belki disiplin süreci tamamlandığında bugün sorulan soruların tamamı cevap bulacaktır. O zaman bu tartışma da doğal olarak sona erecektir. Ancak şu an ortada değişmeyen bir gerçek var; karar açıklandı, isimler açıklandı, tüzük maddeleri açıklandı. Buna rağmen bu kadar kapsamlı bir kararın neden alındığına ilişkin kamuoyunun merakını giderecek bir açıklama yapılmadı.
Bugün Kayseri'de konuşulan sekiz ilçe başkanının görevden alınması değil, o sekiz ismin neden aynı gün bu kararla karşı karşıya kaldığı! Bu soruya verilecek açık ve ikna edici bir cevap, yalnızca kamuoyunun merakını gidermeyecek; alınan kararın nasıl hatırlanacağını da belirleyecek…