İlhami Şekercioğlu

İnsanın yaratılış amacı ve yaratılış ile birlikte kazandığı değerler

İlhami Şekercioğlu

Diğer bir Ayeti Kerimede Yüce Allah, evreni meydana getiren varlık, varlık ilkeleri ve hadiselerin yaratılış gayelerini şöyle bildiriyor. 
Rabbiniz ki, sizin için yeri döşek, göğü bina kılmıştır; gökten su indirmiş, bununla sizin için rızık olarak çeşitli ürünler çıkarmıştır; artık siz de bile bile O’na eş koşmayın. Bakara 22 

Bu ve ileride görüleceği gibi benzeri birçok Ayeti Kerimede dünyanın yaratılışı bir noktada yoğunluk kazanmaktadır. Bu ve benzeri anlatımlar dünyanın tüm canlılar ile birlikte “Hanif-Halife=Eşrefi Mahlûk” anlatımlı olarak dünyayı imar etme ve “ibadet-kulluk” etmek için insanlara özgü değerlerle birlikte (varlık ilkeleri, fıtrat özellikleri, dogmatik değerler) insanların yaratıldığının açık olan bir beyanıdır. Yaratılan insanın yaratılış amacını ise Cenabı Allah yüce kitabımız Kur’an-ı Kerimde çok farklı Ayeti Kerimede ifade etmekte; örneklendirme adına biz bunlardan sadece iki Ayeti Kerime üzerinde duralım.

“Ben; cinleri ve insanları, ancak bana ibadet-kulluk etsinler (tanımak-bilmek ve nihayetinde tanıdığı bildiği Allah’a ibadet etmek için) diye yarattım.” (Zariyat 56) Fatiha Suresindeki kulunun yaratıcısına cevabı anlatımıyla-ifadesiyle…“İyyakenağ’budu ve iyyakenesteıyn” (biz Seni tanırız ve ancak Senden yardım dileriz Sana kulluk ederiz.) Bu her iki ayeti kerime de insanın niçin yaratıldığı ve bu yaratılışa insanın nasıl cevap vermesinin, davranış göstermesinin gerekliliği beyan edilmektedir. Bu anlatım şekli Küllü irade ile cüzi iradenin amaçlanan birlikteliğinin açık olan bir anlatım şeklidir.  

Küllü irade ile cüzi iradenin birlikteliği artık insanın yeryüzü hayatını şekillendirmiş ve insan için yaşam bu şekliyle başlamıştır.

“Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti. Sonra bunları meleklere gösterip; sözünüzde doğru iseniz şunların isimlerini bana söyleyin” dedi. Bakara: 31 
“Seni tenzih ederiz! Bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. En kâmil ilim ve hikmet sahibi sensin” cevabını verdiler. Bakara: 32

“Ey Âdem! Bunların isimlerini onlara bildir.” Dedi. Onlara bunların isimlerini bildirince de “Size ben göklerin ve yerin gizlisini kesinlikle bilirim; yine açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilirim demedim mi?” Buyurdu. Bakara: 33

Hz. Âdem bir kul ve Hanif olarak aynı anlamı taşır haldeki “fıtrat delillerini-dogmatik değerleri- varlık ilkelerini” vahiy temelli örnek oluşturabilecek şekilde ilk yaşayan insandır, peygamberdir. Cenab-ı Allah; melekleri vasıtasıyla Âdem’e maddi manevi varlıkların bütün isimlerini ve bunların özelliklerini öğretti. İnsan sayısının artmasıyla birlikte insanlar kendi rızıklarını aramak, sığınmak, meraklarını gidermek ve daha iyiyi oluşturmak için yeryüzüne dağıldılar. Yeryüzüne dağılan insanlar kendilerine öğretilen kelimelerin/lisanın ihtiyaçlara göre çoğalarak sistemleştirilmesiyle birlikte asırlara dayalı kapalı toplumlarda birlikte yaşayarak kendi dil ve kültürlerini oluşturdular. Bu lisan bu kültür;merak ve taklitçilikleri üzerinden gittikleri her bölgede, dünyada ayrı ayrı kavimlerin oluşmasını sağladı. Kadim bir geçmişe sahip olan Türk Milleti de bu kavimler arasındaki yerini aldı. Oluşan bu kavimler arasında tanışma, konuşma, anlaşma, komşuluk, ticaret, beslenme, kavgalar, savaşlar, yazılı yahut sözlü kültür üzerinden dil, din, icatlar ve kültür anlamında karşılıklı etkileşimler, medeniyetler oluşmuştur.  

“Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O’na itaatsizlikten en fazla sakınanızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilendir, her şeyden haberdardır.” Hucurat 13. D.İ.B

Rum 22: Onun varlığının delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, ayrıca dillerinizin ve renklerinizin farklı farklı olmasıdır. Bilgi sahibi olanlar için bunda elbette ki kesin deliller vardır. 

Furkan 54: İnsanın türünü sudan yaratıp onların arasında soy ve sıhriyet bağı kuran O’dur. Rabbin üstün kudret sahibidir. 

Hud 118: Rabbin dileseydi bütün insanları bir tek millet yapardı. (Fakat) onlar ihtilafa düşmeye devam edecekler. 

Gelecek haftaki yazımız İnsanın Kişilik Oluşturmada Madde ve Mana Anlamında Sahip Olduğu Kazandığı Temel Değerler

Yazarın Diğer Yazıları