Çok değil birkaç yıl önce sokaklar çocuklarla dolu olurdu… Büyüklerin ‘’akşam ezanında eve gel’’ sözleriyle sabahtan arkadaşlarıyla oyun oynamaya çıkan çocuklar gün boyunca sokakların tozunu yutardı.
Bugün ise durum tersine döndü. Anne babalar evde dijital oyunlarla vakit geçiren çocuklarına artık ‘’Bugün biraz dışarı çık’’ demek zorunda kaldı.
Geçenlerde bir sohbete denk geldim. Komşular diğer komşuya ‘’Senin oğlan nerede hiç gözükmüyor. Ablasının yanına mı gitti?’’ diye sorarken komşunun cevabı ise ‘’Yok ay, Evden dışarı çıkaramıyoruz. Sabahtan akşama kadar telefonda oyun oynuyor.’’ oluyor.
Günümüzde mahalle, park, apartman bahçeleri gibi çocukların dolu olduğu alanların yerini ekranın aldığına şahidiz. Çocuklar aslında oyundan vazgeçmedi yalnızca oyunun mekanı değişti.
Tabi bu durumun çok boyutlu tarafları var. Güvenli alan yetersizliği, şehirleşme ebeveyn kaygısı ve mahalle kültürünün kaybolmaya başlaması gibi çeşitli etkiler yer alıyor. Gelişen teknolojiyle birlikte dijital oyunlar çocukların sosyalleşmesine de katkı sağlıyor. Ancak kiminle muhatap olduğu ve ne tür bir oyun oynadığı da ayrıca tartışma konusu.
Çocukların eve kapanmasının iyi ve kötü tarafları olabilir, bu konular da tartışmaya açıktır. Ancak son söz… Çocuklarımızın teknolojide, sanal mecrada sınırlı biçimde var olması aynı zamanda sokak kültürünü de unutmaması gerektiğidir.