Hilal Tekeoğlu

İnsanın kendisi için büyük lüks: Dijital detoks

Hilal Tekeoğlu

Sabah uyanır uyanmaz ilk ne yaparız? Hemen yanı başımızda akşamdan yatmadan önce bıraktığımız telefona uzanarak gece boyunca gelen mesajları kontrol eder, bildirimler arasında kayboluruz. 

Farkında olmasak da sabah uyanır uyanmaz dijital mesainin içerisine doğuyoruz.

Sıcak havalarda, bir bardak çay içmenin keyfini dahi tam anlamıyla çıkaramıyoruz. Çünkü ortamın, çayın fotoğrafını çekip paylaşmak, sık sık beğenileri takip etmek, bildirimlere bakmak çayın tadını adeta unutturdu. Kafa dağıtmak için tatile gidiyoruz ancak orada da 7/24 nöbetteyiz. 

Bu ifadeler telefonsuz yaşama bir davet demek değil… Aslında bu ifadeler kendimize tanıyacağımız küçük bir lüksün tetikleyici cümleleri…

Mesela bugün sabah uyandığımızda telefona bakmak yerine balkona çıkmakla başlayabiliriz. Sadece gökyüzüne bakmak ya da sevdiğimiz insanlarla telefon bildirimleri arasında bölünmeden sohbet edebilmek bile büyük bir hafiflik getirecek.

O ekran iki saatliğine kapalı durunca hiçbir şey kaçırmayacağız ama ‘’anları’’ yeniden yakalayabileceğiz. Bu hafta sonu bunu bence deneyin ve ruhunuzu hissedin…

Yazarın Diğer Yazıları