Ecem Yaman

Ruhlar ele geçirmek ister çünkü kendileri eksiktir

Ecem Yaman

Korku filmlerinin konusu benzer bir yerden kesişir genelde. Kötü bir ruh vardır. O ruh zayıf olanı bulur. Korkan, kendine güvenmeyen, yalnız hisseden kişiye yaklaşır. Gücünü onun korkusundan alır.

Dikkat ederseniz bu filmlerde kötülük psikolojik bir zayıflıkla kazanır. Karakter ne kadar çaresiz hissederse, ruh o kadar büyür. Ne kadar korkarsa, karşısındaki o kadar güçlenir. Korku yayıldıkça kötülük alan kazanır. 

Geçtiğimiz günlerde izlediğim bir filmde bu durum çok net anlatılıyordu. Bir kadın, ruhlar bölgesine geçmek zorunda kalıyordu. Karanlık bir yerde, kötü bir varlıkla yüzleşiyordu. İlk başta o da korkuyordu. Kaçmaya çalışıyordu. Gücünün yetmeyeceğini düşünüyordu. Ancak bir noktada durdu. Kendini toparladı. Şunu söyledi; Ben yaşıyorum. Senden daha güçlüyüm. O an dengeler değişti. Kadın tek bir hamleyle o varlığı alt etti.

Burda net bir mesaj veriliyor. Yaşamak başlı başına bir güçtür. Hissetmek, sevmek, bağ kurmak insana sandığından daha büyük bir dayanıklılık verir.

İnsan kendini küçümsediği an zayıflar. Ben yapamam dediği an geri düşer. Korku büyür, sorun büyür, karşısındaki güç büyür. 

Bir hayvanı sevebilmek, bir bitkiye su verirken sorumluluk hissetmek, bir insana sarılabilmek, acıyı ve sevinci yaşayabilmek… Bunlar sıradan şeyler gibi görünür. Ancak tam da bunlar insanı güçlü yapan unsurlardır. Çünkü kötü olanın sahip olmadığı şey hayattır. Ruhsuz olanın sahip olmadığı şey duygudur.

Korku filmlerinde ruhlar genelde ele geçirmek ister. Çünkü kendileri eksiktir. Yaşamazlar, hissetmezler, sadece tüketirler. Güçlü olmak için bir başkasının enerjisine ihtiyaç duyarlar. Ben bu korku filmlerini izlerken hiç korkmadım çünkü kendisinin farkında olan insan kolay kolay ele geçirilemez.

Yani insan kendini hafife almamalıdır. Sahip olduğu duygular, deneyimler ve bağlar düşündüğünden daha büyük bir güce dönüşebilir. Önünde engel gibi görünen birçok şey, aslında korku kadar büyüktür. Korku küçüldüğünde engel de küçülür.

Korku filmleri bunu dramatik bir dille anlatır. Ama bakmak yerine görmeyi tercih ettiğinizde işin o kadar dramatik ve korkunç olmadığını anlarsınız.

Yazarın Diğer Yazıları