Ecem Yaman

Kana susamış bir devrin içinde yaşıyor olabiliriz

Ecem Yaman

Medya araçları hayatımızın bir parçası haline gelmiş durumda… 

Bunların başında televizyon, radyo ve telefon geliyor. Ancak günümüze baktığımız zaman telefon hepsinin önüne geçiyor. Çünkü internetin bize sunduğu olanaklar ve sosyal medya bizi etkisini altına kolayca aldı.

Günlük hayatta rutinlikten sıkıldığımız zaman sosyal medya bizim kaçış yolumuz olur. Tabi dünya da olup bitenleri bize anında aktarması da büyük bir lütuf… Keşke sadece medyanın bu özelliğinden yararlanabilsek…

Tıpkı telefon gibi televizyon da hayatımızın bir parçası… Çünkü televizyonda yayınlanan dizi, film, çizgi film bizi çok kolay etkisi altına alabiliyor. Düşüncelere yön verip kişiliklere etki edebilecek kadar güçlü…

Televizyonda ve telefonda izlenilen içeriklerde çok sayıda şiddet unsuru bulunması çocukları ve gençleri derinden etkiliyor. Genç yaşta akranını öldürenler, daha çok küçük yaşlarda yapılan zorbalıkları buna örnek gösterebiliriz. 

Neredeyse her gün maruz kalınan şiddet içerikli yayınlar, artık bir zaman sonra normalleşiyor ve izleyen kişi içselleştirebiliyor. 

Artık bir süre sonra toplum şiddet karşısında duyarsızlaşıyor. 
Şiddet artık bir döngü halinde…

Erzurum’da yaşayan 13 yaşındaki bir çocuğun ağabeyini pompalı tüfekle vurup ardından bıçakla saldırıp öldürmesi...

Yine Konya’da 15 yaşındaki bir gencin öldürmesi gibi korkunç örnekler verebilirim.  
Artık şiddet kültürü mü oluştu? 

İletişim Bilim Profesörü George Gerbner şöyle diyor; Suç ve şiddetin sunumu, tarih boyunca hiçbir zaman bu denli yaygın olmadı. Dahası, suç ve şiddet oranları artmamışken bunların haberleştirilmesi ise zirveye çıkmıştır. Böyle değerlendirildiğinde ise kana susamış bir devrin içinde yaşıyor olabiliriz. (Gerbner, 1999: 12).

Yazarın Diğer Yazıları