Bugün 1 Mayıs. Takvimlere baksanız Emek ve Dayanışma Günü yazar meydanlara baksanız büyük cümleler duyarsınız yürüyüşler görürsünüz. Ama gelin görün ki, bu bayramın gerçekleri bambaşka…
Manzara o kadar ironik ki, hani güleriz ağlanacak halimize dedikleri cinsten…
Şöyle bir etrafınıza bakın!
Bugün kimler iş başında? Fabrikadaki işçiyi, inşaattaki ustayı geçtim hayatın her alanında asıl yükü sırtlayanlar yine görev yerlerinde. Sabah direksiyon sallayan belediye otobüsü şoförü, marketin reyonlarını dizen tezgahtar, mağazada akşama kadar ayakta duran satış danışmanı... Hepsi orada. Hele o gazeteciler… Başkalarının bayramını daha doğrusu memurların bayramını haberleştirmek için bugün her zamankinden daha fazla ter döküyorlar.
Peki, bayramın asıl sahibi olduğu iddia edilen bu emekçiler çalışırken, tatilin sefasını kim sürüyor? Elbette memurlar.
Şu an Kayseri’nin mesire alanlarına Talas’ın yamaçlarına ya da Erciyes’in eteklerindeki piknik alanlarına gidin dumanlar yükselmeye başlamıştır bile. Memur bey, İşçi Bayramı vesilesiyle aldığı resmi tatilin tadını mangalın başında sucukları çevirerek çıkarıyor. Kimi evinde ayağını uzatmış dinleniyor, kimi ailesiyle parklarda bahçelerde güneşin keyfini sürüyor.
Sormadan da edemiyor insan. Eğer bu gün işçinin ve emekçinin ise neden o gün en çok çalışan, en çok yorulan yine işçi oluyor? Otobüs şoförü direksiyon sallarken market çalışanı binlerce ürünle uğraşırken, gazeteci haber peşinde koştururken bu günü onların adına izin yaparak kutlamak ne kadar doğru?
Dünya üzerinde eşine az rastlanır bir tablo bu…
Ama madem düzen böyle kurulmuş, bize de bu garip manzarayı izlemek düşüyor.