Ecem Yaman

Bir ressamın hikâyesi 'Hitler'

Ecem Yaman

Daha fazla büyümek, Alman düşmanlarını yok etmek ve ari ırkı tek bir yerde toplamak…

Bunu yapmak isteyen tek kişi Adolf Hitler’dir…

Kavgam kitabını okuduysanız bilirsiniz, Hitler aslında ressam olmak istiyordu. Babası ise sadece memur olmasını… Böyle bir yaşam tarzı olan bir insan milyonlarca kişinin ölümüne nasıl sebep olabilir. Sanatı seven bir insan nasıl bir vahşete yol açabilir? 

Hitler ortaokul zamanlarında ressam olmayı çok istiyordu, hatta vaktinin çoğunu dersler yerine hep resim yapmaya ayırıyordu. Ancak babası onun memur olmasını istiyordu. Babası öldükten sonra artık tamamen kendini resim yapmaya adadı. 
Bu alanda ilerlemeyi çok istiyordu. Bu yüzden Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’ne başvurdu. Resim alanında yeterli bulunmadığı için reddedildi. Tekrar başvurdu ve yine reddedildi. 

Ben hep şunu düşündüm, eğer Viyana Güzel Sanatlar Akademisi Adolf Hitler’i kabul etseydi, yine de 2. dünya savaşı çıkar mıydı? Milyonlarca insan ölür müydü? Hitler’i sadece ünlü bir ressam olarak mı bilirdik? 

Hitler Yahudi ırkını tamamen yok etmek isteyecek kadar nefret ediyordu. Nefret duygusu evrensel ve normal bir duygudur. Ancak Hitler’inki normal bir nefret duygusu değil. Bunun altında yatan bir travma olduğu söyleniyor ve bir çok iddia var. 

İddialardan bir tanesi şöyle; Hitler’in annesine Yahudi birinin tecavüz etmesi… İkincisi, onun kısmen Yahudi kökenli olduğu ve bundan utandığıydı… Üçüncüsü ise, Yahudi nefretinin Birinci Dünya Savaşı sırasında zehirli bir gaz saldırısından kaynaklanan travmasından doğduğuydu…

Hem travması olan hem de hayali olan resim yapmayı bırakmış biri olarak gençlik yıllarında çok zor zamanlardan geçti. Babasının ölümünden sonra aldığı yetim maaşının bir kısmını kardeşine gönderince Hitler tamamen beş parasız kaldı. Evsizler yurduna yerleşti ve orda kendi kendine geçinmeye çalıştı. 

Sonra gönüllü olarak Alman ordusuna girdi. Burada yükselmeye başladı. Başarısız bir ressam da olsa, cepheye çıkmasa bile, hep cesareti ile bilindi. 

Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi ile tanışarak katil olmaya bir adım daha attı. Saf duygular kullanarak, soykırımlar yapıldı. 

Yahudileri hastalık yayan bir mikrop olarak tabir etti ve bu mikrobun ortadan kaldırılması gerekiyor diyerek yavaş yavaş katliama zemin hazırladı. Hitlerin öyle hastalıklı bir ruhu vardı ki, sadece Yahudi değil ona göre üstün olmayan bütün ırklar yok edilmeli.

Böylece tarihteki en kanlı savaş başlıyor. Almanya Polonya’yı işgal etmeye çalışmasıyla 2. Dünya Savaşı meydana geliyor. Almanya durmadan ilerleyerek Sovyetler Birliği’ne doğru gidiyor. Ancak Sovyet Rusya saldırıları geri püskürterek, askeri üstünlük elde ediyor. 1945’te Sovyetler, Almanya’nın başkenti Berlin’i kuşatıyor. 

Hitler’in ortaya attığı fikirler onun ölümüne kadar değişmeden hep kaldı. Sovyetlerin, Berlin’e girmesiyle bir sığınağa girip intihar etti. Düşmanlarının eline geçmek yerine intiharı göze aldı. Hatta son olarak şunu demişti, ‘Cesedimi Ruslara vermeyin’.
Hitler’in bu amansız mücadelesi, Sovyetler ile verdiği bitmeyen savaşı, soğuk savaş ve kara propaganda dönemi, aslında Hitler’in çizmek istediği tablonun renklerini mi oluşturuyordu?
 

Yazarın Diğer Yazıları