Ayşegül Şerife Akçakaya

Sofrada eşitsizlik...

Ayşegül Şerife Akçakaya

Günümüzde en çok konuşulan konulardan biri geçim sıkıntısı. Özellikle emekliler için bu sorun giderek ağırlaşıyor. Yıllarca çalışıp çabalayan, ülkenin kalkınmasına katkıda bulunan milyonlarca emekli, bugün temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandığını söylüyor. Maaşların yetersiz olması da doğrudan sofralara yansıyor tabi. 

Oysa herkes aynı pazara gidiyor, aynı fırından ekmek alıyor… Ama kimimizin sofrasında üç çeşit yemek varken, kimimizin tabağı ne yazık ki boş kalıyor. Emekli maaşı 16 bin TL ev kiraları zaten en az 15 bin TL iken bu insanlar geçimlerini nasıl sağlayacaklar? Durum böyle olunca haliyle son zamanlarda en çok duyduğum cümlelerden biri şu: ‘Maaş yetmiyor.’ Ömür boyu çalışıp çabalayan insanlar, en rahat etmeleri gereken dönemde boğaz hesabı yapıyor. Üç kuruşluk maaşla hem kiraya, hem ilaca, hem mutfağa yetişmeye çalışıyorlar. Onlara hayatın tadını çıkar demek artık acı bir ironiye dönüşmüş durumda…

Bence gelir dağılımındaki uçurumun en somut göstergesi sofralar. Bir yerde artan yemek çöpe dökülürken, başka bir yerde insanlar ‘yarın acaba ne yiyeceğiz’ diye düşünüyor. Bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda vicdani bir mesele. Çünkü kimse aç karnına huzurdan, adaletten söz edemez. Emekli maaşlarının düşük kalması, insanların en temel ihtiyacı olan beslenmeyi bile karşılamasını engelliyor. Bu durum, yıllarca çalışmış bir kuşağın insanca yaşama hakkını elinden alıyor. Kimse, ömrünün son döneminde ay sonunu getirme kaygısıyla yaşamak zorunda bırakılmamalı. Belli bir yaşı geçmiş insanlar emekli olduğu halde geçinemediği için iş aramamalı.

Sürekli adaletten, demokrasiden bahsediyoruz ama bir taraf tıka basa doyarken diğer taraf aç kalıyorsa bu nasıl adalet? Toplumun her kesiminin insanca yaşam koşullarına sahip olduğu bir yerde adalet mümkün olabilir ancak. Boş tabaklarla dolu mutfaklar, adaletin eksikliğinin en somut göstergesidir. Bugün yapılması gereken, gelir dağılımındaki uçurumu kapatmak, emeklilerin ve dar gelirlilerin yaşamını kolaylaştıracak adımları atmaktır. Çünkü doyurulamayan bir toplumda huzurdan söz etmek pekte mümkün olmuyor.
 

Yazarın Diğer Yazıları