Ayşegül Şerife Akçakaya

Reis'ten 'Kızlar Evde Kalsın' Dilenenlere

Ayşegül Şerife Akçakaya

Sosyal medya, her gün cehaletin yeni bir zirvesine ev sahipliği yapıyor. Ancak bu kez karşımıza çıkan manzara, güvendiğimiz, toplumun iyiliği için var olduğunu sandığımız kurumların başındaki isimlerden gelince, insan sormadan edemiyor: Biz hangi çağda, nasıl bir zihniyetle hayatta kalma mücadelesi veriyoruz?

Geçtiğimiz günlerde Kayseri Kızılay Şube Başkanı Cafer Beydilli’nin paylaştığı o video, bu ülkenin kadınlarına, genç kızlarına bakış açısının ne kadar acınası bir özetiydi. Videoda, Cumhurbaşkanı’na hitaben açılmış bir pankart dalgalanıyor: ‘Evde Kalsın Kızlar Ne Olur Reis.’ Sormak gerekiyor bu videoyu paylaşanlara ve aynı zihniyette olanlara: Kızlar evde kaldığında tam olarak neyi başaracaksınız?

Yıllardır meydanlarda, sosyal medyada, hastane koridorlarında ‘Benim karımı, benim kızımı erkek doktor muayene etmesin, kadın doktor baksın!’ diye feryat figan eden zihniyetle, ‘Kızlar evde kalsın’ diye yalvaran zihniyet aynı kaynaktan beslenmiyor mu?

Buyurun, Senaryoyu Gerçeğe Dönüştürelim:

Eğer sizin o çok arzuladığınız dünyada kızlar evde otursaydı; okula gitmeseydi, akademisyen, mühendis, öğretmen ve en önemlisi doktor olmasaydı ne yapacaktınız?

Hastaneye gittiğinizde eşinizi muayene edecek bir tek kadın doktor bulamadığınızda, o çok kutsal saydığınız namus ve mahremiyet duvarlarınız nerede kalacaktı?

Kız çocuklarını eve hapsettiğinizde, geleceğin nesillerini eğitecek o vizyoner anneleri nerede bulmayı umuyorsunuz?

Hem kadının toplumda, iş hayatında, sokakta var olmasından rahatsız olacaksınız hem de işiniz düştüğünde köşe bucak kadın çalışan arayacaksınız... Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Bu sadece bir çelişki değil bu, kadını sadece kendi konfor alanına göre şekillendirmek isteyen ilkel bir bencilliktir.

İşin en acı tarafı ise bu videonun bir Kızılay şube başkanı tarafından paylaşılmasıdır. Kızılay gibi köklü, insani değerleri, eşitliği ve yardımlaşmayı şiar edinmiş bir kurumun temsilcisi, toplumun yarısını oluşturan kadınları aşağılayan, onları eve hapsetmeyi bir espri unsuru haline getiren bir videonun altına imza atamaz. Bu bir mizah değildir; bu, bilinçaltındaki gerici arzuların, teknolojiyle buluşup sosyal medyaya sızmasıdır.

Kadınlar bu ülkede evde kalmayacak! Okuyacaklar, çalışacaklar, üretecekler; siz isteseniz de istemeseniz de o hastanelerde doktor, o adliyelerde hakim, o fabrikalarda mühendis olacaklar.

Siz kadının adını silmeye çalışırken; bu ülkenin kadınları emeğiyle, zekasıyla ve direnciyle hayatın tam merkezinde olmaya devam edecek. Kendi sığ dünyanızda kurduğunuz o karanlık barikatlar, kadınların okuma, üretme ve var olma iradesinin karşısında yıkılmaya mahkumdur.

Yazarın Diğer Yazıları