Ayşegül Şerife Akçakaya

Teröre umut hakkı olur mu?

Ayşegül Şerife Akçakaya

Türkiye yine çok ağır bir tartışmanın içinde. Yıllardır bu ülkenin insanlarına acı yaşatan, ocaklara ateş düşüren, çocukları yetim bırakan bir terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan üzerinden yeni bir gelecek tartışılıyor. ‘Terörsüz Türkiye’ deniliyor, ‘umut hakkı’ deniliyor, yeni hukuki düzenlemeler konuşuluyor.
Peki bütün bunlar konuşulurken bir şeyi unutmamamız gerekmiyor mu? Şehitlerimizi… Abdullah Öcalan, Türkiye Cumhuriyeti’nin terör örgütü PKK’nın elebaşı olarak mahkum ettiği bir isimdir. Onun adı, bu ülkenin hafızasında yalnızca İmralı’yı değil; bombaları, silahlı saldırıları, kaybedilen canları ve yarım kalan hayatları da hatırlatmaktadır.

Bugün ‘umut hakkı’ kavramını tartışırken, bir başka umudu da hatırlamak zorundayız. Oğlunun kapıdan çıkıp ‘Anne ben geldim’ demesini bekleyen annenin umudu…

Eşinin bir gün yeniden eve döneceğini sanan genç kadının umudu…Babasını hiç tanıyamayan bir çocuğun umudu… Ve vatan görevi için evinden çıkan ama bir daha geri dönemeyen Mehmetçiğin yarım kalan hayatı…

Türkiye’de binlerce aile için terör, geçmişte kalmış bir haber değil. Acısı hala ilk günkü kadar taze.Terörsüz Türkiye elbette hepimizin ortak temennisi.Kim istemez bu ülkede artık tek bir annenin bile evladını teröre kurban vermemesini? Kim istemez askerimizin, polisimizin güven içinde görev yapmasını? Kim istemez çocuklarının terör korkusundan uzak bir ülkede büyümesini? Kim istemez bu ülkenin yıllardır taşıdığı terör yükünden tamamen kurtulmasını?Ancak terörün bitmesi ile terörün hesabının unutulması aynı şey değil bana göre. Barış istemek başka, adaletten vazgeçmek başka.Silahların susmasını istemek başka, silahı elinde tutanların geçmişte yaptıklarını yok saymak başka.

Bu ülkede şehitlerin aileleri var.Ve onların soracağı çok basit bir soru var: ‘Bizim evladımız neden öldü?’ Bu sorunun cevabı, herhangi bir siyasi hesaplaşmanın ya da günlük siyasi tartışmanın konusu yapılamaz. Bir şehidin annesine, artık geçmişi geride bırakmalıyız diyemezsiniz. Bir şehidin eşine, yıllarca birlikte kurduğu hayatın neden yarım kaldığını anlatmak, bir çocuğa, babasının neden eve dönmediğini anlatmak kolay değil.Çünkü bazı acıların üzerinden yıllar geçer ama o acı yaşlanmaz.Bu yüzden Türkiye’nin terörle mücadelede geldiği noktayı küçümsemeden, Terörsüz Türkiye hedefini desteklemeden önce şu ilkeyi ortaya koymak gerekir: Terör örgütünün elebaşı üzerinden topluma normalleşme mesajı verilmeyecek.Çünkü terör örgütü liderliğinden söz ettiğimiz kişi sıradan bir siyasi aktör değildir. Türkiye’nin terörle mücadelesinde adı binlerce acıyla yan yana gelen bir isim. Bugün umut hakkı tartışmasını açmak, bu nedenle yalnızca hukuki bir tartışma değildir. Toplumun vicdanına da dokunmaktadır.

Silahlar sussun evet ama terörün geçmişte bıraktığı acıların üzeri örtülmesin.

Yazarın Diğer Yazıları