Şenay Sarıaslan

Türkiye'de Vatandaş Olamamak!

Şenay Sarıaslan

Kendi ülkesinde vatandaşmış gibi görünüp aslında vatandaş olamamak nedir ve nasıldır diye merak ederseniz kendi ülkemize ve kendi vatandaşlarımıza bir bakın derim.

Hukuktan, eğitimden, kadınlıktan geçtim de alım gücünün düşüklüğünden ve enflasyonun yüksekliğinden geçemedim.

Kendi ülke vatandaşının çığlıklarını ve isyanlarını duymayan yetkililer, ülkeye döviz getirenlerin çığlıklarını duyar mı?

Ülkenin bir haline bakın, özetliyorum…

Tatile gelen ve yüksek döviz kuruna rağmen ağlayan turistler ile değeri sürekli düşen Türk Lirası ile Türkiye'de yaşamaya çalışan bizler...

Üstelik ülkenin yüzde 50’sinin asgari ücretle çalıştığı bir ülkeden bahsediyorum.

Asgari ücrete ara zam yok ama köprü ve otobanlara düzenlenme adı altında gelen zam var.

Ülke de her kesim ayrı ayrı ağlıyor ama yetkililer ise üç maymunu oynuyor...

Ülke neresinden tutsak elimizde kalıyor da son bir gayretle, genel seçim öncesi toparlanmaya çalışıyor gibi diyelim. Bir tarafta saltanattan arta kalanlarla geçinmeye çalışan vatandaş diğer tarafta varlığına varlık katan zenginler…

Yetti mi, tabii ki hayır… Birde bitmek tükenmek bilmeyen mülteci sorunumuz var.

Bu da yetmezmiş gibi vatandaşın bir deneyelim de görelim dediği CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Arapça tabela Kuran'ı Kerim de geçiyor, vatandaş yanlış anlıyor sözü var.

Suçluların dışarda gezmesi, adaletin sağlanamaması sonucu öldürülen kurye var.

Kuryelerin mitingine denk gelip, öldürülen kurye işin eylem yapıyorlar sanırım diyen iyimser vatandaş saflığı var ( maaşlarının azlığına karşı çıkmak içinmiş eylem – kuryenin öldüğü gün maaş için eylem yapmak, ironik değil mi?)

Eğitimdeki yeni müfredatta 70 saat Atatürk’ün anlatılması, 500 saat din dersi olmasının şaşkınlığı var.

Ama her şeye rağmen, Türkiye Cumhuriyeti'nin yeniden eski güzel günlerine döneceğinin umudu da var. Umut hep var…

Yazarın Diğer Yazıları