Son dönemde, TÜİK’in açıkladığı fiyatlar karşısında şaşkınlık yaşamayanımız kaldı mı? Günlük yaşamın maliyetleriyle karşılaştırıldığında bu fiyatlar, sanki bambaşka bir dünyaya aitmiş gibi duruyor. Zeytinyağının 116 lira, uzman doktor muayenesinin 34 lira olarak belirtildiği bir tabloda, gerçekten yaşıyor muyuz yoksa bu bir hayal mi?
Her gün markete giden, pazarda alışveriş yapan, hastaneye giden, taksiye binen bizler için bu rakamlar adeta birer masal. Evet, belki de TÜİK'in rakamları, teorik olarak ya da belirli indirimler altında elde edilebilecek en düşük fiyatları gösteriyor olabilir. Ancak, gerçek hayatta bu fiyatları bulmak neredeyse imkânsız.
Bir uzman doktor muayenesinin 34 lira olduğunu iddia etmek… Gerçek sağlık harcamalarıyla bu rakamın örtüşmediğini hepimiz biliyoruz. Bir muayene için özel hastanelerde cebimizden çıkan paralar, bu rakamın katbekat üstünde. Aynı şekilde, zeytinyağı gibi temel gıda maddelerinde bile fiyatlar, bu açıklanan tutarların çok üzerinde seyrediyor.
Bir başka örnek de ekmek arası döner fiyatı. Evet, döner artık sokak lezzetlerinin de ötesine geçerek bir lüks haline gelmiş durumda. Bir döner için 79 lira ödemek, günlük öğle yemeği alışkanlıklarımızı bile değiştiriyor. Hele ki ev kiraları... Açıklanan rakamlar, gerçek kiralarla kıyaslandığında, birçok kişi için ev sahibi olmak bir yana, kirada oturmak bile zorlaşıyor.
Aslında burada önemli olan, açıklanan bu fiyatların hayatımızın ne kadar uzağında olduğu. TÜİK’in verileri, resmi istatistikler açısından ne kadar geçerli olursa olsun, halkın gerçek deneyimleri ve günlük harcamalarıyla örtüşmüyor. Her birimiz, markette, pazarda, hastanede ve daha birçok alanda çok daha yüksek fiyatlarla karşılaşıyoruz.
Ekonomik gerçekler ve resmi veriler arasındaki bu büyük uçurum, bizlere yaşam maliyetlerinin ne kadar arttığını ve cebimizden çıkan paraların değerinin ne kadar düştüğünü gösteriyor. Artık şaşırmıyoruz belki de, çünkü her gün bu farkı deneyimleyerek yaşıyoruz. Ancak bu fark, ekonomik zorlukların ne kadar derinleştiğini de gözler önüne seriyor. Bizler için gerçek olan, hayatın her geçen gün daha pahalı hale geldiği ve her alanda bütçemizi zorlayan kalemlerin arttığı gerçeğidir.