Şenay Sarıaslan

Büyükşehir'e sitem! Vatandaşı mı cezalandırıyorsunuz?

Şenay Sarıaslan

Ben çölyak hastası bir vatandaşım. Yani glutensiz beslenmek benim için bir tercih değil, zorunluluk. Canım istediğinde bırakabileceğim bir yaşam biçimi değil; sağlıklı kalabilmek için ömür boyu uymak zorunda olduğum bir mecburiyet.

Bu yüzden Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Glutensiz Kafe projesi ilk duyurulduğunda gerçekten umutlanmıştım. Çünkü ilk kez bir belediyenin bizim yaşadığımız zorlukları gördüğünü düşünmüştüm. ‘Nihayet bizi anlayan bir belediyecilik’ demiştim.

Ama bugün geldiğimiz noktada insan ister istemez soruyor, gerçekten bizi anladınız mı?

Bir kaşarlı tost 350 TL olabilir mi?

Bir makarna 770 TL olabilir mi?

Üstelik bunu yapan özel bir işletme değil, Kayseri’nin büyükşehir belediyesi!

Kusura bakılmasın ama burada ciddi bir çelişki var. Çünkü belediyecilik vatandaşın yükünü hafifletmek için vardır, o yükü daha da ağırlaştırmak için değil.

Bu ülkede çölyaklı olmak zaten başlı başına pahalı bir mücadele. Markete gidiyoruz; normal ürünlerin iki katı, üç katı fiyatlarla karşılaşıyoruz. Güvenli gıdaya ulaşmak zaten zor. Dışarıda yemek yemek çoğu zaman lüks değil, risk. Çünkü bizim için yanlış bir ürün tüketmenin sonucu sadece mide rahatsızlığı değil; doğrudan sağlık sorunu.

İşte tam da bu yüzden belediyenin glutensiz ürün sunması ticari değil, sosyal bir destek olarak görülmeliydi.

Ama ortaya çıkan durum başka bir şey anlatıyor.

Bir yanda Büyükşehir Spor A.Ş. tesislerinde yüzde 50 indirim kampanyaları yapılıyor. Vatandaş için destek mesajları veriliyor. Diğer yanda çölyaklı bireylerin zorunlu olarak tüketmek zorunda olduğu ürünlerde bu fiyatlar karşımıza çıkıyor.

O zaman sormak hakkımız değil mi?

Bu indirimlerin bedelini çölyaklı vatandaş mı ödüyor?

Henüz 9 Mayıs Dünya Çölyak Farkındalık Günü’nü yeni geride bırakmışken, çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştırmak yerine bu fiyatlarla karşılaşması gerçekten kırıcı. Farkındalık sadece sosyal medya paylaşımı yapmakla olmaz. Asıl farkındalık, hayatı gerçekten kolaylaştırmaktır.

Çölyaklı birey müşteri değil, destek bekleyen vatandaştır.

Belediyeden beklentimiz lüks işletmecilik değil; sosyal belediyecilik.

Çünkü çölyaklı biri ‘Bu ay glutensiz beslenmeyeyim’ diyemez. Bu bir keyif tüketimi değil, sağlık zorunluluğu.

Açık konuşalım…

350 liralık tostla, 770 liralık makarnayla sosyal belediyecilik anlatılamaz.

Vatandaş belediyeden özel işletmelerle yarışan fiyatlar değil, özel işletmelerden daha ulaşılabilir hizmet bekler. Çünkü belediye ticarethane değil, kamusal sorumluluk makamıdır.

Yoksa insanın aklına şu soru geliyor;   Kayseri Büyükşehir Belediyesi gerçekten vatandaşın yanında mı? Yoksa bu da mı ‘mış gibi belediyecilik’? Hani vitrinlerde sosyal belediyecilik anlatılırken, iş vatandaşın gerçek ihtiyacına gelince tablo değişen türden…

Sayın Memduh Büyükkılıç, çölyaklı vatandaşların bu sesini duyacak mı? Bu fiyatlara ‘dur’ diyecek mi? Yoksa zaten hayat boyu yüksek maliyetlerle mücadele eden vatandaşın sırtındaki yük biraz daha artmaya devam mı edecek?

Yazarın Diğer Yazıları