Her yıl Haziran ayının üçüncü Pazar günü kutlanan Babalar Günü, annelerimizin şerefine düzenlenen Anneler Günü’nün gölgesinde kalmış gibi görünüyor. Artık babalarında kabul ettiği bu durum, bu yıl Kurban Bayramı ile çakışarak adeta Babalar Günü, Kurban Bayramı’na kurban gitti dedirtti.
Anneler Günü aylar öncesinden reklamlarda ve mağazalarda büyük bir coşkuyla kutlanmaya hazırlanırken, beklenen o özel gün geldiğinde de çiçekler, hediyeler ve yemekler ile kutlanır. Babalar Günü ise nispeten daha sade geçer. Bence bunda toplumsal normlar çok önem arz ediyor. Babalar ile annelerin emekleri ve yaptıkları hatta aileye katkıları o kadar farklı ki, bence senede bir gün anneler hediyelere veya sürprizlere, jestlere boğulmayı hak ediyorlar.
Ancak bu, babaların öneminin ve onlara olan sevgimizin daha az olduğu anlamına gelmiyor. Babalar da tıpkı anneler gibi, çocuklarının hayatında kritik roller üstleniyorlar. Onların rehberliği, koruması ve sevgisi, çocukların gelişiminde hayati öneme sahip. Ne demiş eskiler, baba dağdır gölgesi yeter… Bu söz bile bence babaların evlatlar üzerindeki etkisini, psikolojik katkısını özetliyor.
Her ne kadar ilk başlarda, bu sene babalar günü bayrama kurban gitti desek de, farklı bir bakış açısıyla baktığımızda da bu yılki Babalar Günü’nün bayramla çakışması, belki de bize babalarımızla daha fazla zaman geçirme fırsatı verecek. Belki de bu vesileyle, onların sessizce üstlendikleri rolleri ve yaptıkları fedakârlıkları kutlama şansını bulabiliriz.
Anneler günü, babalar günü… Her zaman yanımızda olmasını beklediğimiz, sonsuz bir sevgiyle bağlı olduğumuz ama onlara olan sevgimizi ve takdirimizi ifade etmek için özel günleri beklememeliyiz. Her gün, onların hayatımızdaki yerini ve önemini kutlamak için bir fırsat olduğunu bilmeli ve fırsat buldukça bunu belki söylemle belki sarılarak dile getirmeliyiz.
Bir Babalar Günü’nü daha feda ettiğimiz bu günlerde, geçmiş olmasına rağmen bir farklılık yapıp bu hafta sonu babalarımızla kaliteli zaman geçirmeyi tercih edelim mi? Onlarla sohbet edelim, anılarımızı tazeleyelim ve en önemlisi, onlara ne kadar değerli olduklarını hissettirelim mi?