Prof.Dr.Faruk ANDAÇ

Hukukun Amacı Ve Sağladığı Yararlar

Prof.Dr.Faruk ANDAÇ

Merhaba ‘ Kayseri Anadolu Haber’ gazetesinin değerli okuyucuları. Bu hafta Hukuk Günlüğü köşemizde Hukukun Amacı ve Sağladığı Yararları üzerinde duracağım. Şöyleki Hukukun genel olarak amacı, toplum düzenini sağlamaktır. Hukuk her şeyden önce, insanların canından, malından ve kişiliğine bağlı manevi değerlerinden emin olarak yaşamasını sağlamak amacını taşır. Hukuk sayesinde toplumsal ilişkiler düzenli olur ve toplum içinde yaşayan bireyler de mutlu ve huzurlu olurlar.

Hukuk, kişilerin davranışlarını belli esaslar dâhilinde düzenlerken, kişilerin hak ve hürriyetlerini güven altına almayı, böylece toplum düzenini sağlar. Bu durumda hukukun getirdiği düzenleme ile toplumu oluşturan kişilerin ortak yararları sağlanmış olur.

Hiç şüphesiz hukuk, gücünü devletin maddi varlığından ve onu meydana getiren toplumun (milletin) değer yargılarından alır. Hukukun amacı toplumda adaleti sağlamaktır. Kişilerin mutluluğu ve toplumun huzuru, herkesi içine alan genel nitelikte hukuk kurallarının varlığına bağlıdır.  Bu nedenle toplum düzenini sağlama ve topluma yön verme, tesadüflere, ani ve sübjektif tercihlere bırakılmaz. Devletin gücüne dayanarak çıkarılan hukuk kuralları, toplum hayatını düzenleme ve yön verme görevini, ani ve sübjektif tercihlere bırakmamıştır. Toplumda adaleti sağlamak suretiyle kişilerin mutluluğunu ve toplumun huzurunu sağlamaktadır.

Hukuk düzeni, gerek topluma ve gerekse kişiye ekonomik, sosyal, siyasal gibi birçok yararlar sağlamaktadır. Öncelikle hukuk toplumda barışı sağlar. Şöyleki, toplum içinde yaşayan kişiler arasındaki menfaat çatışmalarını engeller. Onları uzlaştırarak toplumda barışı ve huzuru sağlar. Ayrıca hukuk, toplumda güveni sağlar. Şöyleki, toplum içinde güçlünün güçsüz üzerinde egemenlik kurmasını önler. Güçsüzü güçlü karşısında korur. Böylece güvenilir bir ortam sağlanmış olur ve kişinin topluma güveni artar. Hukuk, toplumda eşitliği sağlar. Şöyleki, hukuk düzeni ile kişiler arasında eşitlik sağlanır. Hukuk kuralları kişiler arasında ayrım yapmaksızın kişilere eşit olarak uygulanır ve böylece toplumda ortaya çıkabilecek ayrıcalıklar kaldırılmış olur. Diğer taraftan hukuk, toplumda hürriyeti sağlar. Şöyleki, Kişilerin doğal haklarını serbestçe kullanmalarına, kendi iradeleri ile serbestçe karar verebilmelerine, serbestçe eylemde bulunmalarına imkân verir. Hürriyet, kişinin kendi iradesiyle karar verebilme gücüdür. Hürriyet olmazsa kişilerin hakları da olmaz, adalet de olmaz. Ancak hürriyet sınırsız değildir. Sınırsız hürriyet, hürriyetsizlik getirir. Bu nedenle hukuk kuralları, belli kurallar içinde belli sınırlar içerisinde belirlenir. Hukuk kuralları ile kişinin ve toplumun davranışları sınırlandırılır. Toplumda fiziksel, eğitimsel, sosyal, ekonomik gibi faktörler bakımından farklı yaşayan güçlü ile güçsüz kişiler arasında dengeyi sağlayabilmek için özgürlüklerin sınırlandırılması şarttır. Aksi halde güçlü sürekli güçsüz üzerinde baskı kurarak, güçsüzün özgürlüklerini kısıtlar. Hâlbuki güçsüzün de yaşamaya hakkı vardır. Onunda özgürlüklerden yararlanması gerekir. Bu nedenle özgürlüklerin sınırlandırılmasına ihtiyaç vardır. Herkes özgürlüklerinin sınırları içinde davranışlarını düzenlemek zorundadır. Hukukun belirlediği sınırlar içerisinde özgürce yaşamını devam ettirmek hakkına sahiptir.

Bu sınırlar, devlet tarafından ülkenin eğitim, ekonomik, sosyal, siyasal, jeopolitik gibi yapısına göre geniş veya dar tutulabilir. Özellikle eğitim, ekonomik, sosyal, siyasal, jeopolitik düzeyi yüksek olan toplumlarda özgürlüklerin sınırları geniş tutulabilmektedir. Ancak düzeyin düşük olduğu toplumlarda özgürlüklerin sınırları daha dar tutulmaktadır. Çünkü toplumun düzeninin korunması öncelikle kişilerin kendilerine aittir. Kişiler toplum düzenini koruyacak düzeyde bilince henüz sahip değillerse o toplumda devlet, toplum düzenini kendisi res’en hukuk kuralları ile sınırlayıcı şekilde yerine getirir.  

Hukuk kuralları ihtiyaçtan ortaya çıkar. Toplumda yaşayan kişiler toplumun düzenini kendi aralarında adil bir şekilde koruyabiliyorlarsa o konuda hukuk kuralının ortaya konulmasına ihtiyaç duyulmaz. Koruyamıyorlarsa o zaman Devlet, korumak zorunda kalmaktadır. Devletin görevi toplumun düzenini korumaktır. Bunu da hukuk kuralları ile gerçekleştirmektedir.
 

Yazarın Diğer Yazıları