Prof.Dr.Faruk ANDAÇ

Hukuki Müeyyide (Yaptırım) Kavramı

Prof.Dr.Faruk ANDAÇ

Merhaba 'Kayseri Anadolu Haber' gazetesinin değerli okuyucuları. Bu hafta Hukuk Günlüğü köşemizde Hukuki Müeyyide (Yaptırım) Kavramı üzerinde duracağım. Şöyleki; Müeyyide önceleri “kişisel öç alma' duygusunu tatmin etme şeklinde ortaya çıkmıştır. Önceki dönemlerde uygulanan en yaygın şekli “kısas'dır. Toplumda ilişkileri düzenlemek ve kişisel menfaatleri korumakla görevli devlet gücünün ortaya çıkmasıyla müeyyidenin kişisel öç alma özelliği kaybolmuş ve sonraları toplum adına ortaya konan maddi bir tepki şekline dönüşmüştür. Bugün günümüzde müeyyideyi uygulama yetkisi sadece yetkili devlet organlarına ait bulunmaktadır.

Genel olarak müeyyide, toplum hayatını düzenleyen kurallara uyulmaması halinde ortaya çıkan toplumsal veya kişisel bir tepki veya zorlamadır. Her toplumsal kurala aykırı hareketin bir müeyyidesi vardır. 

Şöyleki; toplumsal hayatı düzenleyen kurallar, hukuk kurallarından ibaret değildir. Hukuk kuralları dışında yer alan din, ahlak, örf-adet gibi kurallarında müeyyideleri vardır. Bu kurallara uyulmaması halinde de uymayanlar kişisel veya toplumsal bir tepki ile karşılaşırlar. Fakat bu tepki, hukuk kurallarına aykırı hareket etme halinde ortaya çıkan tepkiden farklıdır.  Hukuk kurallarına aykırılık halinde ortaya çıkan tepkinin (müeyyidenin) özellikleri diğer kurallara (örneğin ahlak kurallarına) aykırılık halinde ortaya çıkan tepkilerden daha değişiktir. Örneğin din kurallarına, ahlak, gelenek-görenek kurallarına aykırı hareket edilmesi halinde ortaya çıkan tepki (müeyyide), bu kuralların özelliği gereği manevi bir baskı (zorlama)dır. Allah’tan korkma, ahirette cehennem azabına maruz kalma gibi uhrevi (kınama, ayıplama, küsme gibi), sosyal (kişinin vicdanında acı ve elem duyması, yaptığından pişmanlık ve üzüntü duyması gibi), kişisel ve manevi his ve duygulardan ibarettir. Halbuki hukuk kurallarına aykırı hareket edilmesi halinde uygulanan müeyyidenin kişi üzerinde maddi ve somut olarak bir etkisi ve baskısı vardır. Örneğin  yalan söyleyene Ahlak kurallarına göre müeyyide, o kişiye güven duymamaktır. Hukuk kurallarına göre müeyyidesi ise hapis ile cezalandırmaktır.

Hukuki anlamda müeyyide, hukuk kurallarına aykırı hareket edilmesi halinde ortaya çıkan ve devletin yetkili organları tarafından zorla uygulanan maddi nitelikli bir tepkidir. Kısaca “Müeyyide, hukuk kurallarına aykırı davranışta bulunan kimselere karşı devletin uyguladığı bir tepkidir'. Bu tepki maddi bir zorlama şeklinde ortaya çıkar. Hukuk kurallarının etkinliği diğer toplumsal kurallardan farklı olarak maddi nitelikli bir zorlama sayesinde sağlanmış olmaktadır.

Toplum adına maddi olarak zor kullanma yetkisine sahip kuvvet, sadece devletin yetkili organlarıdır. Müeyyide, hukuk kuralının ihlal edilmesiyle bozulan toplumsal dengeyi tekrar sağlamak amacıyla devletin başvurduğu maddi ve zorlayıcı nitelikte bir tepkidir. Bozulan sosyal ve maddi dengeyi yeniden sağlayıcı somut bir baskı ve güçtür.

Hukuk kuralının ihlal edilmesi halinde uygulanacak olan müeyyide, maddi ve manevi olmak üzere iki özelliğe sahiptir. Müeyyidenin maddi özelliğine, fiziki zor kullanma (cebir), manevi özelliğine de müeyyidenin caydırıcılık (tehdit) özelliği denir. Fiziki zor kullanma, hukuk kuralını ihlal edene karşı devletin maddi bir zorlama ile tepki göstermesidir. Hukuka aykırı davranıştan sonra uygulanır. Yani hukuk kuralının ihlal edilmesinden sonra etkisini gösterir. Bu nedenle cezalandırıcı etkisi vardır. Müeyyidenin manevi özelliğinde ise kişiyi suçu işlemeden önce caydırmayı ve toplum düzenini böylece korumayı amaçlar. Müeyyide caydırıcıdır. Caydırıcılık, müeyyidenin hukuka aykırı davranış ortaya çıkmadan önce hukuk kuralının ihlal edilmesini önleme etkisidir. Uygulanan müeyyidenin caydırıcılık etkisi bazen, başkasına uygulanan bir cezadan ibret alma şeklinde de olabilir. Örneğin idam cezasına ait infazın kişi üzerindeki etkisi gibi. Bazı cezaların açık ve herkesin görebileceği şekilde uygulanmasının nedeni budur. Milano (İtalya) Üniversitesinin ünlü bir ceza hukukçusu olan ve 1764 yılında Ceza Hukuku ile ilgili yayınladığı bir eserinde Profesör Beccaria’ya göre “Cezanın yararı insanları caydırarak ileride başka suç işlemesine engel olmasıdır'.

Modern ceza hukuku, cezanın ıslah edici ve suçluyu topluma kazandırıcı etkisi üzerinde önemle durmaktadır. Bu nedenle idam cezaları, bizim ülkemizde dahil birçok batı ülkelerinde kaldırılmıştır.

Yazarın Diğer Yazıları