Son yıllarda meydana gelen kuraklıklar ülkenin çeşitli bölgelerinde ürün kayıplarına sebep olmuş ve sulamaya olan ihtiyacı artırmıştır. Artan su ihtiyacını kısıtlı su kaynaklarıyla karşılayabilmek için basınçlı sulama yöntemleri kullanılmalıdır. Erozyonu önlemek, Topraktaki nem içeriğini korumak, Toprağın organik madde içeriğini arttırmak gibi nedenlerle tercih edilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, atmosferdeki CO2 miktarını azaltmak için azaltılmış sürüm ya da toprak işlemesiz tarım uygulamalarının etkili önlemler arasında olduğunu ortaya koymaktadır.
Kuraklığın yaşanmadığı dönemlerde, gerekli tedbirlerin alınması ve kriz dönemlerinde etkin mücadele programı uygulayarak kuraklığın etkilerini en aza indirmek için oluşturulan “Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi Eylem Planı” uygulanmalıdır. Kuraklıkla mücadelede sürdürülebilir tarımsal su kullanımının planlaması, kamuoyu bilinç düzeyinin artırılması, tüm paydaşların sürece dahil edilmesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda; ülke genelinde hububatın fonolojik gözlem sonuçları, meteorolojik veriler ve barajlarımızdaki doluluk oranlarını bir bütün olarak izlenmekte, değerlendirilmekte ve gerekli tedbirler çiftçilerimize ulaştırılmaktadır.
Uluslararası boyutta 1972 yılında Stockholm’de gerçekleştirilen İnsan Çevresi Konferansı ile başlayan iklim değişikliğiyle mücadele çalışmaları 1992 yılında gerçekleştirilen Rio Konferansı’nın ardından Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülen küresel bir mücadele olarak devam etmektedir. 2050 yılına değin dünya ortalama sıcaklığının 20C artması senaryosunun gerçekleşmesi durumunda 180 milyon kişinin daha açlık riskiyle karşı karşıya kalacağı, 450 milyon insanın su kıtlığı yaşayacağı öngörülmektedir. Dünya ortalama sıcaklığının 30C artması durumunda ise yalnızca Avrupa Kıtası’nda şiddetli sıcaklık ve nem nedeniyle her yıl yaklaşık 96 bin kişinin yaşamını yitirebileceği ve küresel tarım alanlarının %5-20 arasında küçülebileceği ön görülmektedir.
Ortalama sıcaklığın 40C artması senaryosuna göre ise dünya genelinde aşırı sıcaklık ve nem nedeniyle hayatını kaybeden insan sayısının 1,5 milyara ulaşabileceği, tarım alanlarının yaklaşık %10-30 oranında azalacağı öngörülmektedir.
Tarımsal üretimde iklim değişikliğinin etkilerini göz ardı etmeden tüm sektörün bilinç düzeyini arttırmak ve üretimi sürdürülebilir kılmak için iklim değişikliğinin tarımsal işletmeler ve doğal kaynaklarımıza etkilerinin neler olduğu, yine iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı sorunlardan bir diğeri olan kuraklık sürecinde alınması gereken önlemleri baştan planlamak ve tarımsal üretimi sürdürülebilir kılmak için mevcut durum ve alınacak önlemler konularında ivedi çözümler üretilmelidir.