Hasan Özgülbay

Bir savaşta sosyal medyada!

Hasan Özgülbay

Sosyal medyanın karanlık yüzünü son günlerde bir kez daha gördük. Bölge coğrafyamız adeta yangın yerine dönmüş, kimin kime saldırdığı henüz tam olarak belli bile değilken bir takım anonim hesaplar, savaş uzmanları, strateji uzmanları adeta bir anda hortladı.

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırısı ve ardından İran’ın bölge ülkelerinde yer alan çeşitli ABD üslerini hedef almasıyla başlayan ve giderek büyüyen bu gerilimin kaç gün süreceğini kimse bilmiyor. Hatta nereye evrileceği konusunda da net bir tablo yok. Ancak şu günlerde sosyal medya üzerinden dönen haberlerin gerçek mi yoksa yalan mı olduğunu ayırt etmek neredeyse imkânsız hale geldi.

Öyle bir bilgi kirliliği var ki yapay zekâ ile üretilmiş videolar, gerçekmiş gibi servis edilen açıklamalar, manipüle edilmiş ses kayıtları, sahte saldırı görüntüleri ve daha niceleri sosyal medya akışını adeta istila etmiş durumda. Herkes bir şey paylaşıyor, herkes bir şey anlatıyor, fakat kimsenin paylaştığı bilginin doğruluğundan tam olarak emin olduğu söylenemez.

Böyle bir ortamda gerçeği ayırt etmek giderek zorlaşıyor. Çünkü bilgi artık hızla yayılıyor ama aynı hızla doğrulanamıyor. Üstelik sosyal medyada yayılan her içerik, insanların zihninde yeni bir algı oluşturuyor.
Dezenformasyon sadece yanlış bilgi yaymak değildir. Aynı zamanda insanların muhakeme yeteneğini körelten, sağlıklı düşünme mekanizmasını zayıflatan ve toplumların gerçek ile kurgu arasındaki çizgiyi görmesini zorlaştıran bir araçtır. Sürekli yanlış bilgilerle karşılaşan bir toplum, bir süre sonra doğru bilgiye ulaşma konusunda da reflekslerini kaybetmeye başlar.

Bugün sosyal medyada gördüğümüz tablo tam olarak budur.

Gerçek görüntülerle yapay görüntüler birbirine karışmış durumda. Gerçek açıklamalarla sahte açıklamalar aynı hızla dolaşıma giriyor. İnsanlar ise bu bilgi bombardımanı içerisinde doğruyu ararken çoğu zaman farkında olmadan yanlışın parçası haline geliyor.
Bu nedenle belki de bugün her zamankinden daha fazla soğukkanlılığa, sorgulamaya ve teyide ihtiyaç var. Çünkü dezenformasyonun en güçlü olduğu dönemler, belirsizliğin en yoğun yaşandığı zamanlardır.
Ve bugün tam olarak böyle bir zamandan geçiyoruz.
 

Yazarın Diğer Yazıları