Hasan Özgülbay

Bazı hikâyeler kendiliğinden yazılır: Her karşılaşma tesadüf değildir

Hasan Özgülbay

Tarih, görkemli savaşların veya büyük anlaşmaların değil, aslında küçük ve sessiz tesadüflerin omuzlarında yükselir. Tıpkı 1799’da sıradan bir inşaat kazısında bir askerin küreğine tesadüfen takılan ve ortaya çıkan Rosetta Taşı’nın koskoca bir antik çağın şifrelerini çözmesi gibi, insan ömrü de böylesi ince rastlantıların mimarlığıyla şekillenir.

‘’Fata viam invenient''

Bazen yıllar önce sıradan bir günde, belki sıradan bir sınav kâğıdının ucunda, belki de ayaküstü bir tanışmada ya da bir bilgisayar oyununda atılan o ufacık adım, zamanı geldiğinde bir kelebek etkisi yaratarak hayatımızın en köklü, en sağlam bağlarını inşa eder. Bir ses, bir fotoğraf iki farklı şehirden mucizelerin kapılarını aralar.
İşte kaderin o kusursuz pusulası tam da bu görünmez iplerin ucunda devreye girer. Romalıların o eşsiz tespitiyle; ‘’Fata viam invenient'' yani kader yolunu mutlaka bulur. Birbirinden tamamen bağımsız ilerleyen iki farklı hayat, zamanı geldiğinde görünmez bir elin ustalıklı dokunuşuyla kesişir ve o iki kişi için yepyeni bir çağ başlatır. Bu öylesine kusursuz bir akıştır ki, geriye dönüp bakıldığında ‘’ilginç'' denilen her tesadüfün, aslında o nadide hikayeyi örmek için atılmış hayati birer ilmek olduğu anlaşılır.

En büyük onur ve heves vesilesidir

Bu muazzam kurgunun etrafında duran dostlar, yol arkadaşları... İnsan ilişkilerinde "kardeşlik, dostluk ve arkadaşlık" dediğimiz o ağırbaşlı makamın en büyük erdemi, sadece karanlık günlerde omuz vermek değildir. Aynı zamanda, o insanın hayatına güneş gibi doğan bir varlığa, gözlerindeki o eksilmeyen huzura ve birlikte atılacak o mühim adımlara her an her dakika şahitlik etmektir. Can dostumun yüzünü güldüren, onun hikayesini böylesine güzelleştiren o eşsiz beraberliği izlemek, gerçek bir yol arkadaşı için duyulabilecek en büyük onur ve hevestir.

Tesadüflerin ötesinden gelen mucize

Bugün, yeni bir yaşın arifesinde atılacak o büyük adımların eşiğinde duran, isimleri bende saklı iki güzel insanın iki güzel dostumun o ‘’latif'' hikayesini düşünerek dökülüyor bu kelimeler kağıda. Tesadüflerin bir araya getirdiği o nadide hikayenin mimarlarına, ömür boyu sürecek bir saadet ve her daim açık bir şans diliyorum. Çünkü hayat, en güzel şiirlerini her zaman tesadüflerin ardına saklar. Unutulmasın ki; kader, yolunu her zaman mutlaka bulur. Dostluğumuz baki, huzurunuz daim olsun…

Yazarın Diğer Yazıları