Hakan Çiftci

Kayserispor'dan kusursuz fırtına

Hakan Çiftci

Kayserispor, belki de sezonun en zor maçını çok kolay bir şekilde kazanarak şampiyonluk yolunda önemli bir engeli daha aştı. 

Dile kolay, 1977 yılından bu yana Antalya’da oynanan lig maçlarında mağlup edemediğimiz Antalyaspor’u 4-0 gibi farklı bir skorla kayıpsız geçtik. Antalyaspor mu kötü oynadı, yoksa Kayserispor mu çok iyi oynadı? Cevabı sorunun içinde saklı. 

Evet, Kayserispor dersine o kadar iyi çalışmış ki, ağır zeminde ne yapması gerekiyorsa harfiyen yaptı ve 3 puanı alnının akıyla aldı. (Doğru oyun, erken gol ve rakibe fırsat vermeyen bir Kayserispor izledik)

Herkes gibi biz de 'Eksikler var' diyorduk, ama…

Düşünsenize Semih Güler ve Cenk Şen gibi çok önemli oyuncularınızdan yoksun maça çıkıyorsunuz ve yerlerine oynayan oyuncular eksikliklerini hissettirmiyor. 

Kayra Cihan, bu sezon ikinci kez süre aldı ve ilk kez 11’de çıktı. Kayra gibi Mert Göckan da hakeza, son derece profesyonel bir maç çıkardılar. Kayra’ya ayrı bir parantez açalım; bu kardeşimizi ilk kez İstanbul’da 55 bin taraftarın karşısında Fenerbahçe ile oynanan ve 3-3 biten maçta tanıdık. Sonrasında şans verilmedi ama geleceğin yıldız isimleri arasında yer alacağını söyleyelim bir kez daha.

Seferi ve Moreno'lu Kayserispor şampiyon gibi

Kayserispor’un en büyük gücü Daniel Moreno ve Taulant Seferi gibi üst düzey futbolcuların olması. 

Bu oyuncular o kadar etkili ki neredeyse gol atmadıkları bir maç yok. Seferi ve Moreno’su olan takım şampiyon olur. 

Diğer futbolcular kötü mü? Hayır, her biri birbirinden kaliteli ve yetenekli; ama Seferi ve Moreno’yu TFF 1. Lig’de durdurabilecek bir takım yok.

Manisaspor maçındaki kötü futboldan sonra Antalya'da çok şey değişti

Kayserispor, Manisaspor maçında belki de sezonun en kötü futbolunu oynadı ama bu maçta tam tersine sezonun en iyi futbolunu ortaya koydu. 

Bu başarıda teknik direktör Atila Gerin hocanın da payı oldukça büyük. 

Hoca, futbolcularla kurduğu duygusal bağın meyvelerini yiyor. Sezon başında geç oyuncu değişiklikleriyle eleştirdiğimiz Atila hoca da (bu arada kendisi de kabul ediyor geç oyuncu değiştirdiğini) kaliteli oyuncu grubuyla sistemsel olarak gelişim gösteriyor. Hoca artık maçı daha iyi okuyor, değişiklikleri zamanında yapıyor ve forma adaletine daha çok önem veriyor.

Osman Özköylü'ye rağmen ağır zeminde 4 gol öyle kolay değil

Bu maçta kötü diyebileceğimiz futbolcu yoktu; inanılmaz ağır ve kötü bir sahada oynanan maçı 4-0 kazanmak her babayiğidin işi değil. 

Antalyaspor’u evinde yenmek, hele ki Osman Özköylü’ye rağmen yenmek hiç kolay değil. 

Fobimizi de üzerimizden attık, maçı da kazandık ve yolumuza emin adımlarla ilerliyoruz. 

Başta da belirttiğim gibi en çekindiğim, korktuğum maç Antalyaspor maçıydı. (Antalyaspor gerçeğiyle karşılaştık)

Atila Gerin'in akıl dolu hamlesi

Mamadi Camara’nın gol atması ayrı bir güzellik kazandırdı maça ama keşke 3-0 iken gereksiz kart görmeseydi de Batman Petrolspor maçında oynayabilseydi. 

Onun da yerine giren Ensar Kemaloğlu, sanki 40 yıllık Kayserisporlu gibi oynadı ve takımın temposunu düşürmedi. 

Kayserispor’un şu ana kadar en iyi yaptığı şey takım halinde defans, pres ve hücum oldu. 

Top kaybedilince herkes kapmaya koşuyor, takım hücuma kalktığında da aynı disiplinle mücadele ediyor.

Kayserispor'un xampiyonluk şifresi…

Takımda yeri dolmayacak ‘Seferi ve Moreno’ derim, ama bunların dışındakilerin tamamı da yüksek kadro mühendisliğiyle kazandırılmış isimlerden oluşuyor. 

İsim önemli değil; kim girdi, kim çıktı, herkes üzerine düşenin en iyisini yapmaya çalışıyor ve bunu da başarıyor. 

Murat Uçar hem defansta hem hücumda dinamo gibi oynuyor, asistini yapıyor; dersin ki 35 değil 25 yaşında… Bu adam geçtiğimiz yıl Amedspor ile Süper Lig’e çıkma başarısı gösterdi. Kayra Cihan’ı söyledik ama çift dikiş geçelim; Jakirovic’ten sonra Atila Gerin dokunuşuyla ayrı bir özgüven kazanmış, 19 yaşında olmasına rağmen büyük gelişim gösteriyor ve kusursuz bir futbol ortaya koydu.

Kayserispor'da kadro mühendisliği konuştu

Jemal Tabidze, zaten defansın lideri, gözbebeği… (Kayra'nın da iyi olmasında büyük pay sahibi oldu) Gün geçtikçe sürat kazanıyor, sağlam oynuyor, topu oyuna iyi sokuyor ve güven veriyor. 

Mert Göckan, sanki 9 haftadır forma giyiyor; yedek bekledi ama adam içinde biriktirmiş, bambu misali sabırlı ve etkili futboluyla günün başarılı isimleri arasında yer aldı. 

Gelelim mi orta sahaya? Sinan Kurt, zaten ligin tartışmasız en iyi 6 numarası; sahada basmadık yer bırakmayan Sinan da Daniel Moreno gibi Amedspor’un başarısında aslan payına sahip bir isim. (Sinan takımda en beğendiğim Türk futbolcu)

Görkem Sağlam, çok beğendiğim bir isim değil ama gerek Ensar gerekse de Murat’ın alınmasıyla tatlı bir rekabet içinde artan performansıyla göz dolduruyor. (Forma rekabeti Görkem'in performansını yukarı çekti)

Atila Gerin gleştirilere kulak astı

Benhur Keser, adamın sahada varlığı bile yetiyor; bugün biraz etkisiz gibi görünse de toplu ve topsuz oyunda nerede duracağını, nasıl adam eksilteceğini çok iyi biliyor. Malum Kayseri’nin evladı, her şeyini ortaya koyuyor; Erzurumspor’un şampiyonluğunda büyük emek sahibi kendisi. 

Daniel Moreno’yu tek geçerim; hatta kıyas yaparsak Taulant Seferi’den bile daha öne koyarım. 

Adamı tutmak imkansız gibi bir şey, kesinlikle Süper Lig ayarında üst düzey yeteneğe sahip; Amedspor’un başarısında 10 gol, 10 asisti boşuna yapmamış. 

Taulant Seferi için de derim ki, eğer bir takım şampiyonluğa oynayacaksa Seferi’yi kesinlikle almalı; biz geçtiğimiz yıl Miguel Cardoso yerine bu tarz bir futbolcuyla anlaşmış olsaydık şu an Süper Lig’deydik. 

Moreno ve Seferi’si olan takım golsüz hafta geçirmez, Süper Lig’de olsa ilk 10’a girer. 

Mamadi Camara, Seyit İçgül’ün Emmanuel Emenike’si adeta… Kayserispor, bu futbolcudan hem çok verim alır hem de çok para kazanır. Seyit abi çok kaliteli bir ismi kazandırmış Kayserispor’a, tebrik etmek lazım gelir.

Antalyaspor Deplasmanında 4-0'lık Kusursuz Fırtına: Kayserispor Süper Lig Yolunu Nasıl Açtı?

Gökhan Değirmenci’nin ismini yazmazsak ayıp olmaz mı? 

Gökhan’ın da sahada var olması bile güven veriyor, çok iş düşmedi ama birkaç maç dışında ilerlemiş yaşına rağmen 18’lik delikanlılar gibi yüreğini ortaya koyuyor. 

Bu başarının mimarı Atila Gerin hocaya da bir parantez açalım… Gerin hoca, sürekli kendini geliştiren, tecrübesini konuşturan, özellikle ve özellikle eleştirilere kulak asarak daha iyisini yapmaya çalışan bir gönül insanı. 

Futbolcularla abi-kardeş, baba-oğul gibi inanılmaz bir iletişim kuran, yüreklendiren ve motive eden bir isim. 

Bu maçta da Mamadi Camara’yı sarı kartından dolayı oyundan aldı… İkinci kartı görmesine engel olarak önemli hamle yaptı… Bundan da ziyade önümüzdeki hafta oynayamayacağını hesaba katarak Ensar Kemaloğlu gibi tecrübeli ve dinamik bir ismi Batman Petrolspor maçına hazırladı.

Kadro mühendisliğinin görünen ve görünmeyen kahramanları…

Seyit İçgül ağabeyi de es geçersek ayıp olur; kendisini çok seven, destekleyen ama bazen de eleştiren biri olarak "İyi ki var, iyi ki transferlerde bulunmuş" diyorum. 

Yıllardır ‘Futbol aklı’ dediğimiz de bu zaten. 

bir de biz gazeteci olarak yeren medya değiliz; eleştiririz ki takım daha iyi olsun ama işine gelmeyenler kendi düşüncelerini ortaya koyabilir, sonuçta "Kişi kendinden bilir işi." 

Hasılıkelam, bu başarılı sürecin ardından Ali Çamlı’dan, yönetiminden ve manevi desteğini esirgemeyen Ahmet Dirgenali’den de Allah razı olsun…. 

İyi ki varsınız, bu şehir bir olursa, kenetlenirse bu takım elini kolunu sallayarak Süper Lig’e çıkar diyerek yazımı sonlandırmak istiyorum…

Yazarın Diğer Yazıları