Kayserispor, son derece zorlu bir deplasman maçından daha galip gelerek tüm Kayserili sporseverleri sevince boğdu. (Son 3 maçın tamamında 8 gol atıldı ve gol yemeden 9 puan alındı, bu inanılmaz güzel bir gelişme)
Kayserispor, 1-0 kazandı ama Daniel Moreno’nun ekstra futbol yeteneğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor, skor aldatmasın… (Çok fazla eksiğimiz var)
Teknik direktör Atila Gerin’in sahaya sürdüğü 11’i görünce Oğulcan Çağlayan’ı yedeğe çekip, Benhur Keser’i oynattığını gördük.
İstanbulspor maçında 4-0 kazanan takımın 11’inin bozulmayacağını tahmin ediyordum. (Futbolda altın kuraldır, kazanan takım değişmez, sakatlık olmadığı sürece)
***
Allah var, Benhur Keser yüreğini, yeteneğini ve tabiri caizse her şeyini ortaya koydu. (Çok güzel de oynadı)
Moreno’nun da attığı golün asistini de yaptı. (Benhur gibi futbolcun olsun, yeme de yanında yat)
Ancak, Kayserispor’da Daniel Moreno’nun bundan önceki son iki maçta sağ kanat oynadığını ve gole çok daha yakın olduğunu gördük.
Bu kadar uzun defans varken rakipte Moreno aralarında çok kısa kaldı ve aradığı boşlukları bulamadı. (Hoca Moreno’yu yanlış yerde oynattı, riske girdi, tamam takım kazandı, ama gereksiz bir risk bence)
***
İlk yarıda özellikle 20 dakikalık bölümde iki takım da birbirini adeta tarttı.
Rakip, bekleme oyunu yaparak, kontrataklardan pozisyon aradı.
Biz de geniş alan bulamadık, ama çok net olmasa da Benhur ve Seferi ile kaleyi yokladık.
Burada kazanan takımı bozan Atila hocaya sormak lazım geliyor, (Teknik direktör Atila Gerin’in takıntılarının devam ettiğini gördük. Birazdan detaylandıracağım)
***
Tamam takım kazandı, 8 maçta 6 galibiyet, özellikle deplasmanda yenilmeyen bir görüntü var, ancak hala eksiklerimiz var. Oyun gücümüz yok ve belli sistemimiz yok, oluşmadı, ama oluşur. (Futbolcuların bireysel yetenekleriyle kazanıyoruz) Ya berabere kalıp ya da kaybetseydik?
Hoca doğruyu bulma noktasında önemli mesafe kat etti, tebrik ediyoruz, fakat hala Denis Radu ve Marco Dulca konusunda anlamsız bir şekilde ısrar ediyor.
Mamadi Camara konusundaki ısrarına ‘tamam’ denir, ancak Görkem Sağlam’ı çok fazla oyunda tutuyor. (Görkem Sağlam, iyi başladı, ama son maçlarda yoruluyor, hal böyle olunca da topu eziyor ve fazla oyunda kaldığı için takımın direnci zayıflıyor)
Hoca, oyuncu değişikliklerini çok geç yapıyor, galip gelirken de eleştirip, bu takımın daha da iyi olmasını istediğimiz için bunları söylemek durumundayız.
***
İkinci oyuncu değişikliği 75'te ve 85’te geliyor, toplamda 3 oyuncu oyuna giriyor, ikisi forvet, 1’i de defans ağırlıklı orta saha oyuncusu. (1-0 öndesin ve rakibin doldur - boşalta geçtiği bir dönemde Karagümrük FK maçında olduğu gibi olumsuz bir tabloyla karşılaşmamız mümkündü)
Allah korusun, 80-85’te gol yesen nasıl çıkaracaktın?
Skoru mu korumaya çalıştın, değişikliklerle süre mi kazanmaya çalıştın, yoksa 2-0’ı mı yakalamaya çalıştın Atila hocam?
Oğulcan Çağlayan geçen hafta 11’de oynuyor, hocanın görüşüdür, ama neden bu hafta son 5 dakika forma giydi? Çok iyiydi İstanbulspor maçında 11’de oynadı, çok kötüydü bu maçta yedek kaldı, hangisi?
***
Yineleyelim, Oğulcan çok iyi ve hazırdı İstanbulspor maçında 11’de başladı, bu hafta ne oldu ki son dakikalarda oyuna giriyor?
Forma adaletinde herhangi bir sıkıntı yoksa ona bir şey diyemem. (Ama sadece Oğulcan için değil bu, yedekler de oynamalı, aynı isimler üzerinde durulmamalı, herkes hazır tutulmalı, kimse küsmemeli, maç ritmi kazanmalı)
‘Kazanan haklıdır’ diye de bir şey yok, ama yeni transferlerin geçtiğimiz hafta neler yaptığı ortada. (Forma adaleti olmazsa, bu tercihler ilerleyen süreçte başınızı ağrıtabilir)
İstanbulspor maçında oyuna sonradan giren gerek Ensar Kemaloğlu, gerekse de Murat Cem Akpınar’dan daha çok faydalanılması gerekiyor, çünkü bu oyuncular hazır, aynen Oğulcan Çağlayan’da olduğu gibi.
***
Bir de çok takdir ettiğim Semih Güler kardeşimiz ile de birkaç kelam yazmak isterim.
İnanılmaz hırslı, pozisyon bilgisi üst düzey, kendisi yavaş ama açığını kapatabilecek yeteneğe sahip, ancak Semih Güler kardeşim, sen görev bölgendeki sorumluluğu yapsan daha mı iyi olur acaba?
Her aldığın topu uzun oynamak zorunda değilsin. Pozisyon olur, uzun top oynarsın, ters kanat yaparsın anlarım, ama bırak da oyunu orta saha kursun. (Enerjini düşürme, takım yerden oynasın)
Takımın oyuncu kalitesine diyecek söz yok, çok iyi bir kadro mühendisliği yapıldı, ama herkes kendi işini yapmalı. (Semih kardeşim, daha az topla oyna, daha güçlü kal, bu takımın sana çok ihtiyacı var)
***
Takımda ilk 20 dakikalık bölümden sonra büyük kopmalar oldu, oyun bir ara adeta gelgit oyununa döndü, orta sahalar her iki takımda da çok basit ve hızlı geçildi.
Tabiî ki bunda rakibin de payı var, ancak bizim oyunumuz bu, ‘Biz hep bunu oynarız’ dersen, bugün yenersin, yarın hiç olmadık bir takımdan farklı bir yenilgi alarak, tüm hava altüst olur.
Kazanırken de eleştirmek gerekiyor dediğim de bu zaten, daha iyi bir Kayserispor İnşallah Süper Lig’e çıkar.
Ancak, her maçta aynı sistem ile çıkarsan, aynı oyuncu değişikliklerini yaparsan, bir yerde rakiplerin de sana ‘dur’ der. (Skor ne olursa olsun, ‘benim oyunum bu’ anlayışı çok yanlış.
***
Şampiyonluk yolunda Bursaspor’a kaybettik; Karagümrük’e hakemin ve hocanın yapamadığı hamlelerle berabere kalarak 2 puan kaybettik, ama bundan ders çıkarmak gerekiyor. (Neden kaybettik? Üstelik rakiplerimize! Bunları sorgulamak gerekiyor)
Futbolda duygusallığa yer yok, Radu ve Marco konusunda ne demek istediğim anlaşılmıştır sanırım.
***
Yoksa, Allah razı olsun, Atila hocam gecesini gündüzüne katıyor, elinden gelenin en iyisini vermeye çalışıyor, başarılı da oluyor.
Güzel taraflarından da bahsedelim;
Deplasmanda yenilmeyen tek takımız.
Ligin en çok gol atan takımları arasındayız
Ligin en az gol yiyen takımıyız.
Son 3 maçta gol yemedik.
8 maçta sadece 3 gol gördük.
8 maçta Bursaspor ve Karagümrük maçları dışında gol yemedik.
Her maçta gol atıyoruz.
Milli araya da lider olarak giriyoruz.
***
Atila Gerin gibi temiz kalpli, eleştirilere kulak veren, kendini sürekli geliştiren bir teknik direktörümüz olduğu için çok şanslıyız.
Aile havası yaşatan Ali Çamlı ve yönetimin de bunda çok büyük payı var.
Kayserispor nihayetinde milli araya lider girdi, keşke ara olmasaydı, tam hava yakaladık derken, bu ara, olumsuz da yansıyabilir.
Lig asıl bundan sonra başlıyor, umarım daha da iyi oynayan, kazanan ve şampiyon olan bir Kayserispor görürüz.