Hakan Çiftci

Kayserispor'da gerçeklerle yüzleşme zamanı

Hakan Çiftci

Sözlerime başarının alkışlanacağını, başarısızlığın da eleştirileceğini belirterek başlamak istedim.
Öncelikle soralım ‘Bu beraberlik kime yazar?’
Kayserispor, eliyle 2 puanı verdi desek, abartmış olmayız. (İğneyi kendimize batıralım)
Son saniye mi denir, son nefes mi bilinmez, ama altın değerinde galibiyeti göz göre göre kaçırdık.
Maçı zamanında bitirmeyen hakeme mi kızalım, teknik direktör Atila Gerin'e mi (Marco Dulca aşkı), yoksa Talha Sarıarslan'a mı?

***

Hocanın sahaya sürdüğü 11 ve ilk yarı itibarıyla bazı şeylerin değiştiğini görmek mümkün.
Kayserispor, Bursaspor yenilgisinden dersini almış, daha kontrollü, ayağı yere basan ve elindeki mevcut kadroya göre 11 ile çıktı Atila Gerin.
Ama, Atila hocanın taktik yönünden sıkıntısı olduğunu görmeyen yoktur, adam maç 0-0 iken de aynı, 1-0 öndeyken de aynı, 1-1 beraberlikte de aynı, hatta 2-1 geriye düşünce de aynı oyunu oynatıyor.
Takımı ikinci yarıda geriye yaslıyor, ya da etkili olup çıkaramıyor, müdahale yok, ezber değişiklikler ve dakikalar ama papaz her zaman pilav yemiyor.

***

Allah’tan Benhur Keser gibi formanın ağırlığını bilen ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan biri var.
Benhur’un da 30-35 dakikadan sonra kondisyonunun tükendiğini görüyoruz, ama adam en azından çabalıyor. (Daha çok çalışıp, daha da güçlenecek)
Sivasspor ve Iğdır maçlarında bireysel çabalarıyla 6 puanın alınmasında direkt katkı sağladı.
Bu maçta da Seferi’ye önce topu kapıp, ardından da al da at pası vererek, Kayserili olduğunu ve formanın hakkını vererek gösterdi.

***

Bursaspor yenilgisi sonrası Karagümrük maçının da zor geçeceği gün gibi belliydi.
Kayserispor,  kolay bir fikstür ile girip ilk üç maçını kazanmanın avantajını kullanarak 9 puan aldı ve lider oldu. (Iğdırspor maçını es geçmeyelim, skor aldatmasın)
Rehavete mi girdik bilinmez ama Bursaspor yenilgisiyle gerçeklerle yüzleştik, Karagümrük karşısında da şampiyonluğun kolay olmayacağını gördük.
İstanbul’da güzel olan yenilmedik, 1 puanla dönüyoruz; kötü olan ise galibiyeti kaçırdık, hem de farklı kazanabilirdik.

***

Kadro planlamasını güzel bir şekilde yaptık, ama hala eksik bölgeler var, bunu da bilmeyen yok. (önümüzde 2 gün kaldı, iyi futbolcu kaldı mı? İnşallah alınır, ama alınsa da zamana ihtiyaç var)
Stoper, orta sahada 6, 8 ve 10, bunun yanı sıra pivot santrafor diye tabir edilen 9 numaramız yok. Hatta Allah korusun Cenk Şen sakatlansa sol bekimiz de yok yedek olarak.
Yedek kulübemiz zayıf,  Florent Hasani ve Murat Uçar sakatlandı, yerine kim oynayacak? 
Gençlerimiz zaten güven vermiyor, hoca da gerçi şans vermiyor Talha dışında. (Yedek kulübesi)

*** 

Talha dedik yarım kaldı, ama bu ne vurdumduymazlık böyle? 
Maçta 1-0 öndesin, atsan 2-0'ı yakalayacaksın, ama Talha daha top gelmeden vurmaya kalktı. (Ne yapacağını şaşırdı, hiç hazır değil, konsantre olamamış belli ama vücut da gitmiyor)
Hiç hazır değil,  aynı zamanda bu takımda bu mantıkla zor şans bulur. (Her maç oynuyor, ama gram ilerleme yok) Seferi çıkmasaydı daha iyiydi.
3. Lig performansı gösteriyorsun güzel kardeşim, hiç mi çalışmıyorsun, bu formanın ağırlığını bilin ve gençliğinizin hakkını ver, bu sen değilsin, çok ama çok daha fazla çalışman lazım, kendini sadece futbola ver.

***

Kayserispor, belki de farklı kazanacağı maçtan 1 puan ile son saniye golüyle ayrılmanın şokuyla moralleri alt üst etti.
Bu lig, Süper Lig’e hiç benzemiyor, şampiyon olacaksan, seri yakalaman lazım.
Mücadele gücü daha yüksek lig ligde oynuyoruz, ama kondisyonumuz çok zayıf.
Değerli Metin İlhan hocamızın da değdi gibi ‘Gol yemeyeceksin’ özellikle son dakikada gol yiyorsan kimseye değil, kendine kızacaksın Atila hocam.

***

Bursaspor maçında ‘Hakem 2 dakika erken çıktı’ diyorsun, bu maçta da ‘1,5 dakika fazla oynattı’ diyorsun, hakemlerle ilgili ‘konuşmam’ diyorsun, puan kayıplarında ‘Evet benim de hatam oldu’ demek yerine sürekli bahane üretiyorsun. 
Belki bu maçta Marco Dulca’yı sonradan da olsa oynatmak zorunda kaldın, ama bu Rumen bu takım seviyesinde değil.
Yedek kulübemizde alternatifleri zayıf olan bir kadro yapımızın olduğunu bilmeyen yok, ama Sergej Jakirovic ile bu takım 9 as futbolcusundan yoksun şekilde gençlerle Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı, galibiyeti kaçıran taraf oldu. (Bahane ararsan çok)
Artık bu maç geride kaldı, Esenler Erokspor maçına odaklanalım, keşke takım orada kalsaydı, git gel zor oluyor, Pazar günü yine maç var, cumartesi günü yine İstanbul’a gideceksin, bu gibi durumlar motivasyonu düşürür. (Bunu da düşünmek gerek)

***

Kazanınca güzel, kaybedince de ister istemez insanın morali bozuluyor, ama gerekli transferler yapılır ve sabırlı olursak bu takım ilerleyen haftalarda daha iyi olur. (İyi adam kaldıysa)
Futbol bu kazanmak, kaybetmek, beraberlik bu işin doğasında var, ama rakiplerine puan vermenin de üzüntüsünü yaşıyoruz hep birlikte.
Güzel tarafından bakılırsa rakibinize 3 puan vermediniz, 2 puan kaybettirdiniz, 1 puan alarak Kayseri'ye boş dönmediniz. (Deplasmanda alınan 1 puan iyi puan)
5 maçta 10 puan aldık, 2 puan ortalamasını yakaladık, çok karamsar olmaya da gerek yok, ama gerçekleri de naçizane söylemek geldi içimden.

Yazarın Diğer Yazıları