Ezgi Tek

Kış herkese aynı mı gelir?

Ezgi Tek

Bir yaprak, dalından ayrılırken şehrin takvimine küçük bir not düşer. Ardından bir başkası… Rüzgâr, sararmış yaprakları kaldırımlara taşırken ağaçlar sessizce eksilir. Sonbahar, gidişini büyük cümlelerle değil, sokakların rengini değiştirerek anlatır. Bir sabah pencereyi açtığımızda yüzümüze çarpan soğuk, bu sessiz vedanın ardından gelen mevsimi haber verir.

Kayseri’de kışın gelişini anlamak için takvim yapraklarına bakmak yeterli değil. Sabahın ayazı, sokaklarda hızlanan adımlar, dolaplardan çıkarılan kalın giysiler ve elbette Erciyes’in beyaz zirvesi… Dağın üzerinde biriken kar, şehre uzaktan gönderilmiş bir mevsim haberi gibi.

Evlerde hazırlıklar başlıyor. Kışlıklar yerlerine yerleştiriliyor, ısınma sistemleri kontrol ediliyor. Herkes kendince kışa hazırlanıyor. Peki, hazırlıklarımız yalnızca kendi kapımızın ardında mı tamamlanıyor?

Çünkü kış, herkese aynı manzarayı göstermiyor.

Erciyes’in beyazlığını seyreden biri için kar, fotoğrafını çekmeye değer bir güzellik olabilir. Isınma giderlerini hesaplayan bir aile için kış, bütçeye eklenen yeni bir yük olabilir. Sokakta yaşayan hayvanlar içinse barınacak bir yer, donmayan bir su kabı ve yiyecek bulabilmek çok daha önemli hâle gelir.

Aynı şehir, aynı gökyüzü, aynı soğuk… Ama birbirinden ne kadar farklı hayatlar.

Belki de mevsimlerin bize hatırlatması gereken ilk şey budur: Bir manzaranın güzelliği, onun ardındaki gerçekleri görmemize engel olmamalı. Erciyes’in zirvesindeki karı konuşurken o soğuğun şehirdeki karşılığını da düşünebilmeliyiz.

Üstelik doğa, yalnızca güzel manzaralar sunduğunda hatırlanacak bir dekor değil. Yere düşen yapraklar toprağın döngüsünün parçası. Dökülen yaprakların uygun yöntemlerle komposta dönüştürülmesi bile bir zamanlar atık sayılan şeyin yeniden yaşamın parçası olabileceğini gösteriyor.

Bazen çözüm, büyük sözlerden önce küçük ayrıntılarda saklı. Araç çalıştırmadan önce kaput çevresini kontrol etmek, sokak hayvanları için güvenli barınma alanlarına destek olmak, su ve mama kaplarını düzenli kontrol etmek… Soğuk günlerde dışarıda çalışanları, yaşlıları ve yardıma ihtiyaç duyanları unutmamak…

Bir yaprağın dalından ayrılmasına engel olamayız. Erciyes’in zirvesine ne zaman kar düşeceğini belirleyemeyiz. Mevsimlerin kendi düzeni var; bize düşen, bu düzenin içinde nasıl bir yer tuttuğumuzu anlamak.

Sonbahar ilerliyor. Kaldırımlardaki yapraklar çoğalıyor, günler kısalıyor, soğuk kendini daha fazla hissettiriyor. Şehir, kışın gelişine hazırlanırken belki de kendimize şu soruyu sormanın tam zamanı: Bir mevsimi karşılamaya hazır olmak, yalnızca kendimizi korumak mıdır?

Yazarın Diğer Yazıları