Ecem Yaman

Telefonlar yenileniyor ama yaşam tarzı yerinde sayıyor

Ecem Yaman

Yeni bir model çıktığında ilk konuşulan şey fiyatı oluyor. Sonra kamerası, şarj süresi, ekranı. İnsanlar kendi hayatlarına bu kadar detaylı bakmıyor. Hangi alışkanlıklarını değiştirdiğini, neyi bıraktığını, neyi geliştirdiğini pek sorgulamıyor.

Birçok kişi son üç yılda en az bir telefon değiştirdi. Ama aynı kişi üç yıldır aynı şikâyetleri dile getiriyor. İşinden memnun değil, zaman bulamıyor, sürekli yorgun. Telefonu yenileniyor hatta en iyi markayı aldığını düşünüyor ama hayatı yerinde sayıyor.

Gün içinde telefona bakma süresi artıyor. Sabah uyanır uyanmaz ekran açılıyor. Sosyal medya, mesajlar, bildirimler. Gün başlarken bile bir yoğunluk hissi oluşuyor. Gün ilerledikçe bu süre uzuyor. Boşluklar telefona ayrılıyor. Otobüs beklerken, yemek yerken, biriyle otururken. İnsanların çoğu artık beklemiyor, oyalanıyor. Sizde fark etmişsinizdir.

Yeni telefon almak çoğu zaman ihtiyaçtan çok alışkanlıkla ilgili. Eski cihaz hâlâ çalışıyor ama yenisi daha hızlı. Kamera biraz daha iyi. Ekran biraz daha parlak. Bu küçük farklar büyük bir değişim gibi sunuluyor. İnsanlar da buna inanmak istiyor. 

Bugün birçok kişi telefonunun özelliklerini sayabilir. Ama kendi hayatında neyi değiştirdiğini net şekilde anlatamaz. Çünkü o değişim erteleniyor. Daha sonra yapılacak bir şey gibi görülüyor. Ama o daha sonra çoğu zaman gelmiyor.

Telefonlar yenilenmeye devam edecek. Daha pahalı olacak. İnsanlar da almaya devam edecek. Ama aynı insanlar, aynı sorunlarla yaşamayı sürdürecek. Bu döngü kolay kolay kırılmayacak

Yazarın Diğer Yazıları