Az sonra anlatacaklarım birebir yaşanmış bir hikâye. Abartı yok. Sadece gördüğüm ve dinlediğim…
Tramvayda bir kızla karşılaştım. Sohbet ettik. Talas Paraşüt Alanı civarında bir apartta kaldığını söyledi. 6 ay önce taşınmış. 1+0 bir daire. Yani tek odadan ibaret. 6 aylık sözleşme yapmış. Süresi dolmak üzereymiş.
‘Zam yapılacağını biliyordum’ dedi. Ama ardından ekledi; ‘6 ayda 4 bin lira zam yapılır mı?’ yani şu an 14 bin TL öderken 18 bin TL ödemeye başlayacak.
Ben de yapılır dedim. Çünkü Kayseri’de kira fiyatlarının artık bir ölçüsü yok. Belirlenmiş bir standart yok. Denetim yok. Herkes kendi kafasına göre fiyat belirliyor. Kim kimden ne kadar alabiliyorsa o.
Kızın söylediği cümle aklımda kaldı; ‘Ben tek odalı bir daireye nasıl 18 bin TL vereyim?’
Cevabı yok.
Bir başka örnek daha var. Yine Talas’ta, Bahçelievler’de. Ana cadde üzerinde, eşyalı 3+1 bir daire. Fiyatı 18 bin TL. Üstelik bu evi kiraya veren emlakçı değil, ev sahibi. Kendisi koymuş ilanı.
‘Bu evin ederi bu kadar’ dedi. Daha fazlasını istemedi. Çünkü o da biliyor Kayseri’de kiraların bu kadar uçmaması gerektiğini.
Ama aynı ev bir emlakçıya verilseydi ne olurdu? En az 25 bin TL’den ilana çıkardı. ‘Konumu çok iyi’ denirdi. ‘Eşyalar kaliteli’ denirdi. ‘3+1, kaçmaz fırsat’ denirdi. Ve fiyat yukarı çekilirdi.
Sonuç?
Bir tarafta ana cadde üzerinde, eşyalı, geniş bir 3+1 daire: 18 bin TL.
Diğer tarafta üniversiteye uzak, tek odalı bir daire: 18 bin TL.
Aynı şehir. Aynı piyasa.
Şimdi soruyorum: Bu nasıl bir denge? Bu fırsatçılara nasıl izin veriliyor? Bunlar kime güveniyor?
Cevabı sizde.