Bütün şehirlerde bulunan binaların her şeyden önce uymak zorunda olduğu yasal bir düzeni vardır. Ne yazık ki Kayseri’de mülk sahibi olmanın insana sınırsız ve kuralsız bir özgürlük alanı tanıdığını zannedenler olduğunu gördüm. kendi malım değil mi, istediğim gibi işletirim zihniyetiyle hareket edenler adeta Talas’ın göbeğinde kendi hukuk sistemlerini ilan etmiş durumdalar.
Bizzat şahit olduğum bir örneği paylaşıcam. Talas’ın göbeğinde bir bina… Öğrenci yurdu adı altında odalar tek tek kiraya verilmeye başlanıyor. Buraya kadar her şey normalmiş gibi görünüyor. Yurt konseptinden vazgeçiliyor ve aynı mekanlar hiçbir denetim mekanizmasına takılmadan günlük, haftalık ya da aylık kiralama alanlarına dönüştürülüyor. Bu geçişlerin arkasında hangi yasal izinlerin, hangi turizm veya konaklama belgelerinin olduğu tam bir muamma olarak kalıyor.
Gece kimin girip gündüz kimin çıktığı belli olmayan bu yapılar, apartman sakinlerinin huzurunu kaçırmanın ötesinde, doğrudan güvenlik zafiyeti doğuruyor.
İşin ticari boyutu bir kenara meselenin asıl korkutucu kısmı yapı güvenliği noktasında karşımıza çıkıyor. Deprem gerçeğiyle her an yüz yüze olduğumuz bu coğrafyada, duvarları adeta kağıt gibi dayanıksız olan, yalıtımdan ve sağlamlıktan yoksun binalarda akılalmaz tadilatlar yapılıyor. Daha fazla para kazanma hırsı, farklı şeyler yaptırıyor. Binanın projesinde yer alan dubleks daireler, alt ve üst kat olarak ortadan ikiye bölünüyor. Bir daireden tek kira almak yerine, daireyi çoğaltıp iki ayrı kiracıdan daha yüksek gelir elde etmek.
Zaten statik olarak şüpheli durumda olan, taşıyıcı sistemi güven vermeyen bir binanın, bu kontrolsüz duvar örme ve tesisat bölme işlemlerini nasıl kaldırdığını soran ise hiç kimse yok.
Tüm bu fiziki usulsüzlüklerin yanında, sürecin mali ve hukuki boyutu da tam bir merdiven altı... Bu tarz yerlerde kalan vatandaşların en temel hakkı olan ikametgah kaydı yaptırmaları bizzat yönetim tarafından yasaklanıyor.
İkametgah aldırmak isteyenlere aldıramazsınız deniliyor. Öte yandan kiracılar ödeme yapmak istediklerinde ise banka dekontunun açıklama kısmını boş bırakın deniliyor. Vergi takibinden kaçmak için tabikide… Formalite icabı bir sözleşme imzalanıyor ancak bu sözleşmeler hiçbir zaman e-Devlet sistemine ya da resmi mercilere işlenmiyor sadece kiracının gözünü boyamak için bir kağıt parçası olarak çekmecelerde bekletiliyor.
En acısı da ne biliyor musunuz? Bu düzeni kuranlar kanunların ve denetimlerin kendilerine hiçbir zaman ulaşmayacağından o kadar eminler ki sergiledikleri o kibirli rahatlık insanı hayretler içinde bırakıyor. Bugüne kadar hiçbir engelle karşılaşmamış olmanın, yaptıkları usulsüzlüklerin yanlarına kar kalmasının verdiği özgüvenle, kurdukları bu paravan krallıkta iyi para kazanmaya ve insan hayatını riske atmaya devam ediyorlar.
Mevcut yasal çerçeve elvermiş olsaydı vatandaşları bu güvensiz yapılardan ve kayıt dışı ticari faaliyetlerden uzak tutmak adına söz konusu binayı ismiyle deşifre etmeyi bir kamu görevi sayardım. Ancak yetkili mercilerin denetimleri, fütursuzca işletilen bu işi durdurur.