Ecem Yaman

İnsan insanın canavarıdır

Ecem Yaman

Günlük yaşantımızda yaptığımız tercihler ve kararlar bizim kaderimizi belirler. Belirsizlik diye bir şey yoktur. Sen hangi seçeneği seçtiysen onun sonuçlarını yaşarsın. Ama doğduğun ülke, şehir ve dönemin, kaderimizin üstünde göz ardı edilemez etkisi vardır. 

Mesela… 

Notre  Dame katedraline terkedilmiş bebekler bölümüne bırakılan bir bebeği, katedralin başrahibi sahipleniyor, bu bebeğin kaderini az çok tahmin edebiliyorsunuzdur. Benim bahsettiğim bebek 1831 yıllarda yaşamış Quasimodo’dur. Bu karakter Victor Hugo’nun Notre Dame’ın Kamburu romanında geçiyor. Bu romandan bahsedeceğim biraz çünkü inanılmaz başyapıt, hikâyesi de muhteşem…

Üstelik Notre Dame katedrali benim çok beğendiğim ve merak ettiğim bir yapıdır. Fransa’da bulunan bu katedral, Siena Nehri’nin yanında bulunuyor. Fransız gotik mimarisinin de en önemli nadide eseri.

Bu katedralin zangocu, az önce bahsettiğim Quasimodo’dur. Kendisi daha bebekken katedrale terk edilince ve ona sahip çıkan kişi de katedralin başrahibi olunca, normal olarak kendisi de oraya zangoç oldu. 

Ama, Quasimodo hakkında bilmeniz gereken önemli bir şey var. 

Quasimodo aslında yüzüne bakılamayacak kadar çirkin ve kamburdur, hatta o kadar çirkin ki bazıları ondan yaratık, canavar diye bahsediyor. Ama romanda şöyle bir söz var ‘İnsan insanın canavarıdır’

Quasimodo hep yalnızdı sadece babası olarak gördüğü başrahip vardı. Tabi romanda anlatacağım tek karakter Quasimodo değil bir de güzeller güzeli Esmeralda var. Esmeralda ise henüz daha bebekken çingeneler tarafından kaçırılmış, keçisiyle birlikte Paris meydanlarında şarkı söyleyip dans ediyor. Tabi bir taraftan da annesini bulmaya çalışıyor. Ama çingeneler arasında büyüdüğü için toplum da onu çingene olarak kabul ediyor. Tıpkı ‘Sefiller’ romanı gibi her karakterin ayrı hikayesi var. Ama ben bu romanda başrahip Frollo’yu sevemedim.

Esmeralda’ya olan aşkı ona çok kötü şeyler yaptırıyor. İç dünyası çok karışık bir adam. Quasimodo’yu o büyüttü ama başrahibe hiç benzemez. Quasimodo dış görünüşünden dolayı ne kadar dışlansa da içinde kocaman bir sevgi barındırıyor. Roman her ne kadar dış görünüşün bir önemi olmadığını, insanların aslında içindekini göremediğimize atıfta bulunuyor. Ama bu bence sığ bir yorum. 
Esmeralda ise ona hep güzel sözler söyleyen, üniformalı bir askerden etkileniyor. Quasimodo da Esmeralda’ya aşık ama Esmeralda’nın gözü askerden başkasını görmüyor. 

Quasimodo, Esmeralda’ya ne kadar iyilik yapsa da Esmaralda saplantılı bir şekilde askere aşık bence bu roman burada bir trajediye dönüşüyor. Başrahip Frollo Esmeralda ile asker arasındaki ilişkiyi öğrenince askeri bıçaklayıp yaralıyor. Ama suç Esmeralda’ya kalıyor. İdama mahkum ediliyor. Aynı zamanda askerin evli olduğunu öğreniyor. Esmeralda için zor günler bitmiyor. Ama Quasimodo onu hapisten kurtarıp birlikte kaçıyorlar. Esmeralda askerin yakışıklılığına kanıp onu tercih ediyor. Bu tercihi ona çok ciddi zararlar veriyor.

Ortaçağda yaşayan kralı, kilisenin toplumda ne derece etkili olduğunu çok iyi şekilde vurguluyor.

Aslında roman her ne kadar ön yargılarımıza değinse de bana göre asıl verdiği mesaj tercihlerdir. Tabi bunun toplumsal etkileri de göz ardı edilemez. 

Yaşadığımız her trajedi, mutluluk ve pişmanlığın en temel sebebi bizim kararlarımızdır. Her insan seçiminde özgürdür fakat her tercihinde bir bedeli vardır.
 

Yazarın Diğer Yazıları