Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici öyle bir cümle kurdu ki aslında hepimizin içten içe hissettiği o acı gerçeği yüzümüze vurdu. Dünyada nesli en fazla tükenmekte olan ilk beş milletin içindeyiz dedi.
Bugün üniversiteden mezun olan bir gencin önüne çıkan yol bitmek bilmeyen bir yokluğa çıkıyor. Eskiden bir memur ya da standart bir çalışan yıllarca biriktirir ve en azından başını sokacak bir evle ayağını yerden kesecek bir araba alabilirdi. Şu an değil ev almak insanlar kiraya çıkamıyor. Eğer ailenizden size bir ev kalmadıysa veya çok yukarılarda bir tanıdığınız aracılığıyla bambaşka kapılar açılmıyorsa sıfırdan çalışarak bir mülk sahibi olamazsınız. Ha birde babası belediye başkanı olanlar bakanlıkta kolay işe girebiliyor. Onları saymıyorum. Tuzu kuru onların
Standart bir meslekte sabah akşam çalışan bir insanı düşünün. Aldığı maaşın ne kadarıyla birikim yapabilir ki bu fiyatlar karşısında bir umudu olsun? İnsanlar daha kendi başını sokacak, kirasını dert etmeyeceği bir yuva bulamıyorken, nasıl evlensin de çocuk sahibi olmayı düşünsün? Kendi geleceğini kuramayan, yarın ne olacağını bilmeyen bir nesilden aile kurmasını beklemek pek gerçekçi değil.
Bu durum artık sadece bir ekonomi meselesi olmaktan çıktı ve doğrudan toplumsal bir varoluş sorununa dönüştü.